tr

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Manevi tazminat davası; kişilik hakkının, beden bütünlüğünün veya aile hukukundan kaynaklanan manevi değerlerin hukuka aykırı biçimde zedelenmesi hâlinde açılan, amacı yaşanan manevi sarsıntının hukuk düzeni içinde giderilmesini sağlamak olan bir dava türüdür. Genel çerçevede kişilik hakkı ihlallerinde Türk Borçlar Kanunu m.58 ile Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25; bedensel zarar ve ölüm hâllerinde Türk Borçlar Kanunu m.56; boşanmaya bağlı manevi tazminatta ise Türk Medeni Kanunu m.174 temel dayanakları oluşturur.

Bu davanın açılabilmesi için yalnızca üzüntü yaşanmış olması yeterli değildir. Mahkeme, somut olayda hukuk düzeninin koruduğu bir kişilik değerinin veya beden bütünlüğünün ihlal edilip edilmediğine, bu ihlal ile davacının iddiası arasında hukuken kabul edilebilir bir bağ bulunup bulunmadığına ve talebin hangi hukuki zemine oturduğuna bakar. Bu nedenle manevi tazminat davası, duygusal anlatımdan çok doğru hukuki nitelendirme ve sağlam delil kurgusu gerektirir.

Manevi tazminat davası nedir?

Kişilik hakkı zedelenen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Kanun bununla da yetinmemiş; hâkime, para ödemesi yerine veya buna ek olarak başka bir giderim biçimi kararlaştırma, saldırıyı kınayan karar verme ve kararın yayımlanmasına hükmetme imkânı da tanımıştır. Bu yönüyle manevi tazminat davası yalnızca para talebinden ibaret değildir; bazı dosyalarda düzeltme, hukuka aykırılığın tespiti, saldırının durdurulması veya kararın ilanı da en az para talebi kadar önemli olabilir.

Türk Medeni Kanunu m.25 de kişilik hakkına yönelen saldırılarda önleme, durdurma ve hukuka aykırılığın tespiti taleplerini açıkça kabul eder. Uygulamada özellikle hakaret, iftira, sosyal medya paylaşımı, özel hayatın ihlali, fotoğraf veya görüntünün rıza dışında kullanılması gibi durumlarda yalnızca “para” değil, ihlalin sonlandırılması ve etkilerinin giderilmesi de dava stratejisinin bir parçası hâline gelir.

Hangi hâllerde manevi tazminat davası açılabilir?

Kişilik hakkına saldırı oluşturan hakaret, iftira, küçük düşürücü yayın, özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin veya görüntünün hukuka aykırı kullanımı gibi durumlarda TBK m.58 ve TMK m.24-25 çerçevesinde dava açılabilir. Beden bütünlüğünün zedelenmesi, ağır yaralanma ve ölüm hâllerinde ise TBK m.56 özel düzenleme getirir; bu maddede zarar görene, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde de yakınlara manevi tazminat verilmesi mümkün kılınmıştır. Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş bakımından ise özel hüküm TMK m.174’tür.

Bu nedenle “manevi tazminat davası” tek tip bir dava değildir. Trafik kazası nedeniyle açılan manevi tazminat davası ile sosyal medya hakareti nedeniyle açılan dava aynı hukuki mantık içinde görünse de dayanak maddeler, görevli mahkeme, yetki kuralı, delil yapısı ve bazı süreler bakımından farklılık gösterebilir. En çok yapılan hata, her olayı tek bir kalıba sokarak dilekçe hazırlamaktır.

Davanın hukuki dayanağı nasıl belirlenir?

Kişilik hakkının ihlali söz konusuysa temel dayanak çoğu kez TMK m.24-25 ile TBK m.58 olur. Bedensel zarar, ağır yaralanma veya ölüm söz konusuysa TBK m.56 öne çıkar. Boşanma nedeniyle istenen manevi tazminatta ise TBK m.58’e değil, öncelikle TMK m.174’e gidilir; çünkü burada özel hüküm vardır ve taleple birlikte kusur, boşanma sebebi olan olaylar ve kişilik hakkına saldırı ayrıca değerlendirilir.

Davanın dayanağı yanlış kurulursa, görevli mahkeme seçimi, zamanaşımı hesabı ve talep sonucu da hatalı kurulabilir. Bu sebeple dilekçe hazırlanırken ilk soru “Ne kadar manevi zarar yaşandı?” değil, “Bu olay hangi kanuni zeminde korunuyor?” olmalıdır. Somut olayın niteliğine göre bazen yalnızca para talebi değil, saldırının durdurulması, kararın yayımlanması veya hukuka aykırılığın tespiti istemi daha etkili hukuki koruma sağlar.

Manevi tazminat davasının temel şartları

İlk şart, hukuka aykırı bir saldırı veya kanunun özel olarak koruduğu bir zarar hâlinin bulunmasıdır. TMK m.24 açıkça, kişilik hakkına yapılan her saldırının; ancak rıza, üstün nitelikte özel ya da kamusal yarar veya kanunun verdiği yetkinin kullanılması gibi sebepler varsa hukuka uygun sayılacağını belirtir. Yani her sert söz, her tartışma veya her sosyal rahatsızlık otomatik olarak manevi tazminat doğurmaz; önce hukuka aykırılık değerlendirilir.

İkinci şart, davacının korunan bir manevi değerinin gerçekten zedelenmiş olmasıdır. Kişilik hakkı, şeref ve haysiyet, özel hayat, isim, görüntü, beden bütünlüğü, aile hayatı gibi değerler burada öne çıkar. Bedensel zarar ve ölüm dosyalarında kanun bu korumayı ayrıca düzenlediği için, zararın kapsamı ile mağdurun ve yakınlarının durumu olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Üçüncü şart, iddia edilen olay ile manevi zarar arasında bağ kurulabilmesidir. Bu bağ çoğu kez tanık beyanı, sağlık raporu, ceza soruşturması evrakı, mesaj kayıtları, ekran görüntüleri, uzman raporları, sosyal medya içerikleri, kamera kaydı veya resmî tutanaklarla ortaya konur. Dava dilekçesinde vakıaların açık özetleri ve her vakıanın hangi delille ispat edileceği gösterilmek zorundadır.

Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Genel kural olarak, şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine özel bir düzenleme yoksa görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. HMK m.2 bunu açıkça kabul eder. Bu nedenle kişilik hakkı ihlali, hakaret, özel hayatın ihlali veya benzeri genel manevi tazminat taleplerinde ilk bakılması gereken mahkeme çoğu kez asliye hukuk mahkemesidir.

Yetki bakımından ise HMK m.16 önemlidir. Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir. Ayrıca TMK m.25, kişilik hakkının korunmasına ilişkin davalarda davacının kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabileceğini söyler. Bu durum, özellikle internet yayını, sosyal medya paylaşımı ve basın yoluyla ihlal iddialarında yetki planlamasını önemli hâle getirir.

Boşanmaya bağlı manevi tazminat talepleri aile hukukundan doğduğu için aile mahkemelerinin görev alanına girer. 4787 sayılı Kanun, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından doğan aile hukuku uyuşmazlıklarının aile mahkemelerinde görüleceğini düzenler. Bu nedenle TMK m.174’e dayanan manevi tazminat taleplerinde asliye hukuk değil, aile mahkemesi esas alınmalıdır.

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan manevi tazminat taleplerinde ise görev iş mahkemesindedir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ayrıca iş kazasından doğan tazminat davalarında zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili saymıştır.

Arabuluculuk zorunlu mu?

Genel kişilik hakkı ihlali temelli manevi tazminat davalarında kural olarak doğrudan dava açılır; her manevi tazminat davası için otomatik bir dava şartı arabuluculuk yoktur. Ancak uyuşmazlığın niteliği değiştiğinde bu cevap da değişir. Özellikle iş ve ticaret alanındaki tazminat uyuşmazlıklarında ayrı dava şartları gündeme gelebilir.

7036 sayılı Kanun, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi-işveren alacağı ve tazminatında arabuluculuğu dava şartı yapmış; buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarını bu zorunluluktan açıkça istisna tutmuştur. Ticari davalarda ise konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Bu nedenle dosyanın “manevi tazminat” olarak adlandırılması tek başına yeterli değildir; uyuşmazlığın hangi hukuk dalına oturduğu ayrıca belirlenmelidir.

Zamanaşımı ne kadar?

TBK m.72’ye göre haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl içinde ileri sürülmelidir. Eğer fiil aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımı öngören bir suç niteliği taşıyorsa, bu durumda daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Bu süreler manevi tazminat davalarında en kritik başlıklardan biridir.

Boşanma nedeniyle açılacak manevi tazminat taleplerinde ise ayrı bir süre rejimi vardır. TMK m.178, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Bu nedenle boşanma dosyalarında TBK m.72 ile TMK m.178’in birbirine karıştırılması ciddi hak kaybı doğurabilir.

Dava açmadan önce hangi deliller toplanmalıdır?

Manevi tazminat davası, çoğu zaman “olay herkesçe biliniyor” düşüncesiyle eksik delille açılır; oysa mahkeme, iddianın hukuken ispatlanabilir hâle getirilmesini bekler. Hastane raporları, adli raporlar, polis veya jandarma tutanakları, savcılık soruşturma evrakı, ceza dosyası, sosyal medya ekran görüntüleri, noter tespitleri, yazışmalar, e-postalar, kamera görüntüleri ve tanık anlatımları olayın niteliğine göre dosyanın omurgasını oluşturur. Dava dilekçesinde her vakıanın hangi delille ispat edileceğinin gösterilmesi HMK m.119 gereğidir.

Ceza dosyası bulunan olaylarda soruşturma veya kovuşturma evrakı önemli delil değeri taşıyabilir. Bununla birlikte TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi; kusur, ayırt etme gücü ve zararın belirlenmesi yönlerinden ceza hâkiminin değerlendirmesiyle bağlı değildir. Başka bir anlatımla, beraat kararı verilmiş olması her zaman hukuk davasının da reddedileceği anlamına gelmez; ama ceza dosyasındaki maddi tespitler yine de güçlü delil niteliği taşıyabilir.

Dava dilekçesinde neler bulunmalıdır?

HMK m.119’a göre dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu, dava değerine ilişkin açıklama, olayların sıra numarasıyla özeti, her olayın hangi delillerle ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza bulunmalıdır. Manevi tazminat davalarında en sık görülen usul sorunlarından biri, olayların soyut bırakılması ve talep sonucunun belirsiz yazılmasıdır.

İyi hazırlanmış bir manevi tazminat dilekçesi, yalnızca “üzüldüm, yıprandım” cümlelerine dayanmaz. Olayın tarihi, yeri, kim tarafından gerçekleştirildiği, ihlalin ne şekilde ortaya çıktığı, kişilik hakkına hangi yönlerden zarar verdiği, bu zararın delilleri ve istenen hukuki sonuç açık biçimde yazılmalıdır. Ayrıca uygun ise yalnızca para değil; saldırının durdurulması, kararın yayımlanması veya hukuka aykırılığın tespiti gibi tamamlayıcı talepler de açıkça gösterilmelidir.

Harç ve gider avansı nasıl işler?

HMK m.120 gereğince davacı, dava açarken yargılama harçları ile gider avansını yatırmak zorundadır. Gider avansı tutarları, ilgili yıl tarifelerine göre belirlenir; Adalet Bakanlığı da bu tarifelerin Resmî Gazete’de yayımlandığını duyurur. Harç tutarları da yıllık tebliğlerle güncellenir. Bu nedenle “manevi tazminat davası açma ücreti” için her dosyada geçerli tek ve sabit bir rakam vermek doğru değildir; talep yapısı, dava türü ve yürürlükteki yıl tarifesi birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle boşanma davası içinde ileri sürülen manevi tazminat talebi ile bağımsız bir haksız fiil davası içindeki manevi tazminat talebinin mali ve usuli sonuçları aynı şekilde ele alınmamalıdır. Uygulamada usulî maliyet hesabı yapılmadan açılan davalar, eksik harç veya eksik avans sorunları nedeniyle süreci uzatabilmektedir. Bu noktada somut dosyaya göre ön hesap yapılması önemlidir.

Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Manevi tazminatta sabit bir tarife yoktur. TBK m.56 ve m.58, hâkime “uygun bir miktar” para takdir etme yetkisi verir. Anayasa Mahkemesi de 2025 tarihli kararında, manevi tazminat olarak ödenecek tutarın matematiksel bir hesaplama yöntemine bağlanmadığını, miktarın hâkimin takdir yetkisi içinde kaldığını ve davacının dava açarken hangi tutarın kabul edileceğini önceden tam olarak öngöremeyeceğini açıkça vurgulamıştır.

Bu sebeple mahkeme; olayın ağırlığı, ihlalin niteliği, yayılma alanı, tarafların durumu, mağdur üzerindeki etkisi, ihlalin sürekliliği, kusurun yoğunluğu ve somut dosyanın özelliklerini birlikte değerlendirir. Yüksek bir rakam yazmak otomatik olarak yüksek hüküm anlamına gelmez; düşük ve özensiz bir talep de hak kaybına yol açabilir. Miktar belirleme aşaması, manevi tazminat davalarının en stratejik bölümüdür.

Ölüm ve yaralanma hâlinde kimler talepte bulunabilir?

TBK m.56, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun miktarda manevi tazminat verilmesini düzenler. Aynı maddede ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu düzenleme özellikle trafik kazası, iş kazası, doktor hatası, saldırı ve benzeri olaylarda önem taşır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, “yakın” kavramının her dosyada aynı kapsamda ve otomatik biçimde uygulanmamasıdır. Aile bağı, fiilî yakınlık, olayın yarattığı sarsıntı ve somut ilişkinin niteliği dosya bazında değerlendirilir. Bu nedenle ölüm veya ağır yaralanma dosyalarında talep sahiplerinin doğru belirlenmesi başlı başına teknik bir çalışmadır.

Boşanmada manevi tazminat nasıl istenir?

TMK m.174’e göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir. Bu talep, boşanma davası içinde ileri sürülebileceği gibi, boşanma hükmü kesinleştikten sonra da ayrı dava ile istenebilir; ancak bu ikinci durumda TMK m.178’deki bir yıllık süreye dikkat edilmelidir.

Boşanmaya bağlı manevi tazminat ile genel haksız fiil manevi tazminatı birbirine karıştırılmamalıdır. Burada değerlendirme, boşanmaya sebep olan olaylar, tarafların kusur durumu ve kişilik hakkına saldırı olup olmadığı üzerinden yapılır. Görevli mahkeme de aile mahkemesidir. Bu başlıkta yanlış kanun maddesine dayanmak, talebin niteliğini zayıflatır.

Sosyal medya, internet yayını ve hakaret nedeniyle dava açılır mı?

Evet; sosyal medya paylaşımı, internet haberi, yorum, görsel veya video yoluyla şeref ve itibarın zedelenmesi, özel hayatın ihlali ya da görüntünün izinsiz kullanılması durumlarında manevi tazminat gündeme gelebilir. Bu tür dosyalarda TMK m.24-25 ile TBK m.58 birlikte önem kazanır. Sadece para istemekle yetinmeyip içeriğin kaldırılması, saldırının durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayımlanması da talep edilebilir.

İnternet kaynaklı ihlallerde delilin hızlı toplanması ayrı bir önem taşır. İçeriğin silinmesi, değiştirilmesi veya hesabın kapatılması ihtimali bulunduğundan ekran görüntüsü, noter tespiti, kaydı, tarih-saat bilgisi ve platform yazışmaları mümkün olduğunca erken aşamada dosyaya alınmalıdır. Yetki değerlendirmesinde HMK m.16 ve TMK m.25 birlikte düşünülmelidir.

Dava süreci adım adım nasıl ilerler?

İlk aşama, olayın doğru hukuki niteliğinin belirlenmesidir. Kişilik hakkı ihlali mi vardır, bedensel zarar mı söz konusudur, yoksa boşanmaya bağlı özel bir manevi tazminat mı talep edilecektir? Bu ayrım; görevli mahkemeyi, süreleri, delilleri ve talep biçimini doğrudan etkiler.

İkinci aşama, görevli ve yetkili mahkemenin doğru seçilmesidir. Genel manevi tazminat davalarında asliye hukuk; boşanmaya bağlı taleplerde aile mahkemesi; iş kazası ve benzeri iş uyuşmazlıklarında iş mahkemesi gündeme gelir. Yetki bakımından ise davalının yerleşim yeri yanında, haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri de önemli olabilir.

Üçüncü aşama, delil dosyasının oluşturulmasıdır. Olayı ispatlayan her belge, ekran görüntüsü, rapor, tanık ve resmî evrak dava açılmadan önce mümkün olduğunca toparlanmalıdır. Manevi tazminat davasında ikna gücü, çoğu zaman yazılmış cümlelerden çok delil mimarisinden gelir.

Dördüncü aşama, HMK m.119’a uygun dava dilekçesinin hazırlanması ve talep sonucunun açık kurulmasıdır. Manevi tazminat yanında uygun ise saldırının durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti, kararın yayımlanması gibi talepler de eklenmelidir. Dava açılırken harç ve gider avansı yatırılır.

Beşinci aşama, yargılama sürecidir. Tebligat, ön inceleme, delillerin toplanması, gerekiyorsa bilirkişi veya uzman değerlendirmesi, tanık dinlenmesi ve tahkikat aşamalarından sonra mahkeme hüküm kurar. Ceza dosyası varsa bu dosya hukuk yargılamasında delil olarak önem taşıyabilir; ancak hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kusur ve beraat değerlendirmesiyle otomatik biçimde bağlı değildir.

Sık karıştırılan hususlar

Genel kişilik hakkı ihlaline dayalı manevi tazminat ile boşanmaya bağlı manevi tazminat aynı dava değildir. İlki çoğunlukla TBK m.58 ve TMK m.24-25 zemininde; ikincisi ise TMK m.174 zemininde değerlendirilir. Bu ayrım hem mahkemeyi hem de süre hesabını değiştirir.

Ölüm hâlinde yakınların manevi tazminat istemesi ile kişilik hakkına dayalı istemin mirasa geçmesi de ayrı konulardır. TMK m.25, manevi tazminat isteminin karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemeyeceğini ve mirasbırakan tarafından ileri sürülmedikçe mirasçılara geçmeyeceğini düzenler. Buna karşılık TBK m.56, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlara doğrudan manevi tazminat talep hakkı tanır.

Bir diğer karışıklık, ceza davası olmadan manevi tazminat açılamayacağı düşüncesidir. Oysa hukuk davası için her zaman ceza mahkûmiyeti şart değildir. Ceza dosyası delil değerine sahip olabilir; fakat hukuk hâkimi kendi değerlendirmesini yapar.

Sıkça sorulan sorular

Manevi tazminat davası kaç yıl içinde açılır?

Genel haksız fiil rejiminde TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl uygulanır; suç oluşturan fiillerde daha uzun ceza zamanaşımı devreye girebilir. Boşanmaya bağlı taleplerde ise TMK m.178’deki bir yıllık süre dikkate alınır.

Manevi tazminat miktarı nasıl hesaplanır?

Sabit formül yoktur. Kanun “uygun miktar” der; Anayasa Mahkemesi de manevi tazminatın matematiksel hesap yöntemine bağlanmadığını ve miktarın hâkimin takdirinde olduğunu açıkça vurgulamıştır.

Ceza davası açılmadan manevi tazminat istenebilir mi?

Evet. Ceza süreci bulunması yararlı olabilir; ancak hukuk hâkimi ceza mahkemesinin beraat veya kusur değerlendirmesiyle kendiliğinden bağlı değildir.

Sosyal medya hakareti için manevi tazminat davası açılır mı?

Somut olay kişilik hakkı ihlali oluşturuyorsa açılabilir. Para talebine ek olarak saldırının durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayımlanması gibi istemler de ileri sürülebilir.

İş kazasında arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. 7036 sayılı Kanun, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarını dava şartı arabuluculuk dışında bırakmıştır.

Boşanmada manevi tazminat ne zaman istenir?

Boşanma davası içinde istenebilir; ayrıca boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra da ayrı dava açılabilir. Ancak bu durumda TMK m.178’deki bir yıllık süre kaçırılmamalıdır.

Hukuki Değerlendirme ve Başvuru Stratejisi

Manevi tazminat davası, yalnızca duygusal bir başvuru yolu değil; doğru kanuni dayanak, doğru mahkeme, doğru süre hesabı ve güçlü delil sistematiği gerektiren teknik bir yargılama alanıdır. Kişilik hakkı ihlali, yaralanma, ölüm, sosyal medya yayını, iş kazası veya boşanma gibi başlıkların her biri farklı usul ve içerik sonuçları doğurur. Bu sebeple dava açmadan önce olayın hangi hukuki kategoriye girdiğinin netleştirilmesi, talep sonucunun ölçülü ve isabetli kurulması ve zamanaşımı ile görev-yetki konularının dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Somut olayın özellikleri sonuca doğrudan etki ettiğinden, özellikle yüksek etkili dosyalarda profesyonel hukuki destekle ilerlenmesi ciddi usul hatalarının önüne geçer.

Av. Erdem Varol
Bu web sitesinde yer alan içerikler genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her hukuki konu, somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriklerin izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda kullanılması uygun değildir.
Whatsapp
Av. Erdem VAROL
Av. Erdem VAROL
Merhaba!
Size nasıl yardımcı olabilirim?
1