
Tehdit suçu, bir kimsenin kendisine veya yakınına yönelik haksız bir saldırı ya da kötülük bildirimiyle korkutulması ve irade özgürlüğünün baskı altına alınmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen bu suç, yalnızca “korkutucu söz” olarak değil; mağdurun iç huzurunu, güven duygusunu ve serbestçe karar verme özgürlüğünü koruyan bağımsız bir suç tipi olarak kabul edilir. Bu nedenle tehdit suçu değerlendirilirken sadece kullanılan sözlere değil, olayın zamanı, tarafların ilişkisi, tehdidin iletilme şekli, deliller ve somut olayın bütününe bakılır.
Tehdit Suçu Nedir?
Tehdit suçu, failin mağdura gelecekte gerçekleşebilecek haksız bir zarar veya kötülük bildirmesiyle oluşur. Bu zarar; mağdurun hayatına, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına, malvarlığına veya sair bir kötülüğe yönelik olabilir.
Kanun gerekçesinde tehdit suçuyla korunan asıl değerin kişinin huzur ve sükûnu ile karar verme ve hareket etme hürriyeti olduğu belirtilmiştir. Tehdidin suç sayılabilmesi için mağdurun gerçekten korkuya kapılmış olması şart değildir; söz veya davranışın objektif olarak korku ve endişe doğurmaya elverişli olması yeterlidir.
Tehdit Suçunun Güncel Kanuni Dayanağı
Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Güncel düzenlemeye göre:
Hayata, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditte ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratma veya sair kötülük tehdidinde ise mağdurun şikâyeti üzerine 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Nitelikli tehdit hâllerinde ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır.
Bu düzenleme bakımından özellikle iki güncel değişiklik önemlidir. 7406 sayılı Kanun ile tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınırın 9 aydan az olamayacağı hükmü eklenmiştir. 7550 sayılı Kanun ise 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve TCK 106 bakımından malvarlığı/sair kötülük tehdidinde alt sınır ile nitelikli tehdit cezasının üst sınırı yönünden güncel ceza sistematiğini etkilemiştir.
Tehdit Suçunun Cezası
| Tehdit Türü | Hukuki Dayanak | Ceza | Şikâyet Durumu |
|---|---|---|---|
| Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit | TCK 106/1 | 6 ay – 2 yıl hapis | Şikâyete bağlı değildir |
| Kadına karşı tehdit | TCK 106/1 | Alt sınır 9 aydan az olamaz | Somut tehdidin niteliğine göre değerlendirilir |
| Malvarlığına büyük zarar verme tehdidi | TCK 106/1 | 2 ay – 6 ay hapis veya adli para cezası | Şikâyete bağlıdır |
| Sair kötülük tehdidi | TCK 106/1 | 2 ay – 6 ay hapis veya adli para cezası | Şikâyete bağlıdır |
| Silahla, birden fazla kişiyle, imzasız mektupla veya örgüt gücünden yararlanarak tehdit | TCK 106/2 | 2 yıl – 7 yıl hapis | Şikâyete bağlı değildir |
| Tehdit amacıyla yaralama, öldürme veya mala zarar verme | TCK 106/3 | Ayrıca ilgili suçtan da ceza verilir | Somut suça göre değerlendirilir |
Tehdit Suçunun Unsurları
Tehdit suçunun oluşması için öncelikle mağdura yöneltilmiş haksız bir kötülük bildirimi bulunmalıdır. Bu bildirim açık şekilde yapılabileceği gibi, olayın gelişimi içinde örtülü biçimde de ortaya çıkabilir. “Seni öldürürüm”, “seni yaralarım”, “ailene zarar veririm” gibi ifadeler çoğu zaman doğrudan tehdit kapsamında değerlendirilirken; “görürsün”, “hesabını soracağım”, “sana gününü göstereceğim” gibi ifadeler ancak olayın bağlamı içinde incelenerek suç oluşturup oluşturmadığına karar verilir.
Tehdidin geleceğe yönelik olması gerekir. Gerçekleşmiş bir olayın anlatılması tehdit değil, somut olaya göre hakaret, iftira, şantaj veya başka bir suç tipinin konusu olabilir. Ayrıca bildirilen kötülüğün failin iradesine bağlıymış gibi gösterilmesi gerekir. Failin bizzat gerçekleştireceğini söylemesi şart değildir; üçüncü kişiler aracılığıyla zarar verileceğini bildirmesi de tehdit suçunu oluşturabilir.
Yargıtay uygulamasında tehdit suçunun oluşması için mağdurun fiilen korkup korkmadığı ayrıca araştırılmaz. Önemli olan, söz veya davranışın objektif olarak korku yaratmaya elverişli, ciddi ve yeterli nitelikte olmasıdır.
Hangi Sözler Tehdit Suçunu Oluşturur?
Tehdit suçunda her sert, kaba veya öfkeli söz cezalandırılmaz. Ceza hukuku bakımından önemli olan, sözün mağdura yönelik haksız bir zarar bildirimi taşımasıdır. Bu nedenle “seni mahkemeye vereceğim”, “şikâyet edeceğim”, “hakkımı yasal yollardan arayacağım” gibi ifadeler kural olarak tehdit değil, hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilir.
Buna karşılık mağdurun can güvenliğine, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına, ailesine, işine, malvarlığına veya huzuruna yönelik haksız ve ciddi kötülük bildiren ifadeler tehdit suçunun konusunu oluşturabilir. Özellikle taraflar arasında daha önce şiddet, takip, husumet, boşanma süreci, alacak tartışması veya iş ilişkisi varsa sözlerin anlamı somut olayla birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 17.05.2023 tarihli, 2021/9780 E., 2023/18531 K. sayılı kararında; “şikâyet hakkını kullanacağını bildirme” niteliğindeki sözlerin tehdit suçunu oluşturmayacağı, tehdit kabul edilen sözlerin olayın bağlamı içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Silahla Tehdit Suçu
Tehdidin silahla işlenmesi, TCK 106/2 kapsamında nitelikli hâldir. Silah kavramı yalnızca tabanca veya tüfekle sınırlı değildir. Bıçak, sopa, demir çubuk, taş, tornavida, kırık şişe gibi saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli araçlar da somut olayda silah sayılabilir.
Silahla tehdit suçunda failin mutlaka ateş etmesi veya mağdura fiziksel temas kurması gerekmez. Silahın mağdur tarafından görülecek, hissedilecek veya tehdidin ciddiyetini artıracak şekilde kullanılması yeterli olabilir. Ancak failin üzerinde silah bulunması tek başına yeterli değildir; silahın tehdit fiilinde korkutucu güç olarak kullanılması aranır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2021/21649 E., 2024/1577 K. sayılı kararında, failin önce WhatsApp üzerinden tehdit mesajları göndermesi, ardından aynı gece mağdurun evinin önüne gelerek bıçakla tehditte bulunması eylemleri bir bütün olarak zincirleme şekilde silahla tehdit suçu kapsamında değerlendirilmiştir.
Birden Fazla Kişiyle Tehdit
Tehdidin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi de nitelikli hâldir. Burada cezanın artmasının nedeni, mağdur üzerinde oluşan korkunun yoğunlaşmasıdır. Birden fazla kişinin aynı anda mağduru tehdit etmesi, mağdurun kendisini savunma veya olaydan uzaklaşma imkânını fiilen azaltabilir.
Bu hâlde ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapis olarak uygulanır. Birden fazla kişiyle tehditte, her failin olay içindeki konumu, söz veya davranışı, birlikte hareket edip etmediği ve tehdit iradesine katılıp katılmadığı ayrı ayrı incelenir.
İmzasız Mektup, Özel İşaret veya Kendini Tanınmayacak Hâle Getirerek Tehdit
Failin kimliğini gizleyerek tehditte bulunması, mağdur üzerindeki endişeyi artıran bir durumdur. Bu nedenle imzasız mektup, özel işaretler, sahte hesaplar, kimliği gizleyen iletişim yöntemleri veya failin kendisini tanınmayacak hâle getirmesi TCK 106/2 kapsamında nitelikli tehdit olarak değerlendirilebilir.
Ancak her anonim mesaj otomatik olarak nitelikli tehdit sayılmaz. Failin belirlenebilir olup olmadığı, mağdurun tehdidi kimin yaptığını anlayıp anlamadığı ve kullanılan yöntemin mağdur üzerindeki korkutucu etkiyi artırıp artırmadığı somut olayda değerlendirilir.
Sosyal Medya, WhatsApp ve Telefonla Tehdit
Tehdit suçu yüz yüze işlenebileceği gibi WhatsApp, SMS, Instagram, Facebook, X, Telegram, e-posta, telefon araması veya sesli mesaj yoluyla da işlenebilir. Dijital ortamda tehdit suçu bakımından temel mesele, mesajın kime yöneldiği, mağdurun bu mesajı öğrenip öğrenmediği, mesaj içeriğinin objektif olarak korkutmaya elverişli olup olmadığı ve failin kimliğinin ispatlanıp ispatlanamadığıdır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2021/9984 E., 2023/18994 K. sayılı kararında, mesajlaşma programı üzerinden gönderilen ve hakaret olarak değerlendirilen bazı ifadelerin aslında TCK 106/1 kapsamında basit tehdit suçunu oluşturabileceği belirtilmiştir. Bu karar, dijital yazışmalarda kullanılan ifadelerin yalnızca kelime düzeyinde değil, olayın tamamı içinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Tehdit Suçu Şikâyete Bağlı mı?
Tehdit suçunda şikâyet durumu tehdidin konusuna göre değişir. Hayata, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler şikâyete bağlı değildir; savcılık tarafından re’sen soruşturulabilir. Nitelikli tehdit hâlleri de şikâyete bağlı değildir.
Malvarlığına büyük zarar verme veya sair kötülük tehdidinde ise suç şikâyete bağlıdır. Bu durumda mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Şikâyet süresi geçirilirse bu suç yönünden soruşturma yürütülmesi mümkün olmayabilir.
Tehdit Suçunda Uzlaştırma
TCK 106/1 kapsamındaki tehdit suçları, CMK 253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırmaya tabi bir dosyada savcılık veya mahkeme, yargılamaya devam etmeden önce dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermelidir. Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse ceza yargılaması sona erebilir.
Ancak nitelikli tehdit, yani TCK 106/2 kapsamındaki hâller uzlaştırma kapsamında değildir. Ayrıca uzlaştırmaya tabi bir suçun, uzlaştırma kapsamında olmayan başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde uzlaştırma uygulanmayabilir.
Tehdit Suçunda Deliller
Tehdit suçunda delil değerlendirmesi dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Özellikle dijital tehditlerde delilin kaybolmadan tespit edilmesi önemlidir. Kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
- WhatsApp, SMS, e-posta ve sosyal medya mesajları
- Ekran görüntüleri ve mesaj bağlantıları
- Noter veya e-tespit kayıtları
- Telefon arama kayıtları ve HTS incelemeleri
- Kamera kayıtları
- Tanık beyanları
- Ses kaydı ve görüntü kayıtları
- Kolluk tutanakları
- Önceki şikâyetler, uzaklaştırma kararları ve olay geçmişi
Ses ve görüntü kayıtları bakımından hukuka uygunluk ayrıca değerlendirilmelidir. Her kayıt otomatik olarak delil kabul edilmez. Kişinin başka türlü delil elde etme imkânı bulunmayan ani bir saldırı veya tehdit altında kalması ile planlı ve sürekli kayıt yapılması aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Bu nedenle delillerin sunuluş biçimi, ceza dosyalarında ayrıca önem taşır.
Tehdit Suçunda Koruma ve Uzaklaştırma Tedbirleri
Tehdit özellikle aile içi şiddet, boşanma süreci, eski eş veya eski partner kaynaklı takip, ısrarlı arama, iş yeri tacizi veya komşuluk uyuşmazlığı gibi durumlarda yalnızca ceza soruşturmasıyla sınırlı görülmemelidir. Mağdurun güvenliği bakımından 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir.
6284 sayılı Kanun; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunmasını amaçlar. Bu kapsamda uzaklaştırma, iletişim kurmama, adrese yaklaşmama, geçici koruma ve benzeri tedbirler somut olayın niteliğine göre talep edilebilir.
Tehdit Suçu ile Hakaret Arasındaki Fark
Hakaret suçu, kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliğindeki söz veya davranışlarla oluşur. Tehdit suçunda ise mağdura gelecekte haksız bir zarar verileceği bildirilir. Örneğin bir kişiye ağır sövgüde bulunmak hakaret suçunu oluşturabilir; ancak “seni öldüreceğim”, “seni yaralayacağım”, “ailene zarar vereceğim” gibi ifadeler tehdit suçu kapsamında değerlendirilir.
Bazı olaylarda aynı söz hem hakaret hem tehdit unsuru taşıyabilir. Bu durumda mahkeme sözlerin ağırlığını, hedefini, bağlamını ve failin kastını ayrı ayrı inceler. Özellikle sosyal medya yazışmalarında hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçları birbirine karıştırılabilmektedir.
Tehdit Suçu ile Şantaj Arasındaki Fark
Şantaj suçunda fail genellikle mağduru bir şeyi yapmaya, yapmamaya veya menfaat sağlamaya zorlar. Tehdit suçunda ise mağdura haksız bir zarar bildirimi vardır; failin ayrıca menfaat elde etme amacı bulunması şart değildir.
Örneğin “seni döverim” ifadesi tehdit suçunu gündeme getirebilir. Buna karşılık “para vermezsen özel görüntülerini yayarım” şeklindeki ifade, somut olaya göre şantaj suçunu oluşturabilir. Bu ayrım, uygulanacak ceza ve soruşturma stratejisi bakımından önemlidir.
Tehdit Suçu ile Yağma Arasındaki Fark
Yağma suçunda tehdit veya cebir, mağdurun malını teslim etmeye veya malın alınmasına karşı koymamaya zorlamak için kullanılır. Tehdit suçunda ise mal teslimi amacı zorunlu unsur değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.02.2013 tarihli, 2012/6-1290 E., 2013/35 K. sayılı kararında; taksi ücretini ödememek amacıyla mağdurun silahla tehdit edilmesi eyleminin yağma değil, TCK 106/2-a kapsamında silahla tehdit suçu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Tehdit Suçunda Haksız Tahrik
Tehdit suçu çoğu zaman tartışma, öfke, alacak meselesi, aile içi gerilim veya ani gelişen olaylar içinde işlenir. Ancak öfke veya tartışma, tek başına tehdit suçunun oluşmasını engellemez. Şartları varsa haksız tahrik hükümleri cezada indirim nedeni olabilir; fakat her tartışma haksız tahrik sayılmaz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2020/25200 E., 2022/22158 K. sayılı kararında, “ben seni bir elime geçirirsem sana yapacağımı biliyorum” şeklindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte olduğu, öfke altında söylenmesinin suç kastını kendiliğinden ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir.
Tehdit Suçunda HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Tehdit suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme imkânı somut olayın niteliğine, ceza miktarına, sanığın sabıka durumuna, mağdurun zararına ve mahkemenin takdirine göre değişir.
Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehditte kanun doğrudan adli para cezası seçeneği tanımaktadır. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditte ise temel yaptırım hapis cezasıdır; ancak hükmedilen cezanın miktarı ve TCK’daki şartlar uygunsa seçenek yaptırımlar gündeme gelebilir.
Sağlık çalışanlarına karşı görevleri sebebiyle işlenen tehdit suçlarında ayrıca 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu Ek Madde 12 dikkate alınır. Bu düzenleme kapsamında bazı suçlarda ceza yarı oranında artırılır ve hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.
Yargıtay Kararları Işığında Tehdit Suçu
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 17.05.2023, 2021/9780 E., 2023/18531 K.
Kararda, sözlerin olayın bağlamı içinde değerlendirilmesi gerektiği; şikâyet hakkını kullanmaya yönelik ifadelerin tehdit suçunu oluşturmayacağı belirtilmiştir. Bu karar özellikle kamu görevlisine veya karşı tarafa “şikâyet edeceğim, hesabını hukuken soracağım” şeklindeki sözlerin değerlendirilmesinde önemlidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2020/25200 E., 2022/22158 K.
Daire, mağdurun gerçekten korkup korkmadığının belirleyici olmadığını; sözün objektif olarak korkutmaya elverişli olmasının yeterli olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca öfke veya tartışma hâlinin, tehdit kastını kendiliğinden ortadan kaldırmayacağı ifade edilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/21649 E., 2024/1577 K.
WhatsApp üzerinden gönderilen tehdit mesajları ile aynı gece bıçakla yapılan tehdit eylemi birlikte değerlendirilmiş; olayın bütün hâlinde zincirleme silahla tehdit suçu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 2021/7785 E., 2021/20712 K.
Failin bıçakla mağdurlara yönelik “hepinizi doğrayacağım” şeklindeki sözleri, eylemin bölünmeden silahla tehdit kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünden önemlidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2021/9984 E., 2023/18994 K.
Mesajlaşma uygulaması üzerinden gönderilen ifadelerin hakaret değil, TCK 106/1 kapsamında basit tehdit suçunu oluşturabileceği belirtilmiştir. Bu karar, dijital mesajlarda kullanılan ifadelerin hukuki nitelendirmesinde önem taşır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 05.02.2013, 2012/6-1290 E., 2013/35 K.
Taksi ücretini ödememek için mağdurun silahla tehdit edilmesi eyleminin yağma değil, silahla tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu karar tehdit, yağma ve alacak ilişkisi arasındaki ayrım bakımından dikkat çekicidir.
Tehdit Suçunda Şikâyet ve Savunma Süreci Nasıl Yürütülmelidir?
Tehdit suçunda mağdur açısından ilk aşama, deliller kaybolmadan hukuka uygun şekilde tespit yapılmasıdır. Mesajların silinmesi, sosyal medya hesabının kapatılması, tanıkların unutması veya kamera kayıtlarının süre dolduğu için silinmesi dosyanın ispat gücünü zayıflatabilir. Bu nedenle tehdit içeren mesaj, arama, görüntü veya tanık anlatımları mümkün olduğunca erken kayıt altına alınmalıdır.
Şüpheli veya sanık açısından ise savunma, yalnızca “tehdit kastım yoktu” beyanı ile sınırlı kalmamalıdır. Sözlerin hangi ortamda söylendiği, karşılıklı tartışma olup olmadığı, sözlerin hak arama kapsamında kalıp kalmadığı, haksız tahrik, delillerin hukuka uygunluğu, uzlaştırma şartları ve suçun doğru nitelendirilip nitelendirilmediği ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Tehdit suçu, uygulamada çoğu zaman hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme, ısrarlı takip, şantaj, yağma veya aile içi şiddet dosyalarıyla birlikte gündeme gelir. Bu nedenle dosyanın yalnızca tek bir söz üzerinden değil, olayın tamamı ve ceza muhakemesi sonuçları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Hukuki Değerlendirme ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tehdit suçu bakımından en kritik nokta, kullanılan söz veya davranışın somut olayda haksız bir kötülük bildirimi taşıyıp taşımadığıdır. Aynı ifade bir olayda tehdit sayılabilirken, başka bir olayda hak arama, öfke açıklaması veya hukuken cezalandırılmayan kaba söz olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenle tehdit suçunda doğru hukuki nitelendirme; ceza miktarı, şikâyet süresi, uzlaştırma, adli para cezası, HAGB, erteleme, koruma tedbiri ve yargılama stratejisi bakımından belirleyicidir. Özellikle dijital tehditler, aile içi tehditler, silahla tehdit, sağlık çalışanına tehdit ve birden fazla kişiyle tehdit dosyalarında delillerin erken toplanması ve sürecin profesyonel hukuki destekle yürütülmesi hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.



