tr

İcra ve İflas Hukuku

Anasayfa » Hukuk Rehberi » İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas hukuku, alacakların tahsili, borçların takibi, haciz işlemleri, ödeme emirleri, icra itirazları, tahliye süreçleri ve iflas yolları gibi konuları düzenleyen hukuk alanıdır. Bu kategori altında, icra takibi başlatılması, ödeme emrine itiraz, borca itiraz, imzaya itiraz, haciz işlemleri, maaş haczi, banka hesabına haciz, kambiyo senetlerine özgü takip ve ilamlı-ilamsız icra süreçleri hakkında bilgilendirici içerikler yer almaktadır.

İcra dosyalarında süreler, tebligat işlemleri, borcun niteliği, takip türü ve delil durumu büyük önem taşır. Süresi içinde yapılmayan itirazlar, eksik sunulan belgeler veya yanlış takip yolu seçilmesi hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle icra ve iflas hukukuna ilişkin her süreç, somut dosyanın özelliklerine göre dikkatle değerlendirilmelidir.

Bu bölümde yer alan yazılar genel bilgilendirme amacı taşır. Alacaklı veya borçlu sıfatıyla yürütülen icra işlemlerinde, ödeme emri, haciz, satış, itiraz, şikâyet ve tahliye gibi aşamaların hukuki sonuçları dosyanın durumuna göre farklılık gösterebilir.

İcra borcunda mal beyanı verilmemesi, borçlunun doğrudan ve kendiliğinden hapse girmesi anlamına gelmez. Ancak ödeme veya icra emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen kanuni sürede mal beyanında bulunulmazsa, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesi tarafından...
Detayları inceleyin
İcra takibi, alacaklının borçludan olan alacağını devlet gücü aracılığıyla tahsil edebilmesi için icra dairesi nezdinde başlattığı hukuki süreçtir. Bu süreç yalnızca “haciz” işleminden ibaret değildir; takip talebinin hazırlanması, ödeme emrinin tebliği, borca veya yetkiye itiraz,...
Detayları inceleyin
Menfi tespit davası, kişinin gerçekte borçlu olmadığı bir para, senet, çek, fatura, sözleşme, kredi, kira, ticari ilişki veya icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının mahkeme kararıyla tespit edilmesini sağlayan davadır. Bu dava, özellikle haksız icra takibine...
Detayları inceleyin
İstirdat davası, borçlu olmadığı halde icra takibi nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalan kişinin, ödediği paranın geri alınması için açtığı davadır. Uygulamada en çok; kesinleşen icra takibine itiraz edilmemesi, itirazın kaldırılması, haciz baskısı altında ödeme yapılması,...
Detayları inceleyin
Takipsizlik verilen bir icra dosyası, her durumda “tamamen kapanmış” sayılmaz. İcra hukukunda uygulamada “takipsizlik” diye ifade edilen durum çoğu zaman, dosyanın işlemden kaldırılması veya mevcut haczin düşmesi anlamına gelir. Bu nedenle asıl cevap şudur: Evet,...
Detayları inceleyin
İcra memurunun muamelesini şikayet, icra veya iflas dairesinin yaptığı işlemin kanuna aykırı olması, somut olaya uygun düşmemesi, bir hakkın yerine getirilmemesi ya da işlemin sebepsiz biçimde sürüncemede bırakılması hâlinde başvurulan özel bir hukuki denetim yoludur....
Detayları inceleyin
Bir kişinin kanser nedeniyle vefat etmesi, kredi borcunun kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hukuken belirleyici olan; kredinin türü, krediye bağlı hayat sigortası bulunup bulunmadığı, poliçenin kapsamı, hastalığın poliçe tarihinden önce bilinip bilinmediği, beyan formunda hangi...
Detayları inceleyin
Kredi kartı borcunun zamanında ödenmemesi, yalnızca faiz işletilmesiyle sınırlı kalan bir mesele değildir. Gecikmenin süresi uzadıkça banka tarafından yapılan bildirimler, kartın kullanımına ilişkin kısıtlamalar, yasal takip hazırlığı ve nihayet icra süreci gündeme gelebilir. Uygulamada en...
Detayları inceleyin
Banka borcu nedeniyle eve haciz gelip gelmeyeceği, icra hukukunda en çok merak edilen ve en fazla yanlış anlaşılan konular arasında yer alır. Uygulamada pek çok kişi, kredi kartı borcu, tüketici kredisi borcu ya da diğer...
Detayları inceleyin
Avukata Sor