
5464 sayılı Kanun, tam adıyla Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunudur. Bu Kanun, banka kartları ve kredi kartlarının çıkarılması, kullanılması, takas ve mahsup işlemleri ile kartlı ödeme sisteminde yer alan tarafların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla kabul edilmiştir. Kanun, 23 Şubat 2006 tarihinde kabul edilmiş, 1 Mart 2006 tarihli ve 26095 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun temel amacı, kartlı ödemeler sisteminin güvenli, şeffaf ve etkin şekilde işlemesini sağlamaktır.
Uygulamada bu Kanun; kredi kartı aidatı, kart limiti, asgari ödeme, faiz ve gecikme faizi, sözleşme şartları, kayıp-çalıntı kart, kart bilgilerinin kötüye kullanılması, üye işyeri ilişkileri ve kart çıkaran kuruluşların yükümlülükleri gibi çok sayıda başlıkta doğrudan önem taşır. Bu nedenle 5464 sayılı Kanun, hem tüketiciler hem bankalar hem de kartlı ödeme sisteminde faaliyet gösteren kuruluşlar bakımından temel başvuru kaynaklarından biridir.
5464 Sayılı Kanunun Tam Adı ve Amacı
5464 sayılı Kanunun resmi adı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunudur. Kanunun amaç maddesine göre düzenleme; banka kartları ve kredi kartlarının çıkarılmasına, kullanımına, takas ve mahsup işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirleyerek kartlı ödeme sisteminin etkin çalışmasını sağlamayı hedefler. Bu yönüyle Kanun yalnızca kart hamili ile banka arasındaki ilişkiyi değil, sistemin tamamını kapsayan yapısal bir çerçeve sunar.
Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte kartlı sistemde dağınık halde bulunan düzenlemeler daha bütüncül bir yapıya kavuşmuştur. Özellikle kart çıkaran kuruluşların sorumluluğu, kart hamillerinin korunması, sözleşme standardı ve denetim mekanizmaları netleştirilmiştir. Bu nedenle 5464 sayılı Kanun, Türkiye’de kartlı ödeme hukukunun ana omurgası olarak değerlendirilir.
5464 Sayılı Kanun Neleri Düzenler?
Kanun oldukça geniş bir alanı kapsar. Temel olarak şu konuları düzenler:
Kartlı ödeme sistemindeki taraflar
Kanun; kartlı sistem kuran kuruluşlar, kart çıkaran kuruluşlar, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar, üye işyerleri, kart hamilleri ve ilgili diğer taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi düzenler. Böylece yalnızca kart kullanıcısına değil, sistemin bütün aktörlerine yönelik bir hukukî çerçeve oluşturur.
Kart çıkarılması ve kart kullanım esasları
Banka ve kredi kartlarının hangi koşullarda çıkarılacağı, kartların hangi usulle teslim edileceği, sözleşme ilişkisi, kartın kullanımı ve kart bilgilerinin korunması gibi başlıklar Kanun kapsamında yer alır.
Faiz, ücret, komisyon ve bilgilendirme
Kanun, kart çıkaran kuruluşların uyguladıkları faiz, gecikme faizi, yıllık ücret ve komisyonlar bakımından bilgilendirme yükümlülüğü öngörür. Ayrıca azami faiz oranlarının belirlenmesi konusunda güncel sistem TCMB düzenlemeleriyle şekillenir. Mart 2026 itibarıyla TCMB’nin yayımladığı tabloda kredi kartı işlemleri için farklı borç ve işlem türlerine göre aylık azami akdi ve gecikme faiz oranları yer almaktadır.
Kayıp, çalıntı ve hukuka aykırı kullanım
Kartın veya kart bilgilerinin kaybolması ya da çalınması halinde kart hamilinin sorumluluğu, bildirim süreleri ve hukuka aykırı kullanımdan doğan risk paylaşımı Kanunda özel olarak düzenlenmiştir.
İdari ve cezai yaptırımlar
Kanun yalnızca özel hukuk ilişkisini düzenlemez; bazı fiiller bakımından idarî yaptırımlar ve cezaî sonuçlar da öngörür. Kartın kötüye kullanılması, sistem güvenliğinin ihlali ve yetkisiz işlemler bakımından bu alan özellikle önemlidir.
5464 Sayılı Kanunun Kapsamı
Kanunun kapsam maddesine göre düzenleme; kartlı sistem kuran, kart çıkaran, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşları, üye işyerlerini ve kart hamillerini kapsar. Bu kapsam, sadece bankalarla sınırlı değildir. Kartlı ödeme sisteminde faaliyet izni bulunan diğer kuruluşlar da belirli şartlarla bu rejime tabi olabilir. BDDK da 5464 sayılı Kanun kapsamındaki faaliyet izinlerine ve ilgili ikincil düzenlemelere ayrı bir mevzuat başlığı altında yer vermektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, 5464 sayılı Kanunun sadece “kredi kartı borcu” ekseninde bir borç tahsil kanunu olmadığıdır. Kanun; sözleşme kurulmasından kart kullanımına, üye işyeri ilişkilerinden denetime kadar uzanan daha geniş bir sistem hukukunu ifade eder. Bu nedenle uygulamada tüketici hukuku, bankacılık hukuku, borçlar hukuku ve kimi durumlarda ceza hukuku ile birlikte değerlendirilir.
5464 Sayılı Kanunda Taraflar Kimlerdir?
Kartlı sistemde birden fazla taraf yer alır ve Kanun bunların hak ve yükümlülüklerini ayrı ayrı ele alır.
Kart çıkaran kuruluş
Kart çıkaran kuruluş, banka kartı veya kredi kartını çıkaran ve kart hamiliyle sözleşme kuran taraftır. Bu kuruluşun bilgilendirme, sözleşme hazırlama, hesap özeti gönderme, faiz ve ücretleri mevzuata uygun uygulama, güvenlik tedbirlerini alma gibi yükümlülükleri vardır.
Kart hamili
Kart hamili, adına kart düzenlenen gerçek veya tüzel kişidir. Kartın ve şifrenin korunması, kayıp ya da çalıntı halinde gecikmeksizin bildirim yapılması, sözleşme hükümlerine uygun kullanım ve borcun zamanında ödenmesi temel yükümlülükler arasındadır.
Üye işyeri
Üye işyeri, kartla ödeme kabul eden işyeridir. Bu işyerlerinin de kart kabulü, provizyon, belge düzeni ve güvenli işlem süreçleri bakımından kurallara uygun hareket etmesi gerekir. Uygulamada çalıntı veya bildirimi yapılmış kartla işlem yapılması halinde üye işyerinin sorumluluğu da tartışma konusu olabilir.
Kartlı sistem kuran kuruluş ve diğer aktörler
Ödeme sisteminin teknik ve organizasyon altyapısını kuran kuruluşlar ile üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar da Kanun kapsamındadır. Bu yapı, kartlı ödeme sisteminin sadece bireysel tüketici ilişkisine indirgenemeyeceğini gösterir.
Kredi Kartı Sözleşmeleri Açısından 5464 Sayılı Kanun
5464 sayılı Kanun bakımından en önemli başlıklardan biri kredi kartı sözleşmeleridir. Kanunda kart çıkaran kuruluşlarla kart hamilleri arasındaki ilişkinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla kurulması, sözleşme içeriğinin açık olması ve tüketicinin yeterince bilgilendirilmesi esası benimsenmiştir. TBB’de yer alan kanun metni özetinde, sözleşmelerin en az on iki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenmesine ilişkin standart vurgulanmaktadır.
Bu yaklaşımın temel amacı, kart sözleşmelerindeki teknik ve karmaşık hükümlerin tüketici aleyhine belirsizlik yaratmasını önlemektir. Özellikle faiz, ücret, komisyon, temerrüt, asgari ödeme ve limit artışları gibi başlıkların açık ve anlaşılır şekilde gösterilmesi gerekir. Böylece kart hamilinin yalnızca kartı kullanırken değil, sözleşme kurulurken de korunması hedeflenir.
Kredi Kartı Limiti Nasıl Belirlenir?
5464 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemeler bakımından kredi kartı limitinin keyfi biçimde belirlenmesi mümkün değildir. Kanunda yer alan temel kurala göre, bir gerçek kişiye tanınacak toplam kredi kartı limiti, ilk yıl için aylık ortalama net gelirinin iki katını, ikinci yıl için ise dört katını aşamaz. Bu hüküm, kişinin birden fazla bankadaki toplam kart limitini dikkate alan koruyucu bir sınırdır.
Uygulamada limit belirleme ve artırım süreçleri yalnızca Kanun metniyle değil, yönetmelik ve BDDK kararlarıyla da somutlaştırılır. Nitekim BDDK’nın 2024 ve 2026 tarihli bazı kararları, asgari ödeme ve yüksek limitli kartlar bakımından ilave çerçeveler getirmiştir. Bu nedenle limit meselesi yalnızca kart sahibinin talebine değil, gelir teyidine, risk değerlendirmesine ve güncel düzenleyici kararlara göre ele alınır.
Asgari Ödeme Tutarı ve Borcun Ödenmemesi
Asgari ödeme tutarı, kredi kartı hukukunda en çok merak edilen konulardan biridir. Mevzuat çerçevesinde, dönem borcunun belirli bir oranından daha düşük asgari ödeme belirlenemez. Ayrıca asgari ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, kartın nakit kullanımına veya mal ve hizmet alımına kapatılması gibi sonuçlar doğurabilir. BDDK ve resmi açıklamalarda, bir takvim yılı içinde asgari tutarın toplam üç kez ödenmemesi halinde kartın nakit kullanımına kapatılabildiği; üst üste üç kez ödenmemesi halinde ise hem nakit kullanımına hem mal ve hizmet alımına kapatılabildiği belirtilmiştir.
Burada önemli olan husus, asgari ödemenin “borcu sona erdirmediği”, yalnızca temerrüt ve kısıtlama sonuçlarını belirli ölçüde etkilediğidir. Kart borcunun tamamı ödenmedikçe faiz yükü devam eder ve limit artırımı da kural olarak mümkün olmaz. Bu nedenle asgari ödeme kavramı, tüketici tarafından çoğu zaman yanlış anlaşılan ama hukuki sonuçları son derece önemli olan bir kurumdur.
Faiz, Gecikme Faizi ve Ücretler
5464 sayılı Kanun, kredi kartlarına uygulanacak faiz, gecikme faizi, yıllık ücret ve komisyonlar bakımından bir bilgilendirme ve denetim rejimi öngörür. Kanuna göre kart çıkaran kuruluşlar, bu oranları ve istenen diğer bilgileri kamuoyuna duyurulmak üzere Kuruma iletmekle yükümlüdür. Bu alan, günümüzde TCMB tebliğleri ve ilan edilen azami oranlarla birlikte işler.
TCMB’nin Mart 2026 tablosuna göre kredi kartı işlemlerinde azami akdi ve gecikme faiz oranları; dönem borcu tutarı ve işlemin niteliğine göre farklılaşmaktadır. Başka bir deyişle, her kart için tek bir sabit faiz oranı yoktur; alışveriş işlemleri, nakit çekim ve gecikme hâli ayrı değerlendirilir. Bu nedenle somut bir uyuşmazlıkta, hem sözleşme metni hem işlem tarihi hem de o tarihte yürürlükte bulunan TCMB oranları birlikte incelenmelidir.
Kayıp veya Çalıntı Kart Halinde Sorumluluk
5464 sayılı Kanunun en çok bilinen koruyucu hükümlerinden biri, kayıp veya çalıntı kart halinde kart hamilinin sorumluluğunu sınırlayan düzenlemedir. Kanundaki hükme göre, kartın veya kart bilgilerinin kaybolması ya da çalınması halinde kart hamili; bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan 150 Türk lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Ancak ağır ihmal, kast veya bildirimin yapılmaması halinde bu sınır uygulanmaz.
Bu düzenleme uygulamada çok önemlidir. Çünkü birçok uyuşmazlıkta belirleyici soru, kart hamilinin bankaya zamanında bildirim yapıp yapmadığı ve şifre-kart güvenliği konusunda ağır ihmal bulunup bulunmadığıdır. Kartın kaybolduğunu fark eden kişinin gecikmeden bankaya bildirimde bulunması, hukuki korumanın devreye girmesi açısından kritik önemdedir.
5464 Sayılı Kanun Tüketiciyi Nasıl Korur?
Kanun, tüketiciyi birkaç farklı eksende korur.
Şeffaf sözleşme zorunluluğu
Sözleşme şartlarının okunabilir ve anlaşılır şekilde düzenlenmesi, tüketici aleyhine sürpriz şartların azaltılmasına hizmet eder.
Limit ve gelir dengesi
Gelire göre toplam kart limiti sınırı getirilmesi, aşırı borçlanma riskini azaltmaya yöneliktir.
Yetkisiz kullanımda sınırlı sorumluluk
Kayıp ve çalıntı hallerinde kart hamilinin sorumluluğunun belirli şartlarda sınırlandırılması, finansal güvenlik bakımından önemli bir tüketici güvencesidir.
Ücret ve faizlerde bilgi alma hakkı
Faiz, gecikme faizi ve komisyonların duyurulması; kart hamilinin mali yükünü önceden öngörebilmesi bakımından önemlidir.
5464 Sayılı Kanun ile İlgili Sık Karşılaşılan Uyuşmazlıklar
Uygulamada 5464 sayılı Kanun çerçevesinde en sık rastlanan uyuşmazlıklar şunlardır:
Haksız kart kullanımı ve sahte işlem itirazları
Kart hamilinin yapmadığını iddia ettiği harcamalar, internet üzerinden yetkisiz işlemler ve çalıntı kart kullanımı bu başlık altındadır. Özellikle bankaya bildirim zamanı ve güvenlik açığı tartışmaları ön plana çıkar.
Aidat, ücret ve komisyon ihtilafları
Kart ücretlerinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığı, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği sıkça değerlendirilir.
Limit artışı ve borçlandırma sorunları
Müşterinin açık talebi veya onayı olmadan limit artırımı yapıldığı iddiaları yahut gelire aykırı yüksek limit tanımlanması gibi ihtilaflar görülebilir.
Temerrüt, takip ve borç yapılandırma süreçleri
Asgari ödeme yapılmaması, kartın kullanıma kapanması, faiz işletilmesi ve daha sonra takibe konu edilmesi de 5464 rejimi ile bağlantılıdır.
5464 Sayılı Kanun ile Yönetmelik ve Diğer Düzenlemeler Arasındaki İlişki
5464 sayılı Kanun tek başına uygulanmaz; ona bağlı olarak çıkarılan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik, BDDK kurul kararları ve TCMB faiz düzenlemeleri de sistemin önemli parçalarıdır. Yönetmelik, Kanundaki genel hükümleri daha ayrıntılı hale getirir; BDDK ve TCMB ise özellikle limit, asgari ödeme, taksit, ücret ve faiz başlıklarında güncel uygulama çerçevesini belirler.
Bu nedenle “5464 sayılı Kanun nedir?” sorusuna verilecek doğru cevap, yalnızca kanun maddelerini sıralamak değildir. Gerçek uygulama, Kanun + Yönetmelik + düzenleyici kurum kararları birlikte okunarak anlaşılır. Özellikle kredi kartı faiz oranları ve bazı operasyonel sınırlamalar zaman içinde değişebildiğinden, güncel mevzuat takibi zorunludur.
5464 Sayılı Kanun Neden Hâlâ Çok Önemlidir?
Kartlı ödeme sistemleri, günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. E-ticaret, temassız ödeme, sanal kart, mobil ödeme ve taksitli alışveriş gibi uygulamaların yaygınlaşması, kart hukukunu daha görünür hale getirmiştir. 5464 sayılı Kanun, bu alanın temel hukukî iskeletini oluşturmaya devam etmektedir.
Özellikle şu sebeplerle güncelliğini korur:
- Kart kullanıcılarının borç, faiz ve limit ilişkisini doğrudan etkiler.
- Kayıp, çalıntı ve dolandırıcılık olaylarında sorumluluk dağılımını belirler.
- Bankaların ve kart çıkaran kuruluşların sözleşme ve bilgilendirme yükümlülüklerini sınırlar.
- Tüketici uyuşmazlıklarında yargısal ve idari değerlendirmelerin temel dayanaklarından biridir.
Sık Sorulan Sorular
1) 5464 sayılı Kanun nedir?
5464 sayılı Kanun, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunudur. Bu Kanun; banka kartı ve kredi kartlarının çıkarılması, kullanılması, tarafların hak ve yükümlülükleri ile kartlı ödeme sisteminin işleyişini düzenler.
2) 5464 sayılı Kanun neyi düzenler?
5464 sayılı Kanun; kart çıkarılması, kredi kartı sözleşmeleri, kart limiti, asgari ödeme tutarı, faiz uygulamaları, kayıp veya çalıntı kart kullanımı ve kart hamili ile banka arasındaki hukuki ilişkiyi düzenler.
3) 5464 sayılı Kanun sadece kredi kartlarını mı kapsar?
Hayır. 5464 sayılı Kanun sadece kredi kartlarını değil, banka kartlarını da kapsar. Ayrıca kart çıkaran kuruluşlar, üye işyerleri ve kartlı ödeme sisteminde yer alan diğer taraflar da bu Kanun kapsamındadır.
4) Kredi kartı limiti 5464 sayılı Kanuna göre nasıl belirlenir?
Kredi kartı limiti belirlenirken kişinin geliri, mevcut borç durumu ve yasal sınırlar dikkate alınır. 5464 sayılı Kanun, özellikle gerçek kişiler bakımından toplam kart limiti konusunda gelir esaslı bir sistem öngörür.
5) Asgari ödeme yapılması yeterli midir?
Hayır. Asgari ödeme yapılması, kredi kartı borcunun tamamen kapandığı anlamına gelmez. Sadece o dönem için asgari yükümlülüğün yerine getirildiğini gösterir. Kalan borç için faiz işlemeye devam edebilir.
6) Kayıp veya çalıntı kartla yapılan harcamalardan kim sorumludur?
Kayıp veya çalıntı kartla yapılan işlemlerde sorumluluk; bankaya bildirim zamanı, kart sahibinin kusuru ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Bu nedenle erken bildirim, hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.
7) Banka kredi kartı sözleşmesine istediği şartı koyabilir mi?
Hayır. Bankalar, kredi kartı sözleşmelerini mevzuata uygun şekilde hazırlamak zorundadır. Sözleşme hükümlerinin açık, anlaşılır ve hukuka uygun olması gerekir. Haksız şartlar ayrıca hukuki incelemeye konu olabilir.
8) 5464 sayılı Kanun kapsamında hangi uyuşmazlıklar ortaya çıkar?
Bu Kanun kapsamında en sık; yetkisiz harcama, kart aidatı, faiz uygulaması, limit artışı, borç takibi, asgari ödeme ve kartın kaybolması ya da çalınması nedeniyle doğan uyuşmazlıklar gündeme gelir.
5464 Sayılı Kanunun Uygulamadaki Önemi
5464 sayılı Kanun, banka kartı ve kredi kartı kullanımının günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiği günümüzde, kartlı ödeme sisteminin temel hukukî dayanaklarından biri olmayı sürdürmektedir. Kanun; kart çıkarılması, kullanım şartları, sözleşme düzeni, kart limiti, faiz uygulamaları, asgari ödeme yükümlülüğü, kayıp veya çalıntı kart halinde sorumluluk ve tarafların yükümlülükleri gibi birçok konuda doğrudan belirleyici rol üstlenir.
Uygulamada kredi kartı borçları, yetkisiz harcama itirazları, kart aidatı uyuşmazlıkları, limit artışları, gecikme faizi ve bankaların bilgilendirme yükümlülükleri gibi pek çok ihtilaf, 5464 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Bu yönüyle Kanun, yalnızca bankacılık sistemini düzenleyen teknik bir metin değil; aynı zamanda kart hamillerinin korunmasını amaçlayan önemli bir tüketici ve finans hukuku düzenlemesidir.
Özellikle somut uyuşmazlıklarda yalnızca Kanun metninin değil, ilgili yönetmeliklerin, güncel düzenleyici kurum kararlarının ve yargı içtihatlarının birlikte incelenmesi gerekir. Bu nedenle 5464 sayılı Kanun, hem kart kullanıcıları hem bankalar hem de uygulayıcılar açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken temel mevzuatlar arasında yer alır.



