
İBAN dolandırıcılığı, son yıllarda özellikle sosyal medya, sahte e-ticaret siteleri, mesajlaşma uygulamaları ve ele geçirilmiş e-posta yazışmaları üzerinden daha görünür hale gelen bir dolandırıcılık yöntemidir. Türkiye’de para transferlerinde IBAN kullanımı yerleşik ve yasal bir uygulamadır; tek başına bir IBAN’a ödeme istenmesi olağan dışı değildir. Ancak ödemenin niteliği, ödeme talebinin nasıl iletildiği, alıcı bilgisinin nasıl sunulduğu ve taraflar arasındaki iletişim biçimi bazı durumlarda ciddi risk işaretleri verebilir. TCMB düzenlemeleri IBAN’ı para transferlerinin standart unsuru olarak tanımlarken, TBB ve sektör kaynakları dolandırıcılıkta hesap/IBAN değişikliği, sahte site, kimlik avı ve ele geçirilmiş iletişim kanallarının sık kullanılan yöntemler arasında olduğunu vurgulamaktadır. 2026 yılı itibarıyla TBB ve SPK açıklamalarında da “kiralık IBAN” ve dijital kanallar üzerinden yürütülen dolandırıcılık vakalarının ciddi bir risk alanı oluşturduğu açıkça ifade edilmiştir.
Bu nedenle “IBAN dolandırıcılığı nasıl anlaşılır?” sorusunun cevabı, yalnızca hesap numarasına bakmakla değil; işlem öncesi davranış kalıplarını, ödeme talebinin bağlamını, karşı tarafın kimliğini, alıcı hesapla beyan edilen kişi/şirket arasındaki ilişkiyi ve işlem sonrası delil yönetimini birlikte değerlendirmekle verilebilir.
İBAN dolandırıcılığı nedir?
İBAN dolandırıcılığı, en basit anlatımla, mağdurun güveni kazanılarak paranın gerçekte mal veya hizmet sunmayan, yetkisiz ya da dolandırıcılıkla bağlantılı bir hesaba gönderilmesidir. Bazen bu hesap doğrudan fail adına açılmış olur; bazen de üçüncü kişilere ait, ödünç verilmiş ya da “kiralık IBAN” olarak kullanılan hesaplar devreye girer. TBB’nin dolandırıcılık bilgilendirme kaynaklarında, ele geçirilmiş e-posta hesapları üzerinden “ödeme hesabı değişti” şeklindeki mesajlarla yeni bir IBAN gönderilmesi, uygulamada karşılaşılan tipik senaryolardan biri olarak yer almaktadır. Akbank ve benzeri banka güvenlik sayfalarında da sahte satış siteleri veya doğrudan EFT/havale talebiyle ürün teslim edilmeden ödeme alınması riskine dikkat çekilmektedir.
Hukuki açıdan olayın niteliğine göre basit dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık veya farklı suç tipleri gündeme gelebilir. Adalet teşkilatına bağlı bazı savcılık ve adliye birimleri tarafından 2026 yılında yapılan kamusal uyarılarda da banka hesabının başkasına kullandırılmasının, olayın özelliğine göre TCK’nın 157, 158, 220 ve 282. maddeleri kapsamında sonuç doğurabileceği belirtilmiştir. Nitelikli dolandırıcılık bakımından TCK m.158’de “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” işlenme hali ayrıca düzenlenmiştir.
Her IBAN’a ödeme istemek dolandırıcılık mıdır?
Hayır. Türkiye’de IBAN, bankalar ve ödeme hizmeti sağlayıcıları bakımından para transferlerinde kullanılan standart hesap tanımlayıcısıdır. TCMB’nin IBAN düzenlemeleri ve uygulama açıklamaları, para transferlerinde alıcı hesabın doğru ve standart biçimde tanımlanmasını amaçlar. Bu nedenle bir kişi ya da şirketin size IBAN göndermesi tek başına dolandırıcılık anlamına gelmez. Risk, IBAN’ın varlığından değil; o IBAN’ın hangi koşullarda, kim tarafından, ne amaçla ve nasıl bir iletişim sürecinde size iletildiğinden doğar.
Dolayısıyla değerlendirme yapılırken şu ayrım önemlidir:
meşru bir ticari ilişkide IBAN, ödeme aracı olarak normaldir;
şüpheli bir işlemde ise IBAN, dolandırıcılık mekanizmasının son halkası olabilir.
İBAN dolandırıcılığı nasıl anlaşılır?
1. Son anda değiştirilen hesap bilgileri en önemli risk işaretlerinden biridir
En sık karşılaşılan senaryolardan biri, daha önce bilinen satıcı/tedarikçi hesabının sonradan değiştirilmesidir. Özellikle e-posta yazışmalarının ele geçirilmesi halinde, mağdura “şirket hesaplarımız güncellendi”, “muhasebe hesabımız kapandı”, “artık ödemeleri şu IBAN’a alın” gibi mesajlar gönderilebilmektedir. TBB’nin dolandırıcılık örneklerinde, ele geçirilmiş e-posta üzerinden farklı IBAN gönderilmesi açık bir yöntem olarak anlatılmaktadır. Bu yüzden daha önce çalışan ödeme akışında aniden hesap değişikliği bildirilmesi, mutlaka ikinci bir doğrulama yapılmasını gerektirir.
Özellikle hukuk büroları, şirketler, tedarikçiler ve kurumsal müşteriler açısından kritik nokta şudur:
sadece e-posta ile gelen yeni IBAN bilgisine dayanarak ödeme yapılmamalıdır. Ayrı bir telefon teyidi, resmi yazı, kaşeli-imzalı belge veya kayıtlı iletişim kanalı üzerinden doğrulama aranmalıdır.
2. Hesap sahibi ile işlem yaptığınız kişi ya da şirket arasında tutarsızlık varsa dikkat edilmelidir
Bir şirketten ürün veya hizmet aldığınızı düşünürken ödeme talebinin şahıs hesabına yönlendirilmesi, her durumda hukuka aykırı olmasa da ciddi bir risk işareti olabilir. Özellikle kurumsal internet sitesi, vergi bilgileri, ticaret unvanı ve ödeme hesabı arasında açıklanamayan bir uyumsuzluk bulunuyorsa; işlem güvenliği ayrıca sorgulanmalıdır. Ticaret Bakanlığı’nın 2026 tarihli bir Reklam Kurulu bülteninde, tüketicilere güvenli ve kurumsal alışveriş ortamı izlenimi verilmesine rağmen ödeme aşamasında şahsa ait IBAN kullanılması aldatıcı yapıların unsurlarından biri olarak değerlendirilmiştir.
Tek başına “şahıs IBAN’ı” mutlaka dolandırıcılık demek değildir. Ancak şu soruların cevabı net değilse risk yükselir:
3. Aşırı acele ettiren ve baskı kuran ödeme talepleri şüphelidir
Dolandırıcılık vakalarının önemli kısmında mağdurun düşünme ve kontrol etme süresi kısaltılır. “Şimdi göndermezseniz ürün bitecek”, “davayı bugün açabilmemiz için hemen ödeme yapın”, “kampanya 10 dakika içinde sona eriyor”, “bu hesabı sadece bugün kullanıyoruz” gibi ifadeler, iradeyi baskı altına alan klasik yöntemlerdendir. Banka güvenlik sayfalarında ve dolandırıcılık farkındalık içeriklerinde de linke hızlı tıklatma, bilgiyi anında paylaşma ya da ödeme baskısı oluşturan senaryolara dikkat çekilmektedir.
Gerçek ticari yaşamda acil ödeme ihtiyacı olabilir; fakat doğrulama imkânını ortadan kaldıran baskılı dil, çoğu zaman olağan bir iş akışına işaret etmez.
4. Sadece havale/EFT isteyen ve güvenli ödeme altyapısı sunmayan satışlar risklidir
Özellikle sahte e-ticaret sitelerinde ya da sosyal medya satışlarında, satıcının kredi kartı altyapısı, sanal POS, kapıda ödeme, platform içi güvenli ödeme gibi seçenekler sunmaması; yalnızca IBAN’a havale/EFT istemesi önemli bir uyarı işaretidir. Akbank’ın dolandırıcılık uyarılarında da sahte görünen internet siteleri üzerinden ürün teslim edilmeksizin EFT/havale ile ödeme alınması tipik risk modeli olarak açıklanmaktadır.
Şu kombinasyon daha da risklidir:
çok cazip fiyat + sadece IBAN’a ödeme + acele ettirme + sınırlı iletişim + şirket bilgisinin belirsiz olması.
5. Sahte site, sahte sosyal medya hesabı veya taklit edilen iletişim dili
Dolandırıcılar çoğu zaman güven oluşturan bir vitrin kurar. Kurumsal logolar, profesyonel görünen tasarımlar, kopyalanmış ürün görselleri ve gerçek firmayı andıran alan adları kullanabilirler. İş Bankası’nın güvenlik uyarılarında da harf eksikliği/fazlalığı içeren bağlantılar, banka veya kurum gibi görünen ama aslında taklit edilmiş linkler konusunda dikkatli olunması gerektiği belirtilmektedir.
Şu belirtiler birlikte görülüyorsa işlem durdurulmalıdır:
6. “Kiralık IBAN” ve üçüncü kişi hesabı kullanımı ciddi alarm işaretidir
2026 tarihli TBB/SPK açıklamalarında “kiralık IBAN” vakaları açık biçimde ciddi risk alanı olarak gösterilmiştir. Kiralık IBAN, kabaca, bir kişinin kendi hesabını belli bir ücret veya menfaat karşılığında başkasının kullanımına açması anlamına gelir. Bu yapı, dolandırıcılık gelirinin izini dağıtmak ve mağdurun parayı gerçek fail yerine aracı bir hesaba göndermesini sağlamak için kullanılabilir. Bazı adliye ve savcılık uyarılarında da banka hesabını başkasına kullandırmanın ağır cezai ve mali sonuçlar doğurabileceği belirtilmektedir.
Pratikte bunu doğrudan anlamak her zaman kolay değildir. Ancak işlem yaptığınız kişi bir firma gibi davranırken hesap sahibiyle ilgisini açıklayamıyorsa veya “bu benim kuzenimin hesabı”, “muhasebecinin kartı”, “arkadaşımın IBAN’ı”, “şirket hesabı kapalı, şimdilik buna atın” gibi savunmalar yapıyorsa çok dikkatli olunmalıdır.
İBAN dolandırıcılığının yaygın türleri
Sahte e-ticaret ve sosyal medya satışı
Ürün hiç gönderilmez ya da vaat edilenden tamamen farklı bir ürün yollanır. Ödeme genellikle sadece IBAN’a istenir. Tüketici, kartlı ödeme ve platform koruması olmadığı için geri dönüşte daha fazla zorluk yaşar. Ticaret Bakanlığı’nın aldatıcı ticari uygulamalara ilişkin örneklerinde de kurumsal görünüm ile şahıs hesabına yönlendirme birlikte görülebilmektedir.
Tedarikçi veya muhasebe IBAN’ının değiştirilmesi
Şirketlerin en çok zarar gördüğü modellerden biridir. Mevcut yazışma zincirine sızılır ve “yeni hesap” bilgisi gönderilir. Ödeme yanlış hesaba gider. TBB kaynaklarında bu yönteme açıkça yer verilmektedir.
Kapora ve rezervasyon dolandırıcılığı
Ev kiralama, araç satışı, tatil rezervasyonu, organizasyon, ikinci el ürün satışı veya iş makineleri gibi alanlarda “başkası almadan kapora gönderin” denilerek ödeme alınır. Sonrasında ilan silinir ya da kişi ortadan kaybolur.
Yardım, bağış ve duygusal manipülasyon içerikli talepler
Özellikle sosyal medya paylaşımlarında, acil hastalık, mağduriyet veya yardım çağrısı adı altında IBAN paylaşılabilir. BTK dergi içeriğinde de dijital mecralarda görseller ve hesap numaraları üzerinden bağış toplanmasının suistimale açık olduğuna dikkat çekilmektedir.
Avukat, muhasebeci, yönetici veya kamu görevlisi taklidi
Fail, kurumsal bir unvan kullanarak güven oluşturmaya çalışır. Özellikle icra, dava, vergi, ceza, gümrük, harç veya dosya masrafı adı altında IBAN gönderilmesi halinde, ilgili kurum ve kişi bağımsız kanallardan mutlaka doğrulanmalıdır.
İBAN dolandırıcılığında dikkat edilmesi gereken somut belirtiler
Ödeme öncesi kontrol listesi
Bir ödeme talebiyle karşılaştığınızda şu işaretler varsa işlem şüpheli kabul edilmelidir:
İletişim ve kimlik tarafında
- Karşı taraf yalnızca mesajlaşma uygulaması üzerinden konuşuyor ve telefon görüşmesinden kaçınıyorsa
- Firma unvanı, vergi bilgisi, adresi veya sabit hattı net değilse
- Alan adı yeni açılmış, zayıf içerikli veya tutarsızsa
- Sosyal medya hesabı takipçi ve etkileşim açısından doğal görünmüyorsa
- E-posta adresi gerçek kurumsal alan adı yerine benzer yazımlı bir adresten geliyorsa
Ödeme tarafında
- Sadece havale/EFT isteniyorsa
- Son dakika “IBAN değişti” mesajı gelmişse
- Alıcı hesap adı ile beyan edilen satıcı/şirket farklıysa
- Açıklama kısmına alışılmadık, gizleyici veya yönlendirici ifadeler yazdırılıyorsa
- Resmî fatura, sözleşme veya sipariş teyidi olmadan para talep ediliyorsa
Davranış tarafında
- Sürekli acele ettirme varsa
- Piyasanın çok altında fiyat sunuluyorsa
- “Bu fırsat hemen kaçacak” dili kullanılıyorsa
- Sorulara net cevap verilmiyor, konu sürekli değiştiriliyorsa
Bu belirtilerden biri tek başına kesin kanıt sayılmayabilir; ancak birkaçının bir arada bulunması, dolandırıcılık ihtimalini ciddi biçimde artırır.
İBAN dolandırıcılığından korunmak için ne yapılmalı?
İlk kural, ödeme bilgisini aynı kanal üzerinden doğrulamamaktır. E-posta ile gelen IBAN, yine aynı e-postaya cevap verilerek doğrulanmamalıdır. Ayrı bir telefon araması, firmanın resmi internet sitesindeki sabit hat, yüz yüze teyit veya daha önce güvenle kullanılan doğrulama prosedürü tercih edilmelidir. TBB’nin örnek olayları ve banka güvenlik uyarıları, ele geçirilmiş iletişim kanallarının en kritik risk noktalarından biri olduğunu göstermektedir.
İkinci kural, ödeme öncesi evrak ve kimlik tutarlılığına bakmaktır. Satıcı şirket ise ticaret unvanı, vergi bilgisi, fatura düzeni ve banka hesabı arasında mantıklı bir bağ bulunmalıdır. Üçüncü kural, yalnızca ekran görüntüsüne güvenmemektir. “Dekont attım”, “kargo hazır”, “şirket hesabı kapalı” gibi söylemler yerine somut ve doğrulanabilir belge aranmalıdır.
Kurumsal şirketler bakımından ise iç kontrol prosedürü oluşturmak gerekir. Özellikle muhasebe ve finans ekiplerinde şu kurallar yazılı hale getirilmelidir:
tek e-posta ile IBAN değişikliği kabul edilmez;
yüksek tutarlı ödemelerde çift onay aranır;
tedarikçi hesap değişikliği telefonla ve resmî belgeyle doğrulanır;
ilk kez ödeme yapılacak hesaplarda unvan-hesap ilişkisi kontrol edilir.
İBAN dolandırıcılığına maruz kalındığında ilk yapılması gerekenler
Para transferi yapıldıktan sonra zaman kaybı en büyük risktir. Çünkü tutar başka hesaba, oradan da başka hesaba çok hızlı biçimde aktarılabilir.
1. Banka ile derhal iletişime geçin
Gönderen banka ve mümkünse alıcı bankayla hemen irtibat kurulmalı; işlemin dolandırıcılık şüphesi taşıdığı bildirilmelidir. Hesaba blokaj veya işlem izleme açısından bankanın ne yapabileceği olayın zamanına ve işlem durumuna göre değişir. Her olayda iade garantisi yoktur; ancak hızlı başvuru, paranın hareketinin izlenmesi bakımından kritik önemdedir. BDDK’nın elektronik bankacılık güvenlik çerçevesi ve sektör uygulamaları, müşteri güvenliği ve işlem doğrulama mekanizmalarının önemini vurgulamaktadır.
2. Tüm delilleri toplayın ve silmeyin
Şunlar derhal saklanmalıdır:
- dekont
- IBAN bilgisi
- mesajlaşma kayıtları
- e-postalar
- arama kayıtları
- ilan ekran görüntüleri
- internet sitesi görüntüleri
- kargo, sipariş veya sözleşme kayıtları
- sosyal medya profil bağlantıları
İspat değeri bakımından tarih-saat görünür ekran görüntüleri ve mümkünse bilgileri önemlidir. Sonradan silinen ilanlar ve hesaplar bakımından bu kayıtlar kritik hale gelir.
3. Savcılığa veya kolluğa başvurun
Dolandırıcılık şüphesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulabilir; kolluk birimlerine başvuru yapılarak süreç başlatılabilir. Özellikle nitelikli dolandırıcılık şüphesi varsa banka hareketleri, iletişim kayıtları ve dijital deliller soruşturmanın merkezinde yer alır. Yakın tarihli savcılık açıklamalarında da mağdur beyanları, banka hesap hareketleri, iletişim kayıtları ve dijital delillerin birlikte değerlendirildiği görülmektedir.
4. Gerekirse hukukî alacak ve tazminat yollarını değerlendirin
Olayın özelliğine göre sadece ceza soruşturması değil; alacak, sebepsiz zenginleşme, sözleşmeye aykırılık, haksız fiil veya tüketici hukuku çerçevesinde farklı talepler de gündeme gelebilir. Özellikle gerçek bir satıcı/şirket görünümü altında ödeme alındıysa; olayın tüketici uyuşmazlığı, ticari uyuşmazlık veya doğrudan haksız fiil boyutu ayrıca incelenmelidir. Burada somut olayın delilleri ve taraf yapısı belirleyicidir.
Hukuki açıdan hangi suçlar gündeme gelebilir?
İBAN dolandırıcılığı tek tip bir suç değildir. Olayın nasıl gerçekleştiğine göre hukuki nitelendirme değişebilir.
Basit veya nitelikli dolandırıcılık
Failin hileli davranışlarla mağduru aldatıp kendisine veya başkasına yarar sağlaması halinde dolandırıcılık suçu gündeme gelir. Eylem bilişim sistemi, banka veya kredi kurumu aracı kullanılarak işlendiğinde nitelikli hal söz konusu olabilir. TCK m.158’de nitelikli dolandırıcılık halleri düzenlenmiştir; adliye uyarılarında da banka hesabı kullandırma ve dijital kanalların suç bağlantısına dikkat çekilmektedir.
Bilişim sistemleriyle bağlantılı suçlar
Sahte site kurulması, hesap ele geçirilmesi, e-posta sızması, sosyal medya hesabının taklit edilmesi ya da dijital sistemlerin araç olarak kullanılması halinde bilişim boyutu güçlenir. Bu durum soruşturmanın niteliğini ve delil yapısını etkiler.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve örgütsel bağlantılar
Özellikle kiralık IBAN, aracılık eden hesaplar ve zincir para transferleri bulunduğunda, olay sadece “ben hesabımı kullandırdım” düzeyinde kalmayabilir. 2026 tarihli adliye açıklamalarında da TCK m.282 ve m.220 bakımından risklere işaret edilmiştir.
Banka hesabını başkasına kullandıran kişi de sorumlu olabilir mi?
Evet, olabilir. Uygulamada bazı kişiler hesabını “küçük bir komisyon karşılığı” başkasına açtığını veya hesabına gelen parayı sadece çekip teslim ettiğini söyleyebilmektedir. Ancak adliye ve savcılık uyarıları, bu davranışın masum görülmediğini açıkça göstermektedir. Olayın özelliklerine göre kişi dolandırıcılık zincirinin parçası, suç gelirinin aktarımında aracı veya başka suçlar bakımından şüpheli haline gelebilir.
Bu nedenle “hesabımı sadece kullandırdım, suçtan haberim yoktu” savunması her somut olayda sonuç doğurmayabilir. Özellikle sürekli para giriş-çıkışı, çoklu hesap kullanımı, farklı kişiler adına transfer veya komisyon alınması gibi olgular varsa risk büyür.
Şirketler için özel risk: muhasebe ve tedarikçi dolandırıcılığı
Kurumsal yapılarda IBAN dolandırıcılığı çoğu zaman bireysel mağduriyet değil, süreç zafiyeti üzerinden gerçekleşir. Muhasebe departmanına gelen sahte e-posta, tedarikçiden gelmiş gibi duran yeni banka hesabı bilgisi, yönetici adına açılmış taklit WhatsApp hattı veya sözde finans direktörü talimatı ciddi zarara yol açabilir. TBB’nin örneklerinde, e-posta hesabının ele geçirilmesi ve ödeme hesabının değiştirilmesi bu riskin somut karşılığıdır.
Şirketler bakımından alınması gereken önlemler şunlardır:
İç prosedürler
- IBAN değişikliği sadece yazılı bildirimle değil, ikinci kanaldan teyitle kabul edilmeli
- İlk ödeme yapılacak hesaplar tedarikçi kartına kayıt öncesi doğrulanmalı
- Yüksek tutarlı transferlerde iki kademeli onay uygulanmalı
- Muhasebe ve finans personeline sosyal mühendislik eğitimi verilmeli
Teknik önlemler
- Kurumsal e-posta güvenliği güçlendirilmeli
- Çok faktörlü kimlik doğrulama kullanılmalı
- Alan adı benzerliği ve sahte gönderici kontrolleri yapılmalı
- Yetkisiz cihaz girişleri ve e-posta yönlendirme kuralları izlenmeli
Tüketiciler için özel risk: ucuz ürün, kapora ve sosyal medya satışları
Tüketiciler çoğu zaman “çok avantajlı teklif” nedeniyle hızlı karar verir. Oysa piyasa değerinin belirgin biçimde altındaki fiyatlar, IBAN’a peşin ödeme zorlaması ve sınırlı iletişim bilgisi, klasik dolandırıcılık kombinasyonudur. Ticaret Bakanlığı’nın yanıltıcı ticari uygulama örnekleri ile banka güvenlik uyarıları birlikte okunduğunda, kurumsal görünümün tek başına güvence olmadığı açıkça anlaşılır.
Tüketici olarak şu refleksler önemlidir:
- yalnızca sosyal medya profilini güven ölçüsü saymamak
- şirket unvanı ve iletişim bilgilerini kontrol etmek
- mümkünse güvenli ödeme altyapısını tercih etmek
- sadece dekont değil, sözleşme/sipariş/fatura zincirini de oluşturmak
- acele ettiren ve “şimdi gönder” baskısı kuran talepleri reddetmek
Delil ve ispat açısından en sık yapılan hatalar
Birçok mağdur, olay fark edildiğinde panikle yazışmaları siliyor, hesabı engelliyor ya da yalnızca bankaya sözlü bildirimle yetiniyor. Oysa ispat gücü en çok ilk saatlerde korunabilir.
En sık hatalar şunlardır:
Yazışmaları silmek
Silinen mesajlar soruşturma ve dava sürecinde delil zincirini zayıflatabilir.
Sadece ekran görüntüsü almak ama bağlantı/adres kaydetmemek
İlanın’si, profil bağlantısı, alan adı ve tarih bilgisi çoğu zaman ekran görüntüsünden daha değerlidir.
Bankaya geç başvurmak
Gecikme, tutarın başka hesaplara dağılmasına neden olabilir.
Yanlış hukuki yol seçmek
Bazı olaylarda yalnızca ceza boyutuna odaklanmak yeterli olmaz; alacak, tazminat veya tüketici hukuku yolları da birlikte düşünülmelidir.
Sık sorulan sorular
Hukuki Değerlendirme ve Sonuç
İBAN dolandırıcılığı, yalnızca “yanlış hesaba para göndermek” değildir; güven ilişkisini bozan, dijital iletişim açıklarından yararlanan ve çoğu zaman planlı şekilde kurgulanan bir aldatma modelidir. Bu dolandırıcılık türünü anlamanın anahtarı, IBAN numarasının kendisine değil, ödeme talebinin bütününe bakmaktır. Son anda değiştirilen hesap bilgileri, şahıs hesabına yönlendirme, aşırı acele baskısı, sahte site veya profil kullanımı, sadece havale/EFT talebi ve tutarsız iletişim biçimi en önemli risk işaretleridir. TBB, bankalar, TCMB düzenlemeleri ve 2026 tarihli kamusal açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, özellikle kiralık IBAN ve dijital kanal dolandırıcılıklarının hem bireyler hem şirketler için büyüyen bir risk alanı oluşturduğu görülmektedir.
Hukuk pratiğinde ise erken hareket etmek belirleyicidir. Bankaya derhal bildirim, delillerin korunması, suç duyurusu ve gerekiyorsa alacak/tazminat yollarının birlikte değerlendirilmesi, mağduriyetin giderilmesi bakımından kritik önemdedir.



