
Boşanma davası avukatı; boşanma sebebinin hukuken belirlenmesi, dilekçelerin hazırlanması, delillerin usulüne uygun sunulması, nafaka, velayet ve tazminat taleplerinin yapılandırılması ile kararın kesinleşmesine kadar uzanan sürecin yürütülmesini sağlar. Boşanma davası avukatı ücretleri ise davanın anlaşmalı veya çekişmeli olması, dosyanın kapsamı, talep edilen hukuki korumalar, deliller, duruşma sayısı ve kanun yolu aşamalarına göre değişir. Avukatlık ücreti ile mahkeme harçları ve yargılama giderleri birbirinden farklı kalemlerdir.
Boşanma Davası Avukatı Ne Yapar?
Boşanma davası yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin bir yargılama değildir. Dava sırasında veya boşanmanın ardından eşlerin ekonomik durumu, çocukların velayeti, kişisel ilişki düzeni, nafaka, maddi ve manevi tazminat, aile konutunun kullanımı ve mal rejiminin tasfiyesi gibi önemli hukuki meseleler gündeme gelebilir.
Boşanma davası avukatının temel görevleri şunlardır:
- Somut olayın hukuki boşanma sebebini belirlemek,
- Görevli ve yetkili mahkemeyi tespit etmek,
- Dava ve cevap dilekçelerini usul kurallarına uygun hazırlamak,
- Tedbir nafakası, geçici velayet ve konut tahsisi gibi geçici önlemleri talep etmek,
- Hukuka uygun delilleri belirlemek ve mahkemeye sunmak,
- Tanık anlatımlarını ve diğer delilleri dosya stratejisi içinde değerlendirmek,
- Maddi ve manevi tazminat taleplerini hukuki şartlarıyla birlikte ileri sürmek,
- Çocukların üstün yararına uygun velayet ve kişisel ilişki düzeni oluşturulmasına katkı sağlamak,
- Anlaşmalı boşanma protokolünü hazırlamak veya incelemek,
- Duruşmalara katılmak ve ara kararların yerine getirilmesini takip etmek,
- Gerekli olması hâlinde istinaf ve temyiz başvurularını yürütmek,
- Kararın kesinleşmesi ve karar sonrası işlemleri takip etmek.
“Boşanma avukatı” ifadesi uygulamada aile hukuku alanında çalışan avukatları tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır. Hukuken ayrı bir avukatlık unvanı değildir. Bununla birlikte aile hukuku uyuşmazlıklarının kişisel, ekonomik ve çocuklara ilişkin sonuçları birlikte doğurması, bu alandaki uygulama deneyimini önemli hâle getirir.
Boşanma Davasının Hukuki Dayanakları
Boşanma sebepleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161 ila 166. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanunda özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri ayrı ayrı yer almaktadır.
Başlıca boşanma sebepleri şöyledir:
- Zina,
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış,
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme,
- Terk,
- Akıl hastalığı,
- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması,
- Eşlerin boşanmanın sonuçlarında anlaşması,
- Ortak hayatın yeniden kurulamaması.
Boşanma sebebinin doğru belirlenmesi yalnızca davanın adı bakımından önemli değildir. İspatlanması gereken vakıalar, kullanılabilecek deliller, hak düşürücü süreler ve kusur değerlendirmesi seçilen hukuki sebebe göre değişebilir.
Örneğin zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerine dayanan davalarda, fiilin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreler bulunmaktadır. Affeden tarafın bu sebeplere dayanarak dava açma hakkı da ortadan kalkabilir. Buna karşılık evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi farklı bir değerlendirmeye tabidir.
Bu nedenle dilekçede yalnızca “şiddetli geçimsizlik” veya “anlaşamama” gibi soyut ifadelerin kullanılması çoğu zaman yeterli değildir. Evlilik birliğini etkileyen olayların tarih, yer, davranış ve sonuç bağlantısı kurularak somutlaştırılması gerekir.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark
Anlaşmalı boşanma davası
Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesine göre anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Eşler birlikte başvurabilir veya bir eşin açtığı davayı diğer eş kabul edebilir.
Bunun yanında:
- Tarafların hâkim tarafından bizzat dinlenmesi,
- Boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığının belirlenmesi,
- Boşanmanın mali sonuçları hakkında anlaşılması,
- Çocukların durumu hakkında düzenleme yapılması,
- Protokolün hâkim tarafından uygun bulunması gerekir.
Hâkim, tarafların hazırladığı protokolü özellikle çocukların üstün yararı ve tarafların mali hakları yönünden denetler. Gerekli gördüğü değişiklikleri taraflara önerebilir. Değişiklikler kabul edilmezse anlaşmalı boşanma kararı verilmeyebilir.
Anlaşmalı boşanma, yalnızca tarafların “boşanmak istiyoruz” demesiyle tamamlanan şekli bir işlem değildir. İştirak nafakasının artış yöntemi, çocukla kişisel ilişki, konutun ve eşyaların durumu, tazminat, yoksulluk nafakası ve yargılama giderleri gibi konuların açık ve uygulanabilir şekilde düzenlenmemesi, karar sonrasında yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Çekişmeli boşanma davası
Tarafların boşanma veya boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamaması hâlinde çekişmeli boşanma davası gündeme gelir. Uyuşmazlık yalnızca boşanma iradesiyle sınırlı olmayabilir. Kusur, velayet, nafaka, tazminat, aile konutu veya kişisel ilişki düzeni konularından biri üzerinde anlaşmazlık bulunması da davayı çekişmeli hâle getirebilir.
Çekişmeli boşanma davalarında iddiaların ispatlanması gerekir. Mahkeme; dilekçeleri, tanık anlatımlarını, belgeleri, sosyal ve ekonomik durum araştırmalarını, uzman incelemelerini ve hukuka uygun diğer delilleri birlikte değerlendirir.
Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesi gereğince hâkim, boşanma davasında tarafların ikrarıyla bağlı değildir. Davanın dayandığı olayların gerçekleştiğine vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Bu nedenle karşı tarafın bir iddiayı kabul etmiş görünmesi dahi her durumda tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli olmayabilir.
Boşanma Davası Nerede Açılır?
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre yetkili mahkeme:
- Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya
- Davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturulan yer mahkemesidir.
Yetkili mahkemenin yanlış belirlenmesi, yetki itirazı ve dosyanın başka bir mahkemeye gönderilmesi nedeniyle sürecin uzamasına ve ek gider oluşmasına yol açabilir.
Boşanma davası, dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Bu nedenle dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurma şartı bulunmaz.
Boşanma Davası Süreci Nasıl İlerler?
1. Hukuki ön değerlendirme
İlk aşamada evlilik sürecinde yaşanan olaylar kronolojik olarak değerlendirilir. Boşanma sebebi, kusur iddiaları, çocukların durumu, tarafların gelirleri, malvarlığı ve mevcut deliller incelenir.
Bu aşamada özellikle şu soruların cevaplandırılması gerekir:
- Hangi boşanma sebebine dayanılacaktır?
- Talep edilecek geçici tedbirler nelerdir?
- Velayet konusunda nasıl bir düzenleme istenmektedir?
- Nafaka ve tazminat taleplerinin hukuki şartları oluşmuş mudur?
- Mevcut deliller hukuka uygun şekilde elde edilmiş midir?
- Koruma tedbiri gerektiren şiddet veya tehdit bulunmakta mıdır?
2. Dava dilekçesinin hazırlanması
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesi uyarınca dava dilekçesinde taraf bilgileri, vakıalar, deliller, hukuki sebepler ve talep sonucu açıkça gösterilmelidir. Vakıaların sıra numarası altında, açık ve somut biçimde yazılması önem taşır.
Dava dilekçesinde ileri sürülmeyen olayların daha sonra dosyaya eklenmesi usul kuralları nedeniyle güçleşebilir. Aynı şekilde velayet, nafaka veya tazminat taleplerinin eksik ya da belirsiz kurulması hak kaybına yol açabilir.
3. Geçici hukuki önlemler
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, dava devam ederken eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden veya talep üzerine alabilir.
Bu kapsamda:
- Tedbir nafakası,
- Çocuğun geçici velayeti,
- Çocukla geçici kişisel ilişki,
- Ortak konutun eşlerden birine tahsisi,
- Gerekli malvarlığı koruma önlemleri gündeme gelebilir.
Aile içi şiddet, tehdit, ısrarlı takip veya güvenlik riski varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler boşanma davasından bağımsız olarak da talep edilebilir. Güvenlik riski bulunan durumlarda boşanma davasının açılması beklenmemelidir.
4. Dilekçeler aşaması
Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir. Davalı, kural olarak tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi sunar. Kanuni şartların bulunması hâlinde cevap süresinin uzatılması istenebilir.
Davalı tarafın karşı boşanma davası açması da mümkündür. Cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin ardından tarafların iddia ve savunmaları belirginleşir.
5. Ön inceleme ve tahkikat
Ön inceleme aşamasında tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları konular belirlenir; usule ilişkin itirazlar değerlendirilir. Tahkikat aşamasında ise tanıklar dinlenir, belgeler incelenir, gerekli kurumlara müzekkere yazılır ve ihtiyaç bulunması hâlinde uzman veya bilirkişi incelemesi yapılır.
Mahkeme özellikle velayet konusunda çocuğun üstün yararını esas alır. Anne veya baba olmak tek başına velayet yönünden üstünlük sağlamaz. Çocuğun yaşı, bakım düzeni, eğitim ve sağlık ihtiyaçları, ebeveynlerin yaşam koşulları ve çocuğun fiziksel ve duygusal güvenliği birlikte değerlendirilir.
6. Hüküm ve kanun yolu
Mahkeme boşanma, kusur, velayet, kişisel ilişki, nafaka ve tazminat talepleri hakkında karar verir. Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kural olarak iki hafta içinde istinaf başvurusu yapılabilir.
Boşanma hükmünün hukuki sonuçlarını tam olarak doğurabilmesi için kesinleşmesi gerekir. Tarafların duruşmada kararı kabul etmesi, tek başına kararın aynı gün kesinleştiği anlamına gelmez. Kanun yolundan feragat ve kesinleşme işlemlerinin usulüne uygun tamamlanması gerekir.
Boşanma Davasında Hangi Talepler İleri Sürülebilir?
Boşanma davasında somut olayın özelliklerine göre şu talepler gündeme gelebilir:
- Tedbir nafakası,
- Yoksulluk nafakası,
- İştirak nafakası,
- Maddi tazminat,
- Manevi tazminat,
- Velayet,
- Çocukla kişisel ilişki kurulması,
- Aile konutunun geçici tahsisi,
- Koruyucu ve önleyici tedbirler,
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti.
Yoksulluk nafakası kendiliğinden verilen bir ödeme değildir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması ve talepte bulunması gerekir. İştirak nafakası ise çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer ihtiyaçlarına katılım amacı taşır.
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamında maddi tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması gerekir. Manevi tazminatta ise boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkının saldırıya uğramış olması aranır. Yargıtay uygulamasında kusur belirlemesi, yalnızca tarafların genel iddialarına göre değil, ispatlanan vakıaların tamamı birlikte değerlendirilerek yapılmaktadır.
Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ileri sürülecek, boşanmadan doğan tazminat ve yoksulluk nafakası gibi bazı talepler bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesinde bir yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Talebin dava sırasında mı yoksa sonradan mı ileri sürüleceği dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Mal Paylaşımı Boşanma Davasına Dahil midir?
Boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi aynı hukuki işlem değildir. Eşlerin edinilmiş mallara katılma alacağı, katkı payı alacağı ve değer artış payı gibi talepleri çoğu durumda ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davasına konu edilir.
Boşanma protokolünde malvarlığına ilişkin düzenleme yapılacaksa taşınmazların tapu bilgileri, araçlar, banka hesapları, ziynet eşyaları, şirket payları ve borçlar açıkça gösterilmelidir. “Tarafların birbirinden mal talebi yoktur” şeklindeki genel bir ifade, kapsamı yeterince değerlendirilmeden imzalandığında önemli hak kayıplarına neden olabilir.
Mal rejimi tasfiyesi davası, boşanma davası avukatlık ücretine kendiliğinden dahil değildir. Bu hizmetin ücret sözleşmesinde ayrıca düzenlenmesi gerekir.
Boşanma Davasında Deliller Nasıl Değerlendirilir?
Boşanma davalarında tanık, mesaj, e-posta, fotoğraf, video, banka kaydı, sağlık belgesi, kolluk tutanağı, sosyal medya paylaşımı ve diğer belgeler delil olarak gündeme gelebilir. Ancak bir bilginin uyuşmazlıkla ilgili olması, onun mutlaka hukuka uygun delil olduğu anlamına gelmez.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189/2. maddesi gereğince hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz. Eşin telefonuna, sosyal medya hesabına veya e-posta hesabına izinsiz erişilmesi; gizli takip programı kurulması ya da üçüncü kişilere ait özel yazışmaların hukuka aykırı şekilde temin edilmesi ayrıca ceza hukuku ve kişisel verilerin korunması bakımından sorun doğurabilir.
Yargıtay uygulamasında delilin nasıl elde edildiği, ortak yaşam alanında bulunup bulunmadığı, kişisel hesaba izinsiz erişim yapılıp yapılmadığı ve delilin oluşturulup oluşturulmadığı somut olay üzerinden incelenmektedir. Bu nedenle ekran görüntüsü, ses kaydı veya mesaj kaydı sunulmadan önce hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılmalıdır.
2026 Boşanma Davası Avukatı Ücretleri
Boşanma davası avukatı ücreti için Türkiye genelinde bağlayıcı tek bir “ortalama piyasa fiyatı” bulunmamaktadır. Avukatlık ücreti; Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, ilgili baronun tavsiye tarifesi, dosyanın kapsamı ve avukat ile müvekkil arasında düzenlenen ücret sözleşmesine göre belirlenir.
2025-2026 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde asliye ve aile mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücret 45.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar piyasa ortalaması değil, yürürlükteki tarifenin asgari referansıdır.
Aşağıdaki tablo, doğrulanabilir bir yerel örnek oluşturması amacıyla Sakarya Barosu’nun 2026 yılı tavsiye niteliğindeki tarifesi esas alınarak hazırlanmıştır.
2026 Ortalama Fiyat ve Referans Ücret Tablosu
| Hukuki hizmet | 2026 ücret referansı | Yaklaşık dava açılış gideri | Yaklaşık başlangıç toplamı |
|---|---|---|---|
| Anlaşmalı boşanma davası | 72.800 TL | 4.000-5.000 TL | 76.800-77.800 TL + KDV |
| Çekişmeli boşanma davası | 150.000 TL | 4.000-5.000 TL | 154.000-155.000 TL + KDV |
| Tazminat istemli çekişmeli boşanma | 130.000 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %15’i | 4.000-5.000 TL | Talep miktarına göre değişir |
| Mal rejiminin tasfiyesi davası | 130.000 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %15’i | Nispi harç ve giderlere göre değişir | Ayrı hesaplanır |
| İlk bir saatlik büroda sözlü danışma | 8.000 TL | Bulunmaz | 8.000 TL + KDV |
| Yazılı hukuki danışma | 18.200 TL | Bulunmaz | 18.200 TL + KDV |
Tablodaki rakamlar 2026 yılı için tavsiye ve başlangıç değeridir. Kesin ücret teklifi niteliğinde değildir. Avukatın bağlı olduğu baro, dosyanın bulunduğu şehir, delillerin kapsamı, duruşma sayısı, yabancı ülkede tebligat yapılması, istinaf süreci ve ayrıca açılacak davalar toplam maliyeti değiştirebilir.
2026 Boşanma Davası Mahkeme Masrafları
Avukatlık ücreti ile mahkemeye yatırılan harç ve giderler birbirinden ayrıdır. 2026 yılı itibarıyla aile mahkemesinde açılacak maktu harca tabi bir boşanma davasında başlıca açılış kalemleri şöyledir:
| Masraf kalemi | 2026 yaklaşık tutarı |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732 TL |
| Peşin karar ve ilam harcı | 732 TL |
| İki taraflı dosya için başlangıç gider avansı | Yaklaşık 2.500 TL |
| Vekâlet suret harcı | 104 TL |
| Vekâlet pulu | 164 TL |
| Avukatla açılan dosyada yaklaşık başlangıç toplamı | Yaklaşık 4.232 TL |
Gider avansı sabit bir tutardan ibaret değildir. Yürürlükteki tarifeye göre taraf sayısının beş katı tutarında tebligat ücreti ile diğer iş ve işlemler için belirlenen maktu tutarın toplamından oluşur. Bu nedenle taraf sayısı, tebligat şekli ve dosya kapsamı toplamı değiştirebilir.
Dava sırasında ayrıca şu giderler doğabilir:
- Ek tebligat ve posta masrafları,
- Tanık ücretleri,
- Bilirkişi veya uzman incelemesi,
- Keşif giderleri,
- Yurt dışı tebligat ve tercüme masrafları,
- Noter vekâletname gideri,
- İstinaf ve temyiz harçları,
- Karar sonrası icra ve tahsil giderleri,
- Ayrı açılacak mal rejimi veya ziynet alacağı davasının harçları.
Bu nedenle dava başında yatırılan tutar, yargılama boyunca oluşabilecek bütün masrafları karşılayan kesin toplam değildir. Mahkeme gerektiğinde ek gider avansı yatırılması için süre verebilir.
Avukatlık Ücreti Nasıl Belirlenir?
Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesine göre avukatlık ücreti, avukatın sunduğu hukuki yardımın karşılığıdır. Ücretin yazılı bir sözleşmeyle belirlenmesi hem avukat hem de müvekkil bakımından açıklık sağlar.
Dava veya hükmolunacak şeyin değerinin belirli bir yüzdesi ücret olarak kararlaştırılabilir. Ancak bu oran yüzde yirmi beşi aşamaz. Ücret sözleşmesinde dava konusu para dışındaki mal veya hakların bir bölümünün aynen avukata ait olacağı yönünde hüküm kurulamaz.
Ücret belirlenirken genellikle şu unsurlar dikkate alınır:
- Davanın anlaşmalı veya çekişmeli olması,
- İddia ve savunmaların kapsamı,
- Delil ve tanık sayısı,
- Velayet uyuşmazlığı bulunması,
- Nafaka ve tazminat talepleri,
- Koruma tedbiri ihtiyacı,
- Dosyanın yabancılık unsuru taşıması,
- Malvarlığı araştırmasının kapsamı,
- Tahmini duruşma ve çalışma yoğunluğu,
- İstinaf ve temyiz aşamalarının sözleşmeye dahil olup olmaması.
Ücret Sözleşmesinde Neler Yazılmalıdır?
Boşanma davası avukatı ile yapılacak ücret sözleşmesinde en azından şu konular açıkça düzenlenmelidir:
- Avukatlık ücretinin net veya vergiler dahil tutarı,
- KDV’nin ücrete dahil olup olmadığı,
- Ödeme planı ve vadeler,
- Dava harçları ile gider avansını kimin yatıracağı,
- Anlaşmalı boşanma protokolünün hizmete dahil olup olmadığı,
- Karşı dava açılması hâlinde ek ücret uygulanıp uygulanmayacağı,
- Nafaka ve tazminat taleplerinin kapsamı,
- Mal rejiminin tasfiyesi davasının dahil olup olmadığı,
- İstinaf ve temyiz aşamalarının kapsamı,
- İcra ve karar sonrası işlemlerin dahil olup olmadığı,
- Noter, tercüme ve yabancı tebligat giderleri,
- Sözleşmenin sona ermesi hâlinde ücretin durumu.
Avukat ile müvekkil arasında kararlaştırılan ücret, mahkemenin karşı tarafa yükleyebileceği vekâlet ücretinden farklıdır. Karşı vekâlet ücreti, müvekkilin kendi avukatına ödemeyi kabul ettiği sözleşme ücretinin otomatik olarak yerine geçmez. Aksine bir düzenleme yapılacaksa bunun ücret sözleşmesinde açıkça belirtilmesi gerekir.
Boşanma Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mudur?
Boşanma davasının avukat aracılığıyla açılması hukuken zorunlu değildir. Kişi davasını kendisi açabilir ve takip edebilir. Ancak avukat zorunluluğunun bulunmaması, sürecin basit olduğu anlamına gelmez.
Boşanma davalarında:
- Yanlış boşanma sebebine dayanılması,
- Yetkisiz mahkemede dava açılması,
- Vakıaların yeterince somutlaştırılmaması,
- Hukuka aykırı delil sunulması,
- Nafaka veya tazminat talebinin unutulması,
- Cevap ve istinaf sürelerinin kaçırılması,
- Mal paylaşımının boşanmayla kendiliğinden yapıldığının düşünülmesi,
- Anlaşmalı boşanma protokolünün eksik hazırlanması
ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden, başka bir dosyada kullanılan dilekçe veya protokolün aynı şekilde uygulanması doğru değildir. Hukuki sonucun somut olayın özelliklerine göre değişebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Tek Avukat Her İki Eşi Temsil Edebilir mi?
Avukatın çıkarları çatışan iki kişiyi aynı hukuki uyuşmazlıkta birlikte temsil etmesi meslek kuralları bakımından uygun değildir. Anlaşmalı boşanmada da tarafların nafaka, tazminat, velayet ve malvarlığı konularındaki menfaatleri farklılaşabilir.
Taraflardan birinin avukatı protokol hazırlayabilir; ancak bu avukat diğer eşin de bağımsız hukuki danışmanı sayılmaz. Diğer eş protokolü imzalamadan önce ayrı bir avukattan görüş alabilir. Özellikle taşınmaz, yüksek değerli malvarlığı, şirket payı, nafakadan vazgeçme veya çocukların yurt dışına çıkarılması gibi konular varsa bağımsız değerlendirme önem taşır.
Boşanma Davasında Masrafları Kim Öder?
Dava açılırken gerekli harç ve gider avansı davacı tarafından yatırılır. Yargılama sonunda mahkeme, davanın sonucu ve tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğine karar verir.
Çekişmeli boşanma davalarında taleplerin kısmen kabul edilmesi, karşı davanın bulunması veya tarafların farklı yönlerden kusurlu görülmesi gider dağılımını etkileyebilir. Anlaşmalı boşanmada ise taraflar protokolde yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında düzenleme yapabilir.
Yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi, davacı tarafından başlangıçta hiçbir ödeme yapılmayacağı anlamına gelmez. Harç ve gider avansının dava açılırken yatırılması gerekir.
Maddi İmkânı Olmayanlar İçin Adli Yardım
Yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olan kişiler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334 ve devamı maddeleri kapsamında mahkemeden adli yardım talep edebilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde harç ve giderlerin geçici olarak alınmaması veya devlet tarafından karşılanması mümkün olabilir.
Barodan avukat görevlendirilmesi ise ayrı bir adli yardım sürecidir. Mahkemenin yargılama giderleri yönünden adli yardım kararı vermesi, kendiliğinden ücretsiz avukat görevlendirildiği anlamına gelmez. Aynı şekilde barodan avukat görevlendirilmesi de mahkeme harçları bakımından otomatik muafiyet sağlamaz.
Her iki başvuruda da kişinin ekonomik durumunu ve hukuki talebinin dayanağını gösteren belgeler incelenir. Başvurunun kabulü otomatik değildir.
Boşanma Sürecinde Sık Yapılan Hatalar
Boşanma davalarında en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Duyuma dayalı ve olayı bizzat görmeyen tanıklara dayanmak,
- Karşı tarafın kişisel hesaplarına izinsiz erişmek,
- Dilekçede soyut ve tarihsiz anlatımlara yer vermek,
- Geçici nafaka ve velayet taleplerini açıkça belirtmemek,
- Mal paylaşımının boşanma kararıyla kendiliğinden yapılacağını düşünmek,
- İnternetten alınan standart anlaşmalı boşanma protokolünü kullanmak,
- Kararın verildiği gün boşanmanın kesinleştiğini sanmak,
- Tebligatları takip etmemek,
- Cevap veya istinaf süresini kaçırmak,
- Ücret sözleşmesinde istinaf ve ayrı davaların kapsamını belirlememek,
- Şiddet veya tehdit bulunmasına rağmen koruma tedbiri talep etmemek.
Özellikle çocuklar ve ekonomik haklar bakımından verilen bazı kararların etkisi boşanma davasından sonra da devam eder. Bu nedenle kısa sürede boşanma isteğiyle uzun vadeli hukuki ve mali sonuçlar arasında dikkatli bir denge kurulmalıdır.
Dosyanın Hukuki Yol Haritası ve Maliyetinin Baştan Belirlenmesi
Boşanma sürecine başlamadan önce olayların kronolojisinin çıkarılması, hukuka uygun delillerin belirlenmesi, çocukların durumunun değerlendirilmesi ve ekonomik taleplerin açık biçimde ortaya konulması gerekir. Aynı şekilde avukatlık ücreti, mahkeme masrafları, ayrı açılması gerekebilecek davalar ve kanun yolu aşamalarının kapsamı baştan netleştirilmelidir.
Boşanma davasının anlaşmalı veya çekişmeli olarak nitelendirilmesi tek başına yeterli bir maliyet ve süreç tahmini sağlamaz. Velayet uyuşmazlığı, tazminat miktarı, yabancı ülkede bulunan taraf, malvarlığı kapsamı ve koruma tedbiri ihtiyacı dosyanın niteliğini değiştirebilir.
Her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Hak kaybı yaşamamak, usul sürelerini doğru takip etmek ve boşanmanın kişisel ve ekonomik sonuçlarını birlikte değerlendirmek için profesyonel hukuki destek alınması önem taşır.



