tr

Borçlar Hukuku

Anasayfa » Hukuk Rehberi » Borçlar Hukuku

Borçlar hukuku, kişiler arasındaki borç ilişkilerini, sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri, haksız fiil sorumluluğunu, alacak taleplerini ve tazminat ilişkilerini düzenleyen temel hukuk alanlarından biridir. Günlük yaşamda yapılan satış, kira, hizmet, eser, vekâlet, kefalet ve benzeri sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar çoğu zaman borçlar hukuku kapsamında değerlendirilir.

Bu kategori altında; sözleşme hazırlanması, sözleşmenin ihlali, alacak davaları, tazminat talepleri, ayıplı mal ve ayıplı hizmet, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve borcun ifası gibi konulara ilişkin bilgilendirici içerikler yer almaktadır. Borçlar hukukunda her uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine, sözleşme hükümlerine, delil durumuna, zamanaşımı sürelerine ve somut olayın özelliklerine göre ayrı değerlendirilmelidir.

Bu bölümdeki yazılar, borç ilişkilerinden doğan temel hakları ve hukuki süreçleri daha anlaşılır hale getirmek amacıyla hazırlanmıştır. Özellikle sözleşme kaynaklı uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşanmaması için sürelerin takip edilmesi, yazılı belgelerin korunması ve taleplerin hukuki dayanaklarıyla birlikte değerlendirilmesi önem taşır.

Sözleşmenin iptali, feshi veya geçersizliğinin tespiti davası; bir sözleşmenin kuruluşunda bulunan hukuki sakatlıklar, taraf iradesini bozan durumlar ya da sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan ihlaller nedeniyle sözleşmenin bağlayıcılığının sona erdirilmesini veya baştan itibaren hüküm doğurmadığının...
Detayları inceleyin
İcra borcunda mal beyanı verilmemesi, borçlunun doğrudan ve kendiliğinden hapse girmesi anlamına gelmez. Ancak ödeme veya icra emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen kanuni sürede mal beyanında bulunulmazsa, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesi tarafından...
Detayları inceleyin
Zamanaşımına uğramış senetle alacak tahsili, her durumda tamamen imkânsız değildir. Ancak senedin zamanaşımına uğraması, alacaklının kambiyo senetlerine özgü hızlı takip imkânlarından yararlanmasını zorlaştırır ve uyuşmazlığı çoğu zaman temel borç ilişkisi, delil başlangıcı, sebepsiz zenginleşme veya...
Detayları inceleyin
İstirdat davası, borçlu olmadığı halde icra takibi nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalan kişinin, ödediği paranın geri alınması için açtığı davadır. Uygulamada en çok; kesinleşen icra takibine itiraz edilmemesi, itirazın kaldırılması, haciz baskısı altında ödeme yapılması,...
Detayları inceleyin
Munzam zarar, para borcunun geç ödenmesi sebebiyle alacaklının uğradığı ve yalnızca temerrüt faiziyle karşılanamayan ek zarardır. Türk Borçlar Kanunu’nun 122. maddesine göre alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa, borçlu kusursuz olduğunu ispat edemedikçe bu...
Detayları inceleyin
Avukata Sor