tr

İBAN Kiralama ve Kullandırma Cezası Nedir?

İBAN Kiralama ve Kullandırma Cezası Nedir?

İBAN kiralama veya banka hesabını başkasına kullandırma, Türk Ceza Kanunu’nda tek başına “İBAN kiralama suçu” adıyla düzenlenmiş bağımsız bir suç tipi değildir. Ancak bu durum, fiilin cezasız olduğu anlamına gelmez. Türk ceza hukukunda kanunilik ilkesi gereği bir fiil ancak kanunda açıkça suç olarak tanımlanmışsa cezalandırılır; buna karşılık bir kişinin hesabını, kartını veya İBAN’ını başka birine para karşılığı ya da bilerek kullandırması, somut olayın özelliklerine göre dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suça iştirak veya 5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülük ihlalleri çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle “İBAN kiralama” uygulamada çoğu zaman birden fazla suç şüphesini aynı anda doğuran ciddi bir ceza hukuku problemi olarak karşımıza çıkar.

Özellikle son dönemde kamuoyunda “hesabını bir günlüğüne ver, sana komisyon ödeyelim”, “senin hesabına para gelsin, bize aktar”, “sadece ödeme almak için İBAN lazım” gibi vaatlerle kişilerin banka hesaplarının suç gelirlerinin dolaşımında kullanıldığı görülmektedir. Anadolu Ajansı’na konuşan akademik değerlendirmede de banka hesabını başkalarına kullandıran kişilerin nitelikli dolandırıcılık, başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlarla karşı karşıya kalabileceği vurgulanmıştır. Uygulamada risk, sadece hesabı fiilen kullanan kişiyle sınırlı kalmamakta; hesabını tahsis eden kişi de kast, bilgi düzeyi, menfaat temini ve olaydaki katkısına göre ceza sorumluluğu altına girebilmektedir.

İBAN kiralama ne anlama gelir?

İBAN kiralama, kişinin kendi adına kayıtlı banka hesabını, banka kartını, mobil bankacılık erişimini veya yalnızca İBAN bilgisini üçüncü bir kişinin kullanımına bırakmasıdır. Bu bırakma bazen açıkça ücret karşılığında, bazen “emaneten”, bazen de komisyon veya küçük bir pay alma beklentisiyle yapılır. Kimi dosyalarda hesap sahibi yalnızca “hesabı verip gelen parayı çekme” rolünde görünür; kimi dosyalarda ise para transfer zincirinin aktif bir parçası olur. Ceza hukuku açısından belirleyici olan nokta, hesabın ne amaçla kullandırıldığı, hesap sahibinin bunu bilip bilmediği, en azından öngörüp öngörmediği ve suçtan menfaat sağlayıp sağlamadığıdır.

Bu yüzden uygulamada “Ben sadece hesabımı verdim, dolandırıcılığı ben yapmadım” savunması her zaman sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Eğer kişi, hesabının suçta kullanılacağını biliyor ya da en azından bunun kuvvetle muhtemel olduğunu öngörmesine rağmen hesabını kullandırıyorsa, artık yalnızca pasif bir işlem yapmış sayılmaz; olayın niteliğine göre iştirak hükümleri, dolandırıcılık hükümleri veya aklama suçuna ilişkin hükümler gündeme gelebilir.

İBAN kiralama doğrudan suç mudur?

Hukuki açıdan doğru ifade şudur: “İBAN kiralama” adıyla müstakil bir suç tipi yoktur; fakat İBAN’ın veya banka hesabının başkasına kullandırılması, çoğu olayda başka suçların işleniş biçimi ya da aracı olarak değerlendirilir. Bu ayrım önemlidir. Çünkü ceza mahkemesi, “İBAN kiralama” diye bir başlık üzerinden değil, somut olayda oluşan suç tipleri üzerinden hüküm kurar. Kanunilik ilkesi de zaten bunu gerektirir.

Uygulamada en sık gündeme gelen suç başlıkları şunlardır:

1. Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık

Türk Ceza Kanunu m.157’ye göre hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına, kendisine ya da başkasına yarar sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işlemiş olur. Temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır.

Ancak İBAN kullandırma dosyalarının çoğu burada kalmaz. Çünkü internet, mobil bankacılık, sahte satış ilanları, sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve banka transferleriyle işlenen olaylarda çoğunlukla TCK m.158’te düzenlenen nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir. Özellikle m.158/1-f kapsamında, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık daha ağır yaptırıma bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi karar bankasında yer alan madde metni ve ikincil hukuk açıklamaları, bu bendin doğrudan banka ve bilişim altyapısı kullanılarak işlenen dolandırıcılıkları kapsadığını göstermektedir.

Nitelikli dolandırıcılıkta ceza aralığı

TCK m.158 bakımından genel ceza çerçevesi üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır. Ayrıca maddeye ilişkin güncel açıklamalarda, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı bazı uygulamalarda alt sınırın ve adlî para cezasının daha ağır sonuç doğurabildiği görülmektedir. Bu nedenle İBAN kullandırma dosyalarında ceza hesabı, suç tarihine, uygulanan bende ve somut olayın niteliğine göre ayrıca yapılmalıdır.

Hesabını veren kişi dolandırıcılıktan nasıl sorumlu tutulur?

Burada mahkeme şu sorulara bakar:

  • Hesap sahibi paranın suçtan geldiğini biliyor muydu?
  • Para karşılığı hesabını tahsis etti mi?
  • Gelen paraları çekti mi, aktardı mı, bölüştürdü mü?
  • Mobil bankacılık şifresi, kart, SIM kart veya cihaz erişimi de verildi mi?
  • Olay bir kez mi oldu, yoksa sistematik biçimde tekrarlandı mı?

Eğer hesap sahibi, dolandırıcılık planının bir parçası olarak hesabını bilinçli biçimde tahsis etmişse müşterek fail veya en azından yardım eden sıfatıyla sorumluluk tartışılır. TCK m.39’a göre suçun işlenmesine yardım eden kişi, işlenen suçun türüne göre indirilmiş ceza ile cezalandırılır; diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir ancak verilecek ceza sekiz yılı geçemez. Yani “yardım ettim ama esas faili ben değilim” yaklaşımı cezasızlık anlamına gelmez.

2. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu

İBAN kullandırma dosyalarında ikinci büyük risk TCK m.282’dir. Bu madde, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini, gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru yolla elde edildiği izlenimini vermek amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutmayı suç sayar. Güncel metne göre ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezasıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı da aklama suçunu, öncül suçlardan elde edilen gelirlerin yasa dışı kaynağını gizleyip yasal bir kaynaktan gelmiş gibi gösterme çabası olarak tanımlamaktadır.

İBAN kiralama olayında hesap, suçtan elde edilen paranın ilk duraklarından biri ya da zincir içindeki ara hesap olarak kullanılmışsa aklama suçu iddiası gündeme gelebilir. Özellikle para çok sayıda hesaba bölünüyor, hızla çekiliyor, kripto varlıklara çevriliyor ya da farklı kişilere dağıtılıyorsa soruşturma makamları bunu yalnızca basit bir hesap kullandırma olarak değil, suç gelirinin izini kaybettirme faaliyeti olarak değerlendirebilir. Bu noktada hesabın kaç kez kullanıldığı, gelen paraların miktarı, para hareketlerinin olağan hayat akışına uygun olup olmadığı ve hesap sahibinin aldığı menfaat önem taşır.

3. 5549 sayılı Kanun kapsamında başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi

İBAN kullandırma bakımından çoğu kişinin gözden kaçırdığı düzenleme 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’dur. MASAK’ın yayımladığı kanun metni ve sıkça sorulan sorular bölümünde, kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden kişinin bunu işlemi yapmadan önce yükümlüye yazılı olarak bildirmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir. Bildirim yapılmazsa m.15 kapsamında altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adlî para cezası söz konusu olabilir.

Bu hüküm teknik gibi görünse de uygulamada çok önemlidir. Çünkü bazı kişiler “hesap benim adıma ama fiilen başkası kullanıyor” durumunu önemsiz sanır. Oysa finansal sistem şeffaflığı bakımından bu durum ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. Dolayısıyla hesap sahibinin dolandırıcılık veya aklama kastı ispatlanmasa bile, olayın niteliğine göre 5549 sayılı Kanun m.15 yönünden ayrıca sorumluluk tartışılabilir.

4. Suça iştirak: müşterek faillik, azmettirme, yardım etme

İBAN kullandırma dosyalarında ceza miktarını en çok etkileyen konulardan biri, kişinin suçtaki rolünün nasıl nitelendirildiğidir. TCK m.37’ye göre suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren herkes fail olarak sorumludur. TCK m.39 ise yardım etme hâlini düzenler. Uygulamada hesap sahibinin rolü bazen yalnızca araç sağlama gibi görülürken, bazen suç planının vazgeçilmez bir halkası sayılarak daha ağır değerlendirilir.

Burada kritik fark şudur: Kişi yalnızca bilmeden hesabını kullandırmışsa ceza sorumluluğu tartışmalı hâle gelir; fakat bilerek, komisyon karşılığı, devamlılık gösteren şekilde veya suçun icrasını kolaylaştıracak diğer imkânlarla birlikte hareket etmişse iştirak hükümleri daha ağır biçimde uygulanabilir. Bu nedenle tek bir cümleyle “İBAN kiralamanın cezası şu kadardır” demek teknik olarak doğru değildir; ceza, kişinin hangi suçtan ve hangi sıfatla sorumlu tutulduğuna göre değişir.

İBAN kiralama cezası tam olarak kaç yıl?

En doğru cevap şudur: tek ve sabit bir ceza yoktur. Somut olaya göre değişebilecek başlıca ihtimaller şöyledir:

Basit dolandırıcılık varsa

Bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası gündeme gelebilir.

Nitelikli dolandırıcılık varsa

Genel çerçevede üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası söz konusudur; banka veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı dosyalarda somut bent ve suç tarihine göre daha ağır sonuçlar doğabilir.

Aklama suçu varsa

Üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası gündeme gelir.

5549 sayılı Kanun m.15 söz konusuysa

Altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adlî para cezası uygulanabilir.

Yardım eden olarak sorumluluk varsa

İşlenen asıl suçun cezası üzerinden TCK m.39 çerçevesinde indirimli bir ceza hesaplanır; ancak bu da çoğu dosyada ciddi sonuçlar doğurur.

Hangi durumlar cezayı ağırlaştırabilir?

Her ne kadar her dosya kendi içinde değerlendirilse de aşağıdaki unsurlar soruşturma ve kovuşturma bakımından riski artırır:

Para karşılığı hesap tahsis edilmesi

Menfaat temini, kastın ispatı bakımından aleyhe değerlendirilir.

Hesabın birden fazla kez kullanılması

Tek seferlik kullanım ile süreklilik gösteren kullanım aynı şekilde değerlendirilmez; zincirleme suç hükümleri de gündeme gelebilir. TCK m.43, aynı suçun değişik zamanlarda işlenmesi hâlinde cezanın artırılabileceğini düzenler.

Kart, şifre, mobil bankacılık erişimi veya SIM kart verilmesi

Bu durum sadece İBAN paylaşımından daha ileri bir katkı olarak görülebilir ve suçun icrasını kolaylaştırdığı kabul edilebilir. Bu, iştirak değerlendirmesini ağırlaştırabilir.

Gelen paraların çekilip başka hesaplara aktarılması

Bu davranış, aktif rol göstergesi sayılır ve yalnızca “hesabımı verdim” savunmasını zayıflatır.

Dolandırıcılık örgütü veya organize yapı içinde hareket edilmesi

Dosyanın kapsamına göre suç örgütü bağlantısı, iştirak ve diğer suç tipleri bakımından daha ağır sonuç doğurabilir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın aklama suçuna ilişkin genel bilgilendirmesi de bu suçların çoğu zaman organize yapılarla bağlantılı işlenebildiğine işaret etmektedir.

“Bilmiyordum” savunması yeterli olur mu?

Bu sorunun tek cümlelik bir cevabı yoktur. Ceza hukukunda kast, bilgi ve öngörü düzeyi önemlidir. Gerçekten aldatılmış, hesabının ne amaçla kullanılacağını bilmemiş, menfaat elde etmemiş ve olayın olağan bir işlem olduğunu düşünmüş bir kişi ile açıkça komisyon karşılığı hesabını tahsis eden kişi aynı şekilde değerlendirilmez. Bununla birlikte “bilmiyordum” savunması, dosya içindeki banka kayıtları, mesajlaşmalar, para hareketleri, IP ve cihaz verileri, para çekme işlemleri, tanık anlatımları ve maddi menfaat ilişkisiyle birlikte incelenir. Yani soyut inkâr tek başına yeterli olmayabilir.

Özellikle şu durumlarda “bilmiyordum” savunmasının inandırıcılığı zayıflayabilir:

  • Hesaba gelen paranın hemen çekilmesi
  • Farklı kişiler adına sık ve olağandışı para hareketleri olması
  • Hesap sahibinin komisyon aldığının tespit edilmesi
  • Şifre, kart veya cihaz erişiminin de devredilmesi
  • Önceki benzer işlemlerin bulunması

Bu nedenle her savunma stratejisi, dosya kapsamındaki dijital ve finansal delillerle birlikte kurulmalıdır.

İBAN kullandıran kişinin hesabına ne olur?

Uygulamada ilk sonuç çoğu zaman bankacılık tarafında görülür. Şüpheli para hareketleri, banka iç denetimi, şüpheli işlem süreçleri ve savcılık/MASAK eksenli incelemeler nedeniyle hesap üzerinde kısıt, bloke benzeri pratik sonuçlar veya detaylı hareket incelemesi gündeme gelebilir. Son dönemde kamuoyuna yansıyan resmi nitelikli açıklamalar da kullanılmayan ya da başkalarına kullandırılan hesapların suçta araçsallaştırılabildiğine dikkat çekmektedir.

Ceza soruşturması başladıktan sonra ise dosyanın kapsamına göre hesap hareketleri, telefon kayıtları, cihaz verileri, mesajlaşmalar ve para akış zinciri ayrıntılı biçimde incelenebilir. Bu süreçte hesabın yalnızca “ödeme almak için verildiği” yönündeki beyanın, objektif verilerle desteklenmesi gerekir. Aksi durumda hesap sahibi, dosyada şüpheli veya sanık sıfatıyla yer alabilir.

Mağdur ile hesap sahibinin hukuki konumu neden farklıdır?

İBAN kullandırma dosyalarında bazen aynı kişi hem mağdur hem şüpheli gibi görünür. Örneğin bir kişi, “sana burs çıkardık”, “evden iş vereceğiz”, “komisyon kazanacaksın” gibi vaatlerle kandırılıp hesabını vermiş olabilir. Böyle bir durumda gerçekten aldatılıp aldatılmadığı, maddi menfaat elde edip etmediği, hesabın kullanım şekli, olay sonrası davranışları ve delillerin genel görünümü önemlidir. Ceza hukuku bireysel kusur sorumluluğu esasına dayanır; bu yüzden herkese otomatik olarak aynı nitelendirme yapılamaz.

Bununla birlikte hesap sahibi, kendisini mağdur olarak görse bile dosya içeriği onun sorumluluğunu da ortaya koyabilir. Özellikle bilinçli risk alma, komisyon karşılığı işlem yapma veya para hareketlerini bizzat yönetme gibi olgular varsa, kişi yalnızca “kandırıldım” demekle sorumluluktan kurtulamayabilir.

İBAN kiralama ile para aklama arasındaki fark nedir?

Bu iki kavram uygulamada sıkça karıştırılır. İBAN kiralama, daha çok hesap veya İBAN’ın üçüncü kişiye tahsis edilmesini anlatan fiilî bir davranıştır. Para aklama ise suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin yasa dışı kaynağını gizlemeye veya meşru gösterilmeye yönelik işlemler bütünüdür. Dolayısıyla her İBAN kullandırma olayı otomatik olarak aklama suçu oluşturmaz; ancak hesap, suç gelirinin kaynağını gizlemek veya izini kaybettirmek amacıyla kullanıldıysa aklama suçu gündeme gelebilir.

Başka bir ifadeyle, hesap kullandırma bazen dolandırıcılığa iştirakin parçası, bazen 5549 sayılı Kanun açısından bildirim yükümlülüğüne aykırılık, bazen de aklama suçunun icra hareketlerinden biri olabilir. Somut olayın niteliği değiştikçe suç vasfı ve ceza aralığı da değişir.

Uygulamada en çok kimler hedef alınıyor?

Kamuoyuna yansıyan güncel açıklamalarda özellikle öğrenciler, işsizler, ev kadınları, kısa sürede para kazanmak isteyenler ve kullanılmayan banka hesaplarına sahip kişiler hedef alınan gruplar arasında gösterilmektedir. Bu tespit, suç tipinin yalnızca profesyonel örgütler açısından değil, ekonomik zorluk içindeki bireyler açısından da ciddi bir risk alanı yarattığını göstermektedir.

Bu yönüyle konu sadece ceza hukuku meselesi değil, aynı zamanda önleyici hukuk ve finansal farkındalık meselesidir. Çünkü çoğu kişi “sadece hesabımı verdim” düşüncesiyle hareket etmekte; oysa hesabın hangi işlem zincirinde kullanılacağını bilmeden böyle bir tahsiste bulunmak ağır hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.

Soruşturma sürecinde hangi deliller önemlidir?

İBAN kullandırma ve hesap kiralama dosyalarında delil yapısı büyük ölçüde dijital ve finansal izlerden oluşur. Özellikle şu unsurlar önem taşır:

  • Banka hesap hareketleri
  • Paranın hesaba giriş ve çıkış saatleri
  • ATM çekim kayıtları ve kamera görüntüleri
  • Mobil bankacılık giriş logları
  • Telefon, hat ve cihaz eşleştirmeleri
  • Mesajlaşma kayıtları
  • Komisyon veya menfaat ilişkisi
  • Tanık beyanları
  • Aynı yöntemle açılmış başka hesap bağlantıları

Bu deliller, kişinin sadece hesap sahibi mi olduğu, yoksa suç akışını yöneten aktif bir parça mı olduğu konusunda belirleyici olur. Savunmanın da buna göre teknik biçimde kurulması gerekir.

Hukuki Değerlendirme ve Sonuç

İBAN kiralama veya banka hesabını başkasına kullandırma, sanıldığının aksine “küçük bir iyilik” ya da “basit bir komisyon işi” değildir. Türk hukukunda bu fiil, somut olayın özelliklerine göre basit dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, suça iştirak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve 5549 sayılı Kanun kapsamındaki bildirim yükümlülüğünün ihlali gibi birden fazla suç başlığı altında değerlendirilebilir. Bu nedenle ceza, tek kalemde söylenebilecek sabit bir rakam değil; failin rolü, kastı, menfaat temini, hesabın kullanım biçimi ve para hareketlerinin niteliğine göre değişen çok katmanlı bir hukuki sonuçtur.

Özellikle internet üzerinden işlenen dolandırıcılıklarda banka ve bilişim altyapısı kullanıldığı için nitelikli dolandırıcılık hükümleri sıkça gündeme gelmekte; hesapların suç gelirinin aktarımında kullanılması hâlinde ise aklama suçu riski doğmaktadır. Buna ek olarak, başkası hesabına işlem yapıldığının yükümlüye yazılı olarak bildirilmemesi de ayrı bir suçlama başlığı oluşturabilmektedir. Bu yüzden İBAN veya banka hesabının üçüncü kişilere kullandırılması, ceza hukuku bakımından son derece yüksek riskli bir davranıştır.

Somut olayın niteliği, dosyadaki deliller ve kişinin olaydaki rolü her dosyada ayrı değerlendirilmelidir. Bu nedenle gerek soruşturma aşamasında şüpheli konumundaki kişiler bakımından, gerekse dolandırıcılık mağduru olarak hesabı kullanılmış kişiler bakımından teknik ve dosya odaklı hukuki inceleme büyük önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

İBAN kiralama suç mu?
Evet, İBAN kiralama veya banka hesabını üçüncü kişiye kullandırma ciddi şekilde suç şüphesi doğurur. Somut olayın niteliğine göre fiil, 5549 sayılı Kanun m.15 kapsamında başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi, nitelikli dolandırıcılığa iştirak veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama kapsamında değerlendirilebilir. Bu nedenle “sadece hesabımı verdim” savunması her olayda yeterli olmaz.
İBAN kullandırmanın cezası nedir?
Ceza, dosyanın hangi suç kapsamında değerlendirildiğine göre değişir. 5549 sayılı Kanun m.15 kapsamında değerlendirme yapılırsa 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya 5.000 güne kadar adli para cezası gündeme gelebilir. Olay dolandırıcılık veya aklama boyutu taşıyorsa ceza çok daha ağır olabilir.
Sadece banka hesabımı verdim, yine de ceza alır mıyım?
Evet, alabilirsiniz. Ceza sorumluluğu yalnızca parayı kimin çektiğine göre değil; hesabın hangi amaçla kullandırıldığına, kişinin bunu bilip bilmediğine, menfaat elde edip etmediğine ve suça bilinçli katkı sunup sunmadığına göre belirlenir. Özellikle komisyon karşılığı hesap kullandırılması, savcılık tarafından daha ağır yorumlanabilir.
İBAN kiralama dolandırıcılık suçuna girer mi?
Birçok olayda evet. Hesap, mağdurdan hileyle alınan paranın aktarılması için kullanılmışsa dosya TCK m.158 nitelikli dolandırıcılık kapsamında incelenebilir. Özellikle banka veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı dolandırıcılık türlerinde, hesabını bilerek kullandıran kişinin de iştirak sorumluluğu gündeme gelebilir.
İBAN kullandırmak kara para aklama suçu sayılır mı?
Her olayda otomatik olarak sayılmaz; ancak suçtan elde edilen paranın kaynağını gizlemek, başka hesaplara dağıtmak, meşru görünüm kazandırmak veya sistem içinde dolaştırmak amacı varsa TCK m.282 kapsamında aklama suçu gündeme gelebilir. Bu suç bakımından öncül bir suçtan elde edilmiş malvarlığı değeri bulunması önem taşır.
Komisyon karşılığı hesap kullandırmak cezayı ağırlaştırır mı?
Komisyon alınması, kişinin işlemi tesadüfen değil bilinçli ve menfaat karşılığı yaptığını gösterebilecek önemli bir delildir. Bu durum tek başına her zaman farklı bir suç oluşturmasa da, soruşturmada kastın ve iştirak iradesinin ispatı açısından aleyhe değerlendirilir. Özellikle dolandırıcılık ve aklama dosyalarında komisyon ilişkisi ciddi risk yaratır.
İBAN kullandırma nedeniyle banka hesabına bloke konulur mu?
Evet, şüpheli para hareketleri nedeniyle hesaplar incelenebilir ve soruşturma kapsamında bloke, işlem kısıtı veya farklı koruma tedbirleri gündeme gelebilir. Özellikle suç gelirine ilişkin şüphe bulunan dosyalarda finansal hareketlerin durdurulması ve delillerin incelenmesi sık görülen bir uygulamadır.
İBAN kullandırma dosyasında beraat mümkün mü?
Beraat mümkündür; ancak bunun için hesabın suç amacıyla kullandırıldığını bilmediğinizin, menfaat elde etmediğinizin ve suça bilinçli katkı sunmadığınızın somut delillerle ortaya konulması gerekir. Sadece “haberim yoktu” demek çoğu zaman yeterli görülmez; bankacılık hareketleri, mesajlaşmalar ve para akışı birlikte değerlendirilir.
Av. Erdem Varol
Hukuki konuları mevzuat, yargı kararları ve uygulama çerçevesinde ele alan bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.
Avukata Sor