tr

TMK Madde 218: Edinilmiş Mallar ile Kişisel Malların Ayrımı

TMK Madde 218: Edinilmiş Mallar ile Kişisel Malların Ayrımı

TMK Madde 218, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin malvarlığını iki temel gruba ayırır: edinilmiş mallar ve kişisel mallar. Bu ayrım, boşanma veya başka bir sona erme sebebiyle mal rejimi tasfiye edilirken hangi değerlerin hesaba katılacağını belirler. Ancak evlilik içinde edinilen her malın doğrudan yarı yarıya paylaşılması söz konusu değildir; malın edinilme tarihi, kazanım sebebi, finansman kaynağı ve ispat durumu birlikte değerlendirilir.

TMK Madde 218’in Kanun Metni

Türk Medeni Kanunu Madde 218:

“Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.”

Madde, tek cümleden oluşmasına rağmen mal rejiminin tasfiyesinde yapılacak bütün hesaplamaların başlangıç noktasını oluşturur. Çünkü tasfiyeye geçilebilmesi için öncelikle her eşe ait malvarlığı değerlerinin doğru gruba yerleştirilmesi gerekir.

Bir malın edinilmiş mal veya kişisel mal sayılması yalnızca tapu, trafik sicili ya da banka hesabında kimin adına kayıtlı olduğuna bakılarak belirlenmez. Malın ne zaman, hangi hukuki sebeple ve hangi kaynak kullanılarak edinildiği de incelenir.

TMK 218 Hangi Mal Rejimi İçinde Uygulanır?

Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca eşler arasında asıl olan yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçmedikçe edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olurlar.

Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya evlilik devam ederken yapılabilir. Sözleşmenin geçerli olabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulması gerekir. Bunun yanında eşler, Türk Medeni Kanunu’nun izin verdiği sınırlar içerisinde bazı malvarlığı değerlerinin hangi gruba dahil olacağını da sözleşmeyle düzenleyebilir.

TMK Madde 218, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönem bakımından uygulanır. Bu nedenle bir uyuşmazlıkta öncelikle şu tarihler belirlenmelidir:

  • Evlilik tarihi,
  • Mal rejiminin başlangıç tarihi,
  • Dava konusu malın edinildiği tarih,
  • Varsa mal rejimi sözleşmesinin tarihi ve kapsamı,
  • Boşanma, ölüm veya başka bir rejime geçiş nedeniyle mal rejiminin sona erdiği tarih.

Bu kronoloji kurulmadan yapılacak mal paylaşımı değerlendirmesi eksik veya hatalı olabilir.

Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı

TMK Madde 218, malvarlığını iki gruba ayırmakla birlikte hangi malların bu gruplara girdiği takip eden maddelerde düzenlenmiştir. Edinilmiş mallar bakımından TMK Madde 219, kişisel mallar bakımından ise TMK Madde 220 ve 221 esas alınır.

Değerlendirme ölçütüEdinilmiş malKişisel mal
Temel özellikMal rejimi devam ederken emek veya karşılık verilerek edinilirEvlilikten önce mevcut olabilir veya karşılıksız kazanılabilir
Çalışma geliriKural olarak edinilmiş maldırKişisel mal sayılmaz
Miras yoluyla kazanımKural olarak edinilmiş mal değildirKişisel maldır
Bağış yoluyla kazanımBağış iradesine göre değerlendirilirKural olarak kişisel maldır
Kişisel malın geliriKural olarak edinilmiş maldırSözleşmeyle kişisel mal sayılması kararlaştırılabilir
Manevi tazminatEdinilmiş mal değildirKişisel maldır
İspat durumuAksi kanıtlanıncaya kadar edinilmiş mal kabul edilirKişisel mal olduğunu ileri süren taraf ispatlamalıdır

Bu tablo genel çerçeveyi gösterir. Somut olayda malın finansman biçimi, kullanılan kişisel kaynak, kredi ödemelerinin hangi dönemde yapıldığı ve eşler arasındaki anlaşmalar farklı bir hesaplama yapılmasını gerektirebilir.

Edinilmiş Mallar Nelerdir?

TMK Madde 219’a göre edinilmiş mal, bir eşin mal rejiminin devamı sırasında karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir. Kanunda sayılan başlıca edinilmiş mallar şunlardır:

  • Çalışmanın karşılığı olan ücret, maaş, prim ve benzeri gelirler,
  • Mesleki veya ticari faaliyetten elde edilen kazançlar,
  • Sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumlarının yaptığı ödemeler,
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
  • Kişisel mallardan elde edilen gelirler,
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Örneğin eşlerden birinin evlilik devam ederken maaşıyla satın aldığı araç, yalnızca o eş adına kayıtlı olsa bile kural olarak edinilmiş mal niteliğindedir. Aynı şekilde evlilik içinde biriktirilen çalışma gelirleriyle açılan mevduat hesabı veya satın alınan yatırım aracı da edinilmiş mal grubunda değerlendirilebilir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin söz konusu malın satın alınmasına doğrudan para vermiş olması şart değildir. Katılma alacağı bakımından sistem, evlilik süresince edinilmiş mal olarak oluşan artık değer üzerinden işlemektedir. Bu yönüyle katılma alacağı, mutlaka doğrudan maddi katkının kanıtlanmasına bağlı olan değer artış payı veya katkı payı alacağından ayrılır.

Kişisel Mallar Nelerdir?

TMK Madde 220 uyarınca aşağıdaki değerler kanun gereği kişisel mal sayılır:

  • Eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşyalar,
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan mallar,
  • Miras yoluyla kazanılan malvarlığı değerleri,
  • Bağış veya başka bir karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler,
  • Manevi tazminat alacakları,
  • Kişisel malların yerine geçen değerler.

Evlilikten önce satın alınmış bir taşınmaz kural olarak malik eşin kişisel malıdır. Aynı şekilde evlilik sırasında miras kalan arsa, konut veya para da kişisel mal niteliğini taşır.

Kişisel malın satılmasıyla elde edilen para kullanılarak başka bir mal alınmışsa yeni mal da kaynağı ispatlanabildiği ölçüde kişisel mal niteliğini koruyabilir. Buna karşılık satış bedeline evlilik içindeki çalışma gelirlerinin veya kredi ödemelerinin eklenmesi, kişisel mal ile edinilmiş mal grupları arasında denkleştirme yapılmasını gündeme getirebilir.

Kişisel Malın Geliri de Kişisel Mal mıdır?

Uygulamada en fazla yanılgıya neden olan konulardan biri, kişisel mal ile bu maldan elde edilen gelirin aynı hukuki niteliğe sahip olduğunun düşünülmesidir.

Bir taşınmazın kendisi kişisel mal olsa bile bu taşınmazdan mal rejimi devam ederken elde edilen kira geliri, kural olarak edinilmiş maldır. Benzer şekilde kişisel mal niteliğindeki bir sermaye değerinden elde edilen gelirlerin hukuki durumu da ayrıca incelenmelidir.

Eşler, TMK Madde 221 kapsamında yapacakları geçerli bir mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını kararlaştırabilirler. Böyle bir sözleşme bulunmadığı sürece kişisel malın kendisi ile getirisi birbirinden ayrı değerlendirilir.

Bir Malın Hukuki Niteliği Nasıl Belirlenir?

Bir malın edinilmiş veya kişisel mal olduğuna karar verilirken yalnızca tek bir ölçüt kullanılmaz. Uygulamada aşağıdaki unsurlar birlikte değerlendirilir.

Malın edinildiği tarih

İlk olarak malın hukuken hangi tarihte edinildiği belirlenir. Bu tarih, mal rejiminin başlangıcından önceyse mal kural olarak kişisel maldır. Mal rejimi devam ederken karşılık verilerek edinilmişse edinilmiş mal karinesi gündeme gelir.

Taşınmazlarda tapu kaydı ve resmi senet, araçlarda trafik tescil bilgileri, şirket paylarında ticaret sicili ve pay edinim belgeleri, banka varlıklarında ise hesap hareketleri önem taşır. Bununla birlikte hukuki edinim tarihinin belirlenmesi bazı dosyalarda yalnızca kayıt tarihinden ibaret olmayabilir. Satış sözleşmesi, ödeme planı ve mülkiyetin geçiş şekli de incelenebilir.

Edinimin hukuki sebebi

Malın satış, bağış, miras, takas veya başka bir hukuki işlem sonucunda edinilip edinilmediği belirlenir. Karşılık verilerek yapılan kazanımlar ile karşılıksız kazanımlar farklı mal gruplarına dahil edilir.

Özellikle aile bireyleri arasında yapılan para veya taşınmaz devirlerinde işlemin bağış mı, borç mu yoksa karşılıklı bir işlem mi olduğu açık şekilde belgelenmelidir. Banka açıklamaları, yazılı sözleşmeler ve devir tarihindeki taraf iradeleri bu noktada önem kazanır.

Ödeme ve finansman kaynağı

Mal evlilik içinde edinilmiş olsa bile satın alma bedelinin tamamı veya bir bölümü kişisel maldan karşılanmış olabilir. Örneğin miras kalan paranın peşinat olarak kullanılması ve kalan bedelin evlilik içindeki gelirlerle ödenmesi hâlinde karma bir finansman yapısı ortaya çıkar.

Bu tür durumlarda malın niteliği yanında kişisel mal ve edinilmiş mal grupları arasındaki denkleştirme alacakları da hesaplanmalıdır. TMK Madde 230, bir mal grubuna ait borcun diğer mal grubundan ödenmesi durumunda denkleştirme yapılmasını öngörür.

Malın yerine geçen değer

Kişisel mal satılarak elde edilen bedelle başka bir mal alınmışsa yeni değerin kaynağı takip edilebildiği ölçüde kişisel mal niteliği korunabilir. Ancak paranın başka gelirlerle karışması, banka hareketlerinin belirlenememesi veya alım bedelinin farklı kaynaklardan karşılanması ispat sorunlarına yol açabilir.

Bu nedenle kişisel malın satış bedeli ile yeni malın alım bedeli arasındaki bağlantının banka kayıtları ve sözleşmelerle gösterilebilmesi önemlidir.

Tapuda Kimin Adına Kayıtlı Olduğu Tek Başına Yeterli midir?

Bir taşınmazın yalnızca eşlerden biri adına kayıtlı olması, o malın otomatik olarak kişisel mal sayılmasını sağlamaz. Tapu kaydı mülkiyetin kime ait olduğunu gösterirken edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin ayrı bir değerlendirmedir.

Örneğin evlilik sırasında çalışma gelirleriyle satın alınarak eşlerden biri adına tescil edilen konut, kural olarak o eşin mülkiyetindedir; ancak tasfiye hesabında edinilmiş mal olarak dikkate alınabilir. Diğer eş doğrudan taşınmazın yarısının kendi adına tescilini isteme hakkına her durumda sahip değildir. Kural olarak ortaya çıkan hak, artık değer üzerinden hesaplanan parasal katılma alacağıdır.

Bununla birlikte taşınmazın paylı mülkiyet konusu olması, taraflar arasında ayrı bir sözleşme bulunması veya ayni hakka dayanan başka bir talebin ileri sürülmesi hâlinde değerlendirme değişebilir.

Evlilikte Alınan Her Mal Yarı Yarıya Ortak mıdır?

Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik devam ederken mallar üzerinde kendiliğinden ortak mülkiyet oluşturmaz. TMK Madde 223 uyarınca her eş, yasal sınırlar içinde kendi kişisel ve edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve üzerlerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

Mal rejimi sona erdiğinde ise önce her eşin kişisel malları ile edinilmiş malları ayrılır. Ardından edinilmiş mallara ilişkin borçlar, denkleştirme kalemleri, eklenecek değerler ve diğer tasfiye unsurları hesaba katılır. Ortaya çıkan artık değer üzerinden TMK Madde 236 uyarınca katılma alacağı belirlenir.

Dolayısıyla hukuki sistem, her malın fiziki olarak ikiye bölünmesine değil, eşlerin artık değerleri üzerinden parasal alacak hesabı yapılmasına dayanır.

İspat Yükü ve Edinilmiş Mal Karinesi

TMK Madde 222, malın hangi eşe ait olduğu ve hangi mal grubunda bulunduğu konusunda özel ispat kuralları getirir:

  • Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kişi bu iddiasını ispatlamalıdır.
  • Hangi eşe ait olduğu belirlenemeyen mallar eşlerin paylı mülkiyetinde kabul edilir.
  • Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır.

Bu nedenle bir malın miras, bağış, evlilik öncesi birikim veya kişisel malın satış bedeliyle edinildiğini ileri süren eş, iddiasını destekleyen delilleri sunmalıdır. Sadece sözlü açıklamalar her dosyada yeterli kabul edilmeyebilir.

İspat bakımından başvurulabilecek başlıca belgeler şunlardır:

  • Tapu ve trafik sicili kayıtları,
  • Banka hesap hareketleri,
  • Kredi sözleşmeleri ve ödeme planları,
  • Satış ve devir sözleşmeleri,
  • Mirasçılık belgesi ve tereke kayıtları,
  • Bağışlamayı gösteren yazılı belgeler,
  • Şirket pay ve ticari defter kayıtları,
  • Vergi, ücret ve sosyal güvenlik kayıtları,
  • Mal rejimi sözleşmesi,
  • Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesaj ve yazışmalar,
  • Tanık anlatımları,
  • Bilirkişi incelemeleri.

Belgelerin kaybolması, banka kayıtlarının temin edilememesi veya ödemelerin elden yapılması kişisel mal iddiasının ispatını güçleştirebilir. Bu nedenle özellikle yüksek değerli işlemlerde ödeme kaynağının belgelenmesi önem taşır.

1 Ocak 2002 Öncesinde Edinilen Malların Durumu

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce evlenmiş eşler bakımından 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi ayrıca dikkate alınmalıdır.

Eşler başka bir düzenleme yapmamışsa genel olarak:

  • 1 Ocak 2002 tarihine kadar önceki yasal mal rejimi,
  • 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi

uygulanır.

Bu nedenle 2002 yılından önce evlenmiş kişilerde yalnızca evlilik tarihi esas alınarak bütün mallar aynı rejime tabi tutulamaz. Malın edinildiği dönem ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bir taşınmaz 2002 öncesinde alınmış ancak kredi ödemeleri 2002 sonrasında devam etmişse, mülkiyetin edinilme tarihi ile borcun hangi mal grubundan ödendiği birlikte incelenebilir. Bu tür dosyalarda katkı payı alacağı, değer artış payı, katılma alacağı ve denkleştirme hesapları birbirine karıştırılmamalıdır.

Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

TMK Madde 225’e göre edinilmiş mallara katılma rejimi:

  • Eşlerden birinin ölümü,
  • Başka bir mal rejiminin kabul edilmesi,
  • Mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçilmesi,
  • Evliliğin iptali,
  • Boşanma

sebeplerinden biriyle sona erebilir.

Boşanma veya evliliğin iptali durumunda mal rejimi, kararın kesinleştiği tarihte değil, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Boşanma kararının kesinleşmesi ise tasfiye talebinin karara bağlanabilmesi ve zamanaşımının değerlendirilmesi bakımından ayrıca önem taşır.

Eşlerin fiilen ayrı yaşamaya başlaması tek başına mal rejimini sona erdirmez. Boşanma davasından önceki fiili ayrılık döneminde edinilen mallar da diğer şartlar bulunuyorsa edinilmiş mal kabul edilebilir. Bu ayrım, uzun süren fiili ayrılıkların bulunduğu dosyalarda önemli sonuçlar doğurabilir.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiye Aşamaları

Mal rejimi sona erdiğinde doğrudan bütün malların yarısı alınmaz. Tasfiye, birbirini izleyen hukuki ve mali incelemeler sonucunda yapılır.

1. Mal rejiminin türü ve geçerli olduğu dönem belirlenir

Evlilik tarihi, varsa mal rejimi sözleşmesi ve sona erme tarihi tespit edilir. Birden fazla mal rejiminin uygulandığı dönemler varsa her dönem ayrı değerlendirilir.

2. Eşlerin malvarlıkları belirlenir

Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, şirket payları, yatırım araçları, alacaklar ve tasfiyeye etkili borçlar araştırılır. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan değerlerin kapsamı belirlenir.

3. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar ayrılır

Her malın edinim tarihi, sebebi ve finansman kaynağı incelenir. Kişisel mal olduğunu ileri süren tarafın delilleri değerlendirilir.

4. Eşlerin malları geri verilir ve borçlar değerlendirilir

Her eş, diğer eşte bulunan kendisine ait malları geri alır. Karşılıklı borçlar ve paylı mülkiyet konusu mallar ayrıca ele alınır.

5. Değer artış payı ve denkleştirme hesaplanır

Eşlerden biri diğer eşe ait bir malın edinilmesine, korunmasına veya iyileştirilmesine karşılıksız ya da uygun karşılık almadan katkıda bulunmuşsa TMK Madde 227 kapsamında değer artış payı gündeme gelebilir.

Bir eşin kişisel mal grubuna ait borcun edinilmiş mallardan veya edinilmiş mala ait borcun kişisel mallardan ödenmesi hâlinde TMK Madde 230 kapsamında denkleştirme yapılabilir.

6. Eklenecek değerler belirlenir

Mal rejiminin sona ermesinden önce yapılan bazı karşılıksız kazandırmalar veya diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla gerçekleştirilen devirler, TMK Madde 229 kapsamında edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir.

Her devir kendiliğinden geçersiz sayılmaz. Devrin tarihi, hukuki sebebi, karşılıklı olup olmadığı ve katılma alacağını azaltma amacı somut delillerle değerlendirilir.

7. Artık değer ve katılma alacağı hesaplanır

Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır. Eklenecek değerler ve denkleştirme kalemleri hesaba katılarak artık değer bulunur. TMK Madde 236 gereğince her eş, kural olarak diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve karşılıklı alacaklar takas edilir.

Yargıtay’ın TMK 218 ve İspat Kurallarına Yaklaşımı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.10.2011 tarihli, 2011/398 Esas ve 2011/5204 Karar sayılı kararında, TMK Madde 222’deki edinilmiş mal karinesi vurgulanmıştır. Kararda, kişisel mal olduğu ispatlanamayan ödemelerin hukuki niteliğinin ve boşanma davası tarihine kadar yapılan kredi ödemelerinin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu yaklaşım, malın yalnızca adına kayıtlı olduğu eşe bakılarak değerlendirme yapılamayacağını; kredi ödemeleri, borç durumu ve ödeme dönemlerinin de incelenmesi gerektiğini göstermektedir.

Katılma alacağında zamanaşımı bakımından Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2013 tarihli, 2013/8-375 Esas ve 2013/520 Karar sayılı kararı önem taşır. Hukuk Genel Kurulu, katılma alacağına Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesindeki on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Boşanma nedeniyle tasfiyede sürenin başlangıcı bakımından boşanma kararının kesinleşme tarihi gözetilir.

Bununla birlikte zamanaşımı hesabı; mal rejiminin sona erme sebebi, boşanmanın kesinleşme tarihi, yabancı mahkeme kararının bulunması, talebin niteliği ve daha önce yapılmış usul işlemleri gibi unsurlardan etkilenebilir. Bu nedenle yalnızca genel süre bilgisine dayanarak hareket edilmemelidir.

TMK Madde 218 Kapsamında Sık Karıştırılan Hususlar

Katılma alacağı ile mülkiyet hakkı aynı değildir

Katılma alacağı, kural olarak parasal nitelikte bir alacaktır. Diğer eş adına kayıtlı taşınmazın yarısının doğrudan tescilini istemekle aynı anlama gelmez.

Katılma alacağı için doğrudan maddi katkı şart değildir

Edinilmiş mallara katılma rejimindeki katılma alacağı, eşin malın satın alınmasına doğrudan para verdiğini kanıtlamasına bağlı değildir. Buna karşılık değer artış payı veya 2002 öncesi döneme ilişkin katkı payı taleplerinde katkının varlığı ve kapsamı ayrıca önem taşır.

Kişisel mal ile kişisel malın geliri aynı değildir

Miras kalan konut kişisel mal olabilir; ancak bu konuttan elde edilen kira geliri, aksi geçerli biçimde kararlaştırılmadıkça edinilmiş mal sayılabilir.

Tapu kaydı malın tasfiye niteliğini tek başına belirlemez

Tapu mülkiyeti gösterir. Edinilmiş mal veya kişisel mal sınıflandırması ise edinim tarihi, hukuki sebep ve finansman kaynağı üzerinden yapılır.

Aile konutu ile mal rejimi farklı düzenlemelerdir

Bir taşınmazın edinilmiş veya kişisel mal olması, aile konutu korumasından ayrı bir konudur. Kişisel mal niteliğindeki taşınmaz da şartları varsa TMK Madde 194 kapsamındaki aile konutu sınırlamalarına tabi olabilir.

Düğün takıları her dosyada tek bir kabulle değerlendirilemez

Takının kime verildiği, taraflar arasındaki anlaşma, yerel örf ve âdet, eşyanın niteliği ve somut deliller birlikte incelenmelidir. Ziynet alacağı ile mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacakların hukuki sebepleri ve ispat kuralları aynı değildir.

Hak Kaybına Yol Açabilecek Başlıca Durumlar

Mal rejimi tasfiyesinde en sık karşılaşılan riskler şunlardır:

  • Evlilik ve mal edinme tarihlerinin yanlış belirlenmesi,
  • 1 Ocak 2002 öncesi ve sonrası dönemlerin ayrılmaması,
  • Kişisel mal kaynağını gösteren banka ve satış kayıtlarının saklanmaması,
  • Kredi ödemelerinin hangi tarihlerde yapıldığının araştırılmaması,
  • Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı taleplerinin karıştırılması,
  • Başka kişiler adına kayıtlı malların doğrudan eşin malı gibi gösterilmesi,
  • Mal devrinin TMK Madde 229 kapsamındaki şartlar incelenmeden muvazaalı kabul edilmesi,
  • Talep edilen malvarlığı değerlerinin dava dilekçesinde yeterince somutlaştırılmaması,
  • Zamanaşımı süresinin yanlış hesaplanması,
  • Hukuka aykırı yöntemlerle delil elde edilmesi,
  • Boşanma protokolünde mal rejimi taleplerinin açık olmayan ifadelerle düzenlenmesi.

Özellikle anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan “tarafların birbirinden hiçbir alacağı yoktur” veya benzeri genel ifadeler, ileride mal rejiminden kaynaklanan talepler bakımından uyuşmazlık doğurabilir. İfadenin kapsamı, protokolün bütünü ve taraf iradeleri birlikte değerlendirileceğinden malvarlığına ilişkin hükümler açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde hazırlanmalıdır.

Mal Rejiminin Tasfiyesinde Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Yetkili mahkeme TMK Madde 214’e göre sona erme sebebine bağlı olarak belirlenir:

  • Mal rejimi ölümle sona ermişse ölen eşin son yerleşim yeri mahkemesi,
  • Boşanma, evliliğin iptali veya hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesi söz konusuysa bu davalarda yetkili mahkeme,
  • Diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi

yetkilidir.

Davanın hangi miktarla ve hangi usul türüyle açılacağı; malvarlığının kapsamı, gerekli belgelerin karşı tarafta veya üçüncü kurumlarda bulunması ve alacağın başlangıçta belirlenebilir olup olmamasına göre değerlendirilmelidir.

Malvarlığı Analizinin Doğru Yapılması Hakların Korunmasını Sağlar

TMK Madde 218, edinilmiş mallara katılma rejiminin temel sınıflandırma hükmüdür. Ancak bir malın hangi gruba girdiğinin belirlenmesi, yalnızca malın adına veya edinildiği yıla bakılarak yapılabilecek basit bir işlem değildir. Edinim sebebi, ödeme kaynağı, kredi dönemi, mal rejimi sözleşmesi, kişisel maldan yapılan katkılar ve ispat araçları birlikte incelenmelidir.

Her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerekir. Aynı tarihte alınmış iki taşınmazın dahi finansman kaynakları ve edinim sebepleri farklı olduğu için hukuki sonuçları değişebilir. Malvarlığı kayıtlarının zamanında toplanması, taleplerin doğru hukuki sebebe dayandırılması ve sürelerin kaçırılmaması hakların korunması bakımından belirleyicidir.

Özellikle yüksek değerli taşınmazlar, şirket payları, karma kredi ödemeleri, miras parasıyla yapılan alımlar veya üçüncü kişilere gerçekleştirilen devirlerin bulunduğu dosyalarda hukuki sonucun somut olayın özelliklerine göre değişebileceği unutulmamalıdır. Hak kaybı yaşamamak için mal rejimi tasfiyesi konusunda profesyonel hukuki destek alınması önem taşır.

Av. Erdem Varol
Hukuki konuları mevzuat, yargı kararları ve uygulama çerçevesinde ele alan bilgilendirici içerikler hazırlamaktadır.
Randevu Talebi