tr

7576 Sayılı Kanun Resmî Gazete’de Yayımlandı: Milli Parklar, Avcılık ve Doğa Koruma Alanında Neler Değişti?

7576 Sayılı Kanun Resmî Gazete’de Yayımlandı: Milli Parklar, Avcılık ve Doğa Koruma Alanında Neler Değişti?

19 Mart 2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7576 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, milli parklar, korunan alanlar, avcılık, çevre denetimi ve kurumsal yetki yapısında dikkat çeken değişiklikleri yürürlüğe soktu. TBMM kayıtlarına göre kanun 11 Mart 2026’da kabul edildi, 18 Mart 2026’da Cumhurbaşkanınca onaylandı ve 19 Mart 2026’da yayımlandı.

Yeni düzenleme; Çevre Kanunu, Milli Parklar Kanunu, Kara Avcılığı Kanunu ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname başta olmak üzere birden fazla metinde değişiklik yaparken, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün yetki alanını genişleten, korunan alanlardaki ihlallere yönelik yaptırımları sertleştiren ve turizm izinlerinden avlanma ücretlerine kadar birçok başlığı yeniden düzenleyen bir çerçeve getiriyor.

Kanun ne zaman yayımlandı, ne zaman yürürlüğe girdi?

Kanunun yayım tarihi 19 Mart 2026. Tarım ve Orman Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü de aynı tarihte yaptığı duyuruda, 7576 sayılı Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlandığını açıkladı. TBMM kanun sayfası ise kabul tarihi olarak 11/03/2026, Resmî Gazete tarihi olarak 19/03/2026 ve sayı olarak 33201 bilgisini veriyor.

Bu çerçevede 7576 sayılı Kanun, yalnızca teknik bir mevzuat güncellemesi değil; korunan alanların yönetiminden idari yaptırımlara, turizm izinlerinden avcılık gelirlerine kadar uzanan geniş bir alanda yeni bir idari ve mali yapı kuran düzenleme olarak öne çıkıyor.

7576 sayılı Kanun neleri değiştiriyor?

Kanunun omurgasında, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün yetki ve işleyişinin güçlendirilmesi bulunuyor. TBMM’de kanunlaşan teklifin özetinde; av ve doğa koruma memuru istihdamı, milli park alanlarının daha etkin korunması, Genel Müdürlüğün gelir kalemlerinin belirlenmesi, döner sermaye yapısının düzenlenmesi, çevre ve biyolojik çeşitliliğe ilişkin denetimlerin netleştirilmesi ile taşra teşkilatında kadro uyumunun amaçlandığı belirtiliyor.

Bu yönüyle düzenleme sadece ziyaretçileri ya da avcıları ilgilendirmiyor; korunan alanlarda faaliyet gösteren yatırımcılar, turizm izin sahipleri, çevre denetim süreçleriyle muhatap gerçek ve tüzel kişiler, saha personeli ve ilgili kamu idareleri açısından da doğrudan sonuç doğuruyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün yetkileri genişletildi

TBMM’nin yayımladığı bilgi notuna göre, Çevre Kanunu’nda yapılan değişiklikle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü; biyolojik çeşitliliğin korunması, ekosistem dengesinin gözetilmesi, sulak alanların doğal yapısının korunması ve nesli tehdit ya da tehlike altındaki türlere ilişkin koruma-denetim süreçlerinde doğrudan yetkili hale getirildi. Bu yetki genişlemesi, koruma ve kullanım esaslarının belirlenmesinde yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumların görüşlerinin alınması yaklaşımıyla birlikte kurgulandı.

Bu değişiklik, uygulamada çevre ve doğa koruma denetimlerinde daha merkezi ve daha doğrudan bir idari modelin öne çıkacağı anlamına geliyor. Özellikle biyolojik çeşitlilik ve sulak alan ihlallerinde, Genel Müdürlüğün rolü önceki döneme kıyasla daha görünür hale geliyor.

Milli parklarda yaptırımlar sertleşti

Kanunun en dikkat çeken başlıklarından biri, milli parklardaki ihlallere ilişkin yaptırımlar oldu. TBMM ve Anadolu Ajansı’nda yer alan bilgilere göre; milli parklarda tabii ve ekolojik dengeyi bozanlar, yaban hayatını tahrip edenler, çevre sorunlarına yol açanlar, plan dışı yapı ve tesis kuranlar, sahaları işgal edenler ve bu alanların doğal niteliğini bozacak müdahalelerde bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası uygulanabilecek.

Kanun metnine ilişkin TBMM kaynaklı arama sonucuna göre, bu kapsamda el konulan yapı ve tesisler için de daha sert bir mekanizma getirildi. Buna göre, inşa halindeki yapılar dahil olmak üzere kanun kapsamında el konulan yapı ve tesisler derhal yıkılabilecek veya ihtiyaç görülmesi halinde Genel Müdürlükçe değerlendirilebilecek.

Milli parklara giriş ücretleri ve idari para cezaları yeniden düzenlendi

Yeni düzenlemeye göre milli parklara gelen ziyaretçilere uygulanacak giriş ücretini artık Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü belirleyecek. Giriş ücretini ödemeden alana girdiği tespit edilen kişilere ise giriş ücretinin 4 katı tutarında idari para cezası verilecek.

Kanun ayrıca tahsil edilen idari para cezalarının dağılımını da belirledi. Buna göre cezaların yüzde 25’i Genel Müdürlüğe, yüzde 75’i genel bütçeye gelir kaydedilecek. Bu düzenleme, yaptırımların aynı zamanda kurumsal gelir yapısıyla ilişkilendirildiğini gösteriyor.

Alan kılavuzu sistemi ve ziyaretçi yönetimi öne çıkıyor

Kanunda yalnızca ceza ve yaptırım başlıkları yok. TBMM açıklamasına göre korunan alanların kaynak değerleri korunarak kullanılabilsin diye, uzun devreli gelişim planlarına uygun ziyaretçi yönetim planlarının etkin biçimde uygulanması hedefleniyor. Bu çerçevede, korunan alan sınırları içinde veya yakın çevresinde yaşayan yöre insanının alan kılavuzu olarak yetiştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak.

Alan kılavuzu adaylarının seçimi, eğitimi, görevlendirilmesi ve çalışma esasları ile av ve doğa koruma memurları, saha bekçileri ve orman muhafaza memurlarının çalışma usulleri de Genel Müdürlük tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Bu yönüyle düzenleme, sahadaki insan kaynağını ve yerel katılımı da yeniden tanımlıyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne yeni gelir ve döner sermaye yapısı

7576 sayılı Kanun’un önemli ayaklarından biri de mali yapı. TBMM’nin yayımladığı bilgilere göre, Milli Parklar Kanunu’na tabi alanlardan elde edilen gelirler, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü döner sermayesine gelir kaydedilecek. Genel Müdürlük ihtiyaç duyduğu yerlerde görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilecek.

Düzenlemeye göre, döner sermayeye tahsis edilen sermaye miktarını 5 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak. İşletmelerin faaliyet alanı, gelirleri, giderleri ve denetimine ilişkin ayrıntılar ise Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Genel Müdürlükçe çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.

Ayrıca Genel Müdürlüğün faaliyetleri, harçlar ile tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan bazı döner sermaye hizmet bedellerinden muaf tutuldu. Bu da kurumun işlem maliyetlerini azaltan ve uygulama kapasitesini artıran bir adım olarak dikkat çekiyor.

Turizm izinleri ve üst hakkı işlemlerinde yetki değişikliği

Kanunla birlikte, Milli Parklar Kanunu kapsamında kalan ve daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve bedelleri tahsil edilen bazı turizm izinleri artık Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne devrediliyor. TBMM açıklamasına göre sözleşme hükümlerinin yürütülmesine ilişkin işlemler 1 Ocak 2026’dan itibaren Genel Müdürlük tarafından yapılacak.

Yine aynı düzenleme kapsamında, daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca üst hakkı tesis edilen taşınmazlara ait sözleşmelerin tarafı da 1 Ocak 2026’dan itibaren, sözleşmeler yenilenmeksizin Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü olacak. Bu madde, özellikle korunan alanlardaki turizm yatırım süreçlerinde idari muhatabın değişmesi anlamına geliyor.

Avcılık tarafında yeni dönem: ücret, katkı payı ve personel

Kara Avcılığı Kanunu’nda da dikkat çeken değişiklikler yapıldı. TBMM açıklamasına göre kanundaki bazı tanımlarda yer alan “Çevre ve Orman Bakanlığı” ibareleri “Tarım ve Orman Bakanlığı” ve bazı bentlerde “Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü” şeklinde güncellendi. “Av koruma memurları” ifadesi de “av ve doğa koruma memuru” olarak değiştirildi.

Kanun, saha bekçiliğinde sözleşmeli personel çalıştırılabilmesine de imkan tanıyor. Bu değişiklik, sahadaki koruma ve denetim kapasitesini artırmaya dönük pratik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bunun yanında, av ve yaban hayatı yönetimi ile avlanma planlarına göre yapılacak avlanmalar için av hayvanlarının türü, ağırlığı ve trofelerine göre alınacak avlama ve avlanma izin ücretleri artık Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce tespit edilecek. Ateşli ve ateşsiz av tüfekleri ile mermi, fişek, barut, saçma, çekirdek, kapsül ve kovanların alışı üzerinden hesaplanan yüzde 2 katılım payı da perakendeci tarafından Genel Müdürlük Döner Sermayeli İşletmesine bildirilecek ve ödenecek.

375 sayılı KHK tarafında ne öne çıkıyor?

Kanun başlığında yer alan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname bölümü, düzenlemenin yalnızca çevre ve milli parklar mevzuatıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. TBMM’de kanunlaşan teklifin özetinde, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü taşra teşkilatındaki bölge müdürü kadrolarına ve bu yöneticilerin mali-özlük haklarının bağlı kuruluşlardaki emsalleriyle uyumuna dönük değişikliklerin amaçlandığı belirtildi.

Bu başlık, 7576 sayılı Kanun’un sadece saha uygulamasını değil, aynı zamanda kurumsal yapı ve personel rejimini de etkileyen bir düzenleme olduğunu gösteriyor. Ancak 375 sayılı KHK tarafındaki teknik ayrıntılar, uygulamada daha çok idari teşkilat ve kadro yapılanması bakımından önem taşıyacak görünüyor.

Bu kanun kimleri etkileyecek?

Yeni düzenleme; milli park ve korunan alan ziyaretçilerini, bu alanlarda faaliyet gösteren turizm yatırımcılarını, izin ve sözleşme sahiplerini, avcıları, av malzemesi satıcılarını, saha personelini ve çevre denetimiyle muhatap gerçek ya da tüzel kişileri doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü kanun bir yandan ziyaretçi ve kullanım rejimini yeniden kurarken, diğer yandan gelir toplama, yaptırım uygulama, sözleşme yürütme ve personel görevlendirme süreçlerini de yeniden tanımlıyor.

Özellikle korunan alanlarda turizm yatırımı planlayanlar açısından idari muhatabın değişmesi; ziyaretçiler açısından giriş ücretleri ve ceza rejiminin netleşmesi; avcılar ve ilgili perakendeciler açısından da ücret ve katkı payı sisteminin yeni kurallara bağlanması öne çıkan sonuçlar arasında yer alıyor.

Genel Hukuki Değerlendirme

7576 sayılı Kanun, milli parklar ve korunan alanlar mevzuatında yalnızca parça parça değişiklik yapan bir metin değil; yetki, denetim, gelir, yaptırım, turizm izinleri ve avcılık rejimini birlikte yeniden şekillendiren kapsamlı bir düzenleme niteliği taşıyor. Kanunun merkezinde ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün daha güçlü, daha doğrudan ve daha geniş yetkili bir idari aktör haline getirilmesi bulunuyor.

Önümüzdeki dönemde asıl tartışma başlıkları; bu düzenlemelerin sahada nasıl uygulanacağı, korunan alanlarda yatırım ve kullanım dengesinin nasıl kurulacağı, yaptırım mekanizmasının ne ölçüde etkin işleyeceği ve ikincil mevzuatın hangi takvimle çıkarılacağı olacak.

Sık Sorulan Sorular

7576 sayılı Kanun ne zaman yayımlandı?

7576 sayılı Kanun, 19 Mart 2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Kanun hangi mevzuatlarda değişiklik yaptı?

Kanun; Çevre Kanunu, Milli Parklar Kanunu, Kara Avcılığı Kanunu ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname dahil olmak üzere birden fazla düzenlemede değişiklik yaptı.

Milli parklarda giriş ücretini artık kim belirleyecek?

Yeni düzenlemeye göre milli parklara giriş ücretini Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü belirleyecek.

Giriş ücretini ödemeden girenlere ne ceza var?

Giriş ücretini ödemeden giriş yaptığı tespit edilenlere, giriş ücretinin 4 katı tutarında idari para cezası uygulanacak.

Avcılıkta ne değişti?

Avlama ve avlanma izin ücretlerinin belirlenmesinde Genel Müdürlüğün rolü güçlendirildi; ayrıca av tüfeği ve mühimmat satışları üzerinden yüzde 2 katılım payı alınmasına ilişkin düzenleme getirildi.

Av. Erdem Varol
Hukuki konuları mevzuat, yargı kararları ve uygulama çerçevesinde ele alan bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.
Avukata Sor