
7578 sayılı Kanun, sosyal hizmetler, çalışma hayatı, sosyal güvenlik, çocuk koruma sistemi, dijital platform yükümlülükleri ve bazı vergi düzenlemeleri bakımından önemli değişiklikler getiren kapsamlı bir kanundur. Kanun, yalnızca belirli bir izin süresinin artırılmasından ibaret olmayıp; çalışan hakları, koruyucu aile sistemi, çocukların korunması, sosyal medya ve oyun platformlarının yükümlülükleri ile Darülaceze’ye ilişkin mali düzenlemeleri birlikte ele alan çok yönlü bir mevzuat değişikliğidir.
Bu nedenle 7578 sayılı Kanun’un değerlendirilmesinde yalnızca “doğum izni kaç hafta oldu?” sorusu değil; işverenlerin yeni yükümlülükleri, çalışanların başvuru hakları, sosyal güvenlik ödemeleri, çocuklarla çalışılan işyerlerinde adli sicil yükümlülükleri ve dijital platformların çocuklara yönelik sorumlulukları da birlikte dikkate alınmalıdır.
7578 Sayılı Kanun Hangi Alanlarda Değişiklik Yapmıştır?
7578 sayılı Kanun, farklı kanunlarda değişiklik yapan torba nitelikli bir düzenlemedir. Kanunla birlikte özellikle şu alanlarda yeni hükümler getirilmiştir:
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında analık izni ve koruyucu aile izni,
- 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kadın işçilerin doğum izni, babalık izni ve koruyucu aile izni,
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında analık hâline bağlı geçici iş göremezlik ödeneği,
- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında koruyucu aile, sosyal ve ekonomik destek, çocuk hizmet modelleri ve istihdam hakkı,
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında çocuklarla ilgili işyerlerinde çalıştırma yasağı,
- 5651 sayılı Kanun kapsamında sosyal ağ sağlayıcılar ve oyun platformlarına ilişkin yükümlülükler,
- Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi mevzuatında Darülaceze’ye yönelik düzenlemeler.
Bu yönüyle 7578 sayılı Kanun, hem bireysel hak arama süreçlerini hem de işverenlerin, kamu kurumlarının, dijital platformların ve sosyal hizmet kuruluşlarının uyum yükümlülüklerini doğrudan ilgilendirmektedir.
Analık İzni 24 Haftaya Çıkarıldı
7578 sayılı Kanun’un en çok dikkat çeken düzenlemelerinden biri analık izni sürelerine ilişkindir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılan değişikliklerle doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılmıştır. Böylece doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam analık izni 24 hafta olarak düzenlenmiştir.
Çoğul gebelik hâlinde doğum öncesi süreye eklenen 2 haftalık ilave süre korunmaktadır. Bu nedenle çoğul gebeliklerde toplam izin süresi, somut duruma göre 26 haftaya kadar çıkabilmektedir. İş Kanunu’nda yapılan değişiklik, yalnızca izin süresini değil; ücretsiz izin ve SGK geçici iş göremezlik ödeneği bakımından da uygulamada sonuç doğurabilecek niteliktedir.
Bu düzenleme özellikle insan kaynakları süreçleri, bordro uygulamaları, SGK bildirimleri ve işçinin işe dönüş planlaması bakımından önem taşır. İşverenin, yeni süreleri dikkate almadan işlem yapması; işçinin izin hakkının ihlali, ücret ve sosyal güvenlik uyuşmazlıkları veya idari süreçlerle karşılaşmasına neden olabilir.
Doğum Öncesi Çalışma Süresinde Yeni Dönem
Kanunla birlikte kadın çalışanın sağlık durumu uygun olduğu ve hekim onayı bulunduğu takdirde doğum öncesinde çalışabileceği süre bakımından da değişiklik yapılmıştır. Önceki düzenlemede doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışma imkânı bulunurken, yeni düzenleme ile bu süre doğuma 2 hafta kalıncaya kadar çalışma şeklinde değiştirilmiştir.
Bu değişiklik teknik gibi görünse de uygulamada önemlidir. Çünkü doğumdan önce çalışılan sürelerin doğum sonrasına aktarılması, çalışanın izin planlamasını doğrudan etkiler. Bu nedenle doğum öncesi çalışma, yalnızca işçinin talebiyle değil; sağlık raporu, hekim onayı, işveren kayıtları ve SGK uygulamaları ile birlikte değerlendirilmelidir.
Babalık İzni 10 Güne Çıkarıldı
7578 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun ek 2. maddesinde yer alan babalık izni süresi 5 günden 10 güne çıkarılmıştır.
Bu izin, işçinin eşinin doğum yapması hâlinde kullanılan ücretli mazeret iznidir. Dolayısıyla işverenin bu süreyi yıllık izinden düşmesi, ücretsiz izin gibi göstermesi veya işçinin devamsızlığı olarak değerlendirmesi hukuken sorun doğurabilir. Babalık izni, kanundan kaynaklanan bir mazeret izni olduğundan, işçinin bu hakkı kullanması iş sözleşmesine aykırılık olarak nitelendirilemez.
Uygulamada işçinin doğum belgesi, hastane kaydı veya benzeri belgelerle işverene başvurması; işverenin de izin kullanımını yazılı şekilde kayıt altına alması uyuşmazlık riskini azaltır.
Koruyucu Ailelere İzin ve Prim Desteği Getirildi
7578 sayılı Kanun, koruyucu aile sistemini güçlendiren hükümler de içermektedir. Kanunla, bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte ya da tek başına koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra talebi üzerine 10 gün ücretsiz izin hakkı tanınmıştır. Memurlar bakımından da çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra 10 gün izin düzenlenmiştir.
Bunun yanında koruyucu aile sözleşmesi devam eden ailelerde, belirli şartlarla eşlerden birinin isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanacak kısmının karşılanması düzenlenmiştir.
Bu hüküm, koruyucu aileliğin yalnızca sosyal sorumluluk yönünü değil, ailelerin sosyal güvenlik bakımından desteklenmesini de hedeflemektedir. Ancak prim desteğinden yararlanma şartları, ödeme belgesinin ibrazı, sigortalılık durumu ve aile yapısı gibi unsurlara bağlı olduğundan her başvuru kendi özelinde incelenmelidir.
Devlet Korumasındaki Çocuklar İçin İstihdam Hakkı
7578 sayılı Kanun, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında hakkında korunma kararı veya 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış kişilerin istihdam hakkına ilişkin hükümleri de yeniden düzenlemiştir. Kanunda, istihdam hakkından yararlanma koşulları; kuruluş bakımı, koruyucu aile hizmet modeli, yaş şartı ve başvuru süresi gibi ölçütlerle belirlenmiştir.
Bu alandaki düzenlemeler, hem hak sahipleri hem de özel sektör işverenleri bakımından önemlidir. İşverenler açısından prim teşviki ve bildirim yükümlülükleri, hak sahipleri açısından ise başvuru süresi ve gerekli belgeler dikkatle takip edilmelidir. Özellikle geçici hükümler kapsamında daha önce hak sahibi olmuş ancak istihdam hakkını kullanmamış kişilerin belirli süre içinde başvuru yapması gerekebilir.
Çocuklarla Çalışılan İşyerlerinde Çalıştırma Yasağı
7578 sayılı Kanun ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen düzenleme, çocukların yoğun olarak bulunduğu alanlarda çalışacak kişilere ilişkin önemli bir güvenlik mekanizması getirmiştir.
Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti ve kasten öldürme gibi suçlardan kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı bulunan kişilerin; çocuk hizmet birimleri, okullar, okul servisleri, okul kantinleri, yurtlar, kreşler, gündüz bakımevleri, çocuk kulüpleri, internet kafeleri, e-oyun yerleri, çocuk spor okulları ve benzeri alanlarda çalıştırılması veya bu işyerlerini işletmesi yasaklanmıştır.
Bu düzenleme, özellikle eğitim kurumları, kreşler, servis işletmeleri, spor okulları, yurtlar ve çocuklara yönelik faaliyet gösteren özel işletmeler için doğrudan uyum yükümlülüğü doğurur. Kanun ayrıca bu işyerlerinde çalışanların, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan resmî belgeyi altı ayda bir işverene ibraz etmesini öngörmektedir.
İşverenlerin bu yükümlülüğü yalnızca işe giriş aşamasında değil, çalışma ilişkisi devam ederken de takip etmesi gerekir. Aykırılık hâlinde idari para cezası, ruhsat iptali ve işyerinin faaliyeti bakımından ağır sonuçlar gündeme gelebilir.
Sosyal Medya Platformları İçin 15 Yaş Altı Düzenlemesi
7578 sayılı Kanun’un dijital alana ilişkin en önemli hükümlerinden biri, sosyal ağ sağlayıcıların çocuklara yönelik yükümlülüklerini artırmasıdır. Kanuna göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak; bu hizmetin sunulmaması için yaş doğrulama dâhil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacaktır. Ayrıca 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunulması için gerekli tedbirlerin alınması gerekecektir.
Bu düzenleme, sosyal medya platformları açısından yalnızca kullanım şartlarının değiştirilmesi anlamına gelmez. Yaş doğrulama, ebeveyn kontrol araçları, reklam güvenliği, çocuklara yönelik içerik ayrıştırması ve erişim kararlarının uygulanması gibi teknik ve hukuki yükümlülüklerin birlikte ele alınması gerekir.
Kanunun 5651 sayılı Kanun’a ilişkin 22. maddesi yayım tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceğinden, bu alandaki uyum süreçlerinin yürürlük tarihinden önce hazırlanması önemlidir.
Oyun Platformlarına Getirilen Yükümlülükler
7578 sayılı Kanun ile 5651 sayılı Kanun’a “oyun”, “oyun dağıtıcı”, “oyun geliştirici” ve “oyun platformu” tanımları eklenmiştir. Oyun platformu, dijital oyunların sergilenmesi, satışı, dağıtımı, indirilmesi veya oynanmasına yönelik teknik altyapı sunan; kullanıcıların oyunlara erişimini, lisans yönetimini veya kullanıcılar arası etkileşimi sağlayan kişi veya kuruluşlar olarak tanımlanmıştır.
Kanunla oyun platformlarına şu temel yükümlülükler getirilmiştir:
- Usulüne uygun derecelendirilmeyen oyunların sunulmaması,
- Derecelendirilmemiş oyunların en yüksek yaş kriterine göre sınıflandırılması veya içerikten çıkarılması,
- Türkiye’den günlük erişimi yüz binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformlarının Türkiye’de temsilci belirlemesi,
- Ebeveyn kontrol araçlarının açık, anlaşılır ve kullanılabilir şekilde sunulması,
- Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin süresi içinde verilmesi,
- Yükümlülüklere aykırılık hâlinde idari para cezası ve bant genişliği daraltılması gibi yaptırımlarla karşılaşılabilmesi.
Bu düzenleme, oyun sektöründe faaliyet gösteren şirketler, uygulama mağazaları, oyun dağıtıcıları ve yurt dışı kaynaklı platformlar bakımından Türkiye’ye özgü uyum programı hazırlanmasını gerekli kılabilir.
Darülaceze’ye Yapılan Bağışlar ve Vergisel Düzenlemeler
7578 sayılı Kanun, Darülaceze’ye yapılan bağışlar ve Darülaceze’nin faaliyet alanı bakımından da düzenlemeler içermektedir. Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle Darülaceze’ye yönelik bazı bağış ve teslimlerin vergi mevzuatı bakımından dikkate alınmasına imkân tanınmıştır.
Ayrıca Darülaceze’nin yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında hizmet verebilmesi, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyeti yürütebilmesi ve aşevi hizmeti verebilmesi düzenlenmiştir.
Bağış yapan gerçek veya tüzel kişilerin bu düzenlemelerden yararlanabilmesi için bağışın türü, belgelendirilmesi, muhasebe kaydı, vergi mevzuatındaki indirim şartları ve bağışın yapıldığı kurumun statüsü birlikte değerlendirilmelidir.
7578 Sayılı Kanun İşverenler Açısından Ne Anlama Geliyor?
7578 sayılı Kanun, işverenler açısından özellikle üç başlıkta dikkat gerektirir: izin yönetimi, sosyal güvenlik bildirimi ve çocuklarla çalışan işyerlerinde uyum yükümlülüğü.
İşverenler, analık izni ve babalık izni sürelerini güncel mevzuata göre uygulamalıdır. Kadın işçinin doğum öncesi ve sonrası izinleri, SGK geçici iş göremezlik ödeneğiyle bağlantılı olduğundan bordro ve bildirim süreçleri eksiksiz yürütülmelidir.
Çocuklarla yoğun temas içeren işyerleri ise çalışanların adli sicil ve arşiv kayıtlarına dayalı resmî belgelerini düzenli şekilde takip etmelidir. Bu yükümlülük, yalnızca kamu kurumları için değil, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları için de önemlidir.
Çalışanlar Açısından Hak Arama Süreci
7578 sayılı Kanun kapsamında çalışanların en çok dikkat etmesi gereken husus, hakların süresinde ve yazılı olarak talep edilmesidir. Analık izni, babalık izni, koruyucu aile izni veya geçici hükümlerden yararlanma gibi konularda işverene yapılacak başvurunun yazılı olması ispat kolaylığı sağlar.
Özellikle geçici madde kapsamında, yürürlük tarihi itibarıyla analık izin süresi dolmuş olmakla birlikte belirli şartları taşıyan personele, süresi içinde talep etmesi hâlinde 8 hafta ilave analık izni verilebileceği düzenlenmiştir. Bu tür geçiş hükümleri hak kaybına açık olduğundan, başvuru süresi ve şartları somut olay özelinde değerlendirilmelidir.
Dijital Platformlar Açısından Uyum Süreci
Sosyal ağ sağlayıcılar ve oyun platformları bakımından 7578 sayılı Kanun, klasik içerik denetimi yükümlülüklerinin ötesine geçen bir düzenleme getirmektedir. Platformların çocuk kullanıcılar için yaş doğrulama, ayrıştırılmış hizmet, ebeveyn kontrolü, reklam güvenliği, temsilci belirleme ve idari kararların uygulanması gibi çok boyutlu bir uyum sistemi kurması gerekecektir.
Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde reklam yasağı, idari para cezası, bant genişliği daraltılması ve erişimle ilgili yaptırımlar gündeme gelebilir. Bu nedenle dijital platformların yalnızca kullanıcı sözleşmelerini değil; teknik altyapılarını, veri işleme süreçlerini, içerik denetim mekanizmalarını ve Türkiye temsilciliği süreçlerini de gözden geçirmesi gerekir.
Uyuşmazlık Riskleri ve Hukuki Değerlendirme
7578 sayılı Kanun’un uygulaması, farklı hukuk alanlarının kesiştiği uyuşmazlıklar doğurabilir. İşçi ile işveren arasında izin süresi, ücretsiz izin, ücret, SGK bildirimi ve işe dönüş süreçleri bakımından uyuşmazlık yaşanabilir. Koruyucu aileler ve hak sahipleri bakımından sosyal hizmet ödemeleri, prim desteği ve istihdam hakkı başvuruları idari işlemlere konu olabilir.
Çocuklarla çalışılan işyerlerinde adli sicil yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, idari yaptırım ve ruhsat iptali riskini doğurabilir. Dijital platformlar açısından ise idari para cezaları, erişim tedbirleri ve temsilci yükümlülükleri nedeniyle idare hukuku, bilişim hukuku ve kişisel verilerin korunması hukuku birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle 7578 sayılı Kanun kapsamındaki her işlem, yalnızca kanun metni üzerinden değil; yürürlük tarihi, geçiş hükümleri, alt düzenlemeler, kurum uygulamaları ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ele alınmalıdır.
Hak Kaybı Yaşanmaması İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
7578 sayılı Kanun’dan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerde en önemli konu, sürecin belgelendirilmesidir. Çalışanlar izin taleplerini yazılı yapmalı, işverenler izin kayıtlarını ve SGK bildirimlerini güncel mevzuata uygun şekilde tutmalıdır. Çocuklarla çalışılan işyerlerinde çalışanların ibraz etmesi gereken belgeler düzenli takip edilmeli, dijital platformlar ise yürürlük tarihinden önce teknik ve hukuki uyum hazırlıklarını tamamlamalıdır.
Kanun kapsamındaki düzenlemeler farklı kişi ve kurumları etkilediğinden, her başvurunun veya uyuşmazlığın aynı şekilde sonuçlanacağı söylenemez. İzin hakkı, prim desteği, idari yaptırım, dijital platform yükümlülüğü veya çocuk koruma tedbirleri bakımından olayın niteliği, tarafların statüsü, süreler ve mevcut belgeler belirleyici olacaktır.
Hukuki Yol Haritası
7578 sayılı Kanun, sosyal devlet ilkesinin çalışma hayatı, çocuk koruma sistemi ve dijital alan üzerindeki yansımalarını güçlendiren kapsamlı bir düzenlemedir. Ancak bu kanundan doğan hakların etkin şekilde kullanılabilmesi ve yükümlülüklerin doğru yerine getirilebilmesi için mevzuatın bütüncül değerlendirilmesi gerekir.
Çalışanlar, işverenler, sosyal hizmetlerden yararlanan kişiler, koruyucu aileler, çocuklarla çalışan kurumlar ve dijital platformlar bakımından yapılacak her işlemde başvuru süresi, belge düzeni, idari süreç ve olası yaptırımlar dikkatle incelenmelidir. Hak kaybı yaşanmaması ve mevzuata aykırı işlem tesis edilmemesi için somut olayın özelliklerine göre hukuki destek alınması önem taşır.



