
İİK Madde 22 uyarınca icra veya iflas dairesinin bir işlemine karşı şikâyet yoluna başvurulması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Takibin yahut uyuşmazlık konusu icra işleminin geçici olarak durabilmesi için icra mahkemesinin bu yönde karar vermesi gerekir. Bu nedenle yalnızca şikâyet dilekçesi sunulmasıyla haciz, satışa hazırlık, tahliye veya ödeme gibi işlemlerin duracağı düşünülmemelidir.
İİK Madde 22’nin Güncel Metni
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İcranın durdurulması” başlıklı 22. maddesi şöyledir:
“Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.”
Madde metni kısa olmakla birlikte icra hukukunun temel ilkelerinden birini düzenlemektedir. Şikâyet hakkının kullanılması ile icra takibinin durması birbirinden farklı hukuki sonuçlardır. İcra mahkemesine başvurulmuş olması, tek başına icra dairesinin işlem yapmasına engel oluşturmaz.
İİK Madde 22 Hangi Hukuki İhtiyacı Düzenler?
Cebri icra işlemleri, alacağın tahsil edilmesini sağlamak amacıyla belirli bir hız ve süreklilik içinde yürütülür. Her şikâyet başvurusunun takibi otomatik olarak durdurması, takiplerin yalnızca başvuru yapılarak uzatılabilmesine yol açabilirdi. Kanun koyucu bu nedenle şikâyetin durdurucu etkisini doğrudan kabul etmemiş, değerlendirme yetkisini icra mahkemesine bırakmıştır.
Bununla birlikte takibin devam etmesi, bazı dosyalarda telafisi güç zararlar doğurabilir. İcra mahkemesi, şikâyet nedenlerini ve sunulan belgeleri ciddi görürse şikâyet hakkında karar verilinceye kadar takibin veya belirli bir işlemin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
Dolayısıyla İİK Madde 22, bir taraftan icra işlemlerinin gereksiz yere kesintiye uğramamasını sağlarken diğer taraftan hukuka aykırılık iddiasının ciddi olduğu hâllerde geçici hukuki koruma imkânı tanımaktadır.
İcra İşlemini Şikâyet Nedir?
İcra işlemini şikâyet, icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin kanuna veya somut olayın gereklerine uygunluğunun icra mahkemesi tarafından denetlenmesini sağlayan, takip hukukuna özgü bir hukuki yoldur. Klasik anlamda bir alacak veya tazminat davası değildir.
İİK Madde 16 kapsamında şikâyet yoluna özellikle şu durumlarda başvurulabilir:
- İcra dairesinin işleminin kanuna aykırı olması,
- İşlemin somut olayın koşullarına uygun bulunmaması,
- İcra müdürünün yerine getirmesi gereken bir işlemi yapmaması,
- Bir hakkın yerine getirilmesinin sebepsiz biçimde geciktirilmesi,
- Kamu düzenine ilişkin emredici takip kurallarına aykırılık bulunması.
Şikâyetin konusu bir icra dairesi işlemi olabileceği gibi, icra müdürünün işlem yapmaması da olabilir. Ancak borcun gerçekte bulunmadığı, ödendiği veya sona erdiği yönündeki her iddia doğrudan şikâyet kapsamında değerlendirilemez. Kullanılacak hukuki yol; takip türüne, ödeme emrinin niteliğine ve ileri sürülen sebebe göre belirlenmelidir.
Şikâyet İcra Takibini Otomatik Olarak Durdurur mu?
İİK Madde 22’nin açık hükmü gereğince şikâyet, icra takibini otomatik olarak durdurmaz. İcra mahkemesi tarafından verilmiş açık bir durdurma kararı bulunmadığı sürece icra dairesi takibi sürdürür.
Takibin niteliğine ve uygulanacak özel hükümlere göre şu işlemler devam edebilir:
- Borçlunun mal, hak ve alacaklarının araştırılması,
- Haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılması,
- Kıymet takdiri ve satış hazırlıklarının yürütülmesi,
- Üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesi,
- Dosyada bulunan paranın ödenmesine yönelik işlemler,
- Taşınmazın tahliyesi veya teslimine ilişkin işlemler.
Şikâyet dilekçesinin verilmiş olması, icra dairesinin önceki işlemini kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez. Ayrıca icra müdürlüğüne işlemin yeniden değerlendirilmesi için dilekçe verilmesi de kural olarak icra mahkemesine yapılması gereken şikâyetin yerine geçmez ve şikâyet süresini durdurmaz.
Özel takip yollarında veya belirli icra işlemlerinde farklı hükümler bulunabileceğinden, her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerekir.
İcranın Geçici Olarak Durdurulması Nasıl Talep Edilir?
Şikâyet eden kişi, icra mahkemesine sunduğu dilekçede yalnızca işlemin iptalini veya düzeltilmesini istemekle yetinmemeli; takibin devamının doğurabileceği sakınca varsa geçici durdurma talebini de açıkça belirtmelidir.
Durdurma talebinde şu hususların somutlaştırılması önem taşır:
- Şikâyet edilen icra işleminin tarihi ve niteliği,
- İşlemin hangi nedenle hukuka aykırı olduğu,
- Takibin devam etmesi hâlinde doğabilecek zarar,
- Zararın sonradan giderilmesinin neden güç olacağı,
- Takibin tamamının mı yoksa yalnızca belirli bir işlemin mi durdurulmasının istendiği,
- Talebi destekleyen ödeme emri, tebligat, haciz tutanağı, bilirkişi raporu veya diğer belgeler.
Durdurma talebinin dilekçede bulunması, talebin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez. İcra mahkemesi dosyanın özelliklerini, şikâyet sebeplerinin ciddiyetini, tarafların menfaatlerini ve takibin mevcut aşamasını birlikte değerlendirir.
İcra Mahkemesi Durdurma Talebini Nasıl Değerlendirir?
İcra mahkemesi, şikâyetçinin iddialarını ilk bakışta haklı gösterebilecek bilgi ve belgelerin bulunup bulunmadığını inceler. Özellikle şikâyet sonuçlanmadan işlemin tamamlanmasının başvuruyu etkisiz bırakma ihtimali önem taşıyabilir.
Mahkemenin değerlendirmesinde şu noktalar öne çıkabilir:
- Şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığı,
- Başvurucunun hukuki yararının bulunup bulunmadığı,
- İleri sürülen aykırılığın dosyadan anlaşılabilir nitelikte olup olmadığı,
- Takibin devam etmesi hâlinde geri dönüşü güç bir durumun ortaya çıkıp çıkmayacağı,
- Alacaklının takibin gecikmemesindeki menfaati,
- Daha sınırlı bir durdurma kararının yeterli olup olmayacağı.
Mahkeme, takibin tamamını durdurabileceği gibi yalnızca şikâyet konusu işlemin veya belirli bir takip aşamasının geçici olarak durdurulmasına da karar verebilir. Verilecek kararın kapsamı, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir.
Şikâyet ve Durdurma Süreci Nasıl İlerler?
1. İcra dosyası ve işlem tarihi incelenir
Öncelikle şikâyete konu karar veya işlem belirlenmelidir. İşlemin ne zaman öğrenildiği, tebligat tarihi ve icra dosyasındaki kayıtlar süre yönünden önemlidir.
2. Görevli ve yetkili icra mahkemesine başvurulur
Şikâyet, kural olarak işlemi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Görev ve yetki değerlendirmesinde takibin yürütüldüğü yer, şikâyetin konusu ve varsa istinabe yoluyla gerçekleştirilen işlemler birlikte ele alınmalıdır.
3. Geçici durdurma talebi ayrıca açıklanır
Takibin devam etmesi hak kaybı doğurabilecekse, geçici durdurma talebi gerekçeleri ve belgeleriyle birlikte sunulmalıdır. Sadece “takibin durdurulması” şeklindeki soyut bir talep, somut zarar riskini göstermeyebilir.
4. Mahkeme dosya üzerinden veya duruşmalı inceleme yapabilir
İİK Madde 18 gereğince icra mahkemesine sunulan hususlar ivedi işlerden sayılır ve basit yargılama usulü uygulanır. Mahkeme, gerekli görürse tarafları duruşmaya çağırabilir; şartları varsa dosya üzerinden de karar verebilir.
5. Durdurma kararının icra dosyasına yansıması takip edilir
Mahkemenin durdurma kararı vermesi hâlinde kararın icra dosyasına iletilmesi ve icra dairesince uygulanması önemlidir. Kararın henüz dosyaya yansımadığı bir aşamada icra işlemlerinin fiilen devam etmesi riski göz ardı edilmemelidir.
6. Şikâyetin esası hakkında karar verilir
Mahkeme, inceleme sonunda şikâyetin kabulüne, kısmen kabulüne veya reddine karar verebilir. Verilen kararın kanun yoluna açık olup olmadığı, İİK Madde 363 ve devamındaki hükümler çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
İİK Madde 16 uyarınca şikâyet, kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Öğrenme tarihi ile tebligat tarihi her zaman aynı olmayabilir. Özellikle usulsüz tebligat iddialarında işlemin fiilen öğrenildiği tarihin belirlenmesi ve ispatı önem taşır.
Buna karşılık;
- Bir hakkın yerine getirilmemesi,
- İşlemin sebepsiz şekilde sürüncemede bırakılması,
- Yerleşik içtihatlarda kamu düzenine aykırılık olarak kabul edilen bazı işlemler
bakımından süresiz şikâyet gündeme gelebilir.
Her hukuka aykırılığın süresiz şikâyet sebebi olduğu düşünülmemelidir. Yedi günlük sürenin kaçırılması, başvurunun esası incelenmeden reddedilmesine yol açabilir. İcra müdürlüğüne yapılan yeniden inceleme veya işlemi kaldırma başvurusu da kural olarak bu süreyi kesmez.
Durdurma Kararı Verilirse Hukuki Etkisi Ne Olur?
İcra mahkemesinin geçici durdurma kararı, kararın kapsamına giren işlemlerin yürütülmesini engeller. Karar yalnızca belirli bir işlem hakkında verilmişse, bunun dışında kalan takip işlemleri devam edebilir.
Yargıtay uygulamasında İİK Madde 22 kapsamında verilen geçici durdurma kararları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel ihtiyati tedbirden farklı olarak takip hukukuna özgü geçici bir koruma olarak değerlendirilmektedir.
Geçici durdurma kararı, kural olarak şikâyet hakkında esas karar verilinceye kadar hüküm ifade eder. İcra mahkemesinin şikâyet hakkında karar vermesiyle geçici durdurmanın dayanağı sona erer. Esas karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulmasının etkisi ise İİK Madde 363 ve 364 hükümleri ile takip türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Takibe yönelik itiraz ve şikâyet kararlarına karşı istinaf veya temyiz başvurusu, kural olarak satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz. Bununla birlikte kanun yolu incelemesi devam ederken satış yapılmasına ilişkin özel sonuçlar ve istisnalar bulunabilir.
Şikâyetin Kabulü veya Reddi Hangi Sonuçları Doğurur?
Şikâyetin kabul edilmesi
İİK Madde 17 uyarınca icra mahkemesi şikâyeti kabul ederse, şikâyet konusu işlem:
- İptal edilebilir,
- Hukuka uygun olacak şekilde düzeltilebilir,
- İcra müdürünün yapmadığı veya geciktirdiği işlemin yapılması emredilebilir.
İptal veya düzeltme kararının önceki ve sonraki icra işlemlerine etkisi, şikâyetin konusuna göre değişebilir. Aradan geçen sürede üçüncü kişilerin hak kazanması veya başka takip işlemlerinin tamamlanması hâlinde ayrıca hukuki değerlendirme gerekebilir.
Şikâyetin reddedilmesi
Şikâyetin reddedilmesi hâlinde geçici durdurma kararı kural olarak sona erer ve takip kaldığı yerden devam eder. Ret kararına karşı kanun yoluna başvurulabilmesi; kararın türüne, uyuşmazlığın konusuna, kanunda sayılan hâllere ve güncel parasal sınırlara bağlıdır.
Şikâyet, İtiraz ve İcranın Geri Bırakılması Arasındaki Farklar
| Hukuki yol | Temel amacı | Takibe etkisi |
|---|---|---|
| İcra işlemini şikâyet | İcra dairesi işleminin hukuka veya somut olaya uygunluğunu denetletmek | İİK Madde 22 gereğince kendiliğinden durdurmaz |
| İlamsız takipte ödeme emrine itiraz | Borca, imzaya veya yetkiye karşı çıkmak | Süresinde ve usulüne uygun itiraz, İİK Madde 66 kapsamında takibi durdurur |
| İlamlı icrada icranın geri bırakılması | İstinaf veya temyiz edilen ilamın icrasını belirli şartlarla durdurmak | İİK Madde 36’daki teminat ve karar sürecine tabidir |
| Menfi tespit davası | Takip konusu borcun bulunmadığını tespit ettirmek | Davanın açılması tek başına takibi durdurmaz; İİK Madde 72’deki özel şartlar uygulanır |
| Kambiyo takibinde borca veya imzaya itiraz | Kambiyo senedine dayalı takibe karşı özel itiraz sebeplerini ileri sürmek | Genel haciz yolundaki itirazdan farklı hükümlere tabidir; başvuru her işlemi otomatik olarak durdurmayabilir |
Başvurunun yanlış hukuki yol üzerinden yapılması, takip devam ederken sürenin kaçırılmasına veya istenen korumanın elde edilememesine neden olabilir.
Yargıtay’ın İİK Madde 22’ye Yaklaşımı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 1 Haziran 2023 tarihli, 2023/733 Esas ve 2023/3910 Karar sayılı kararında şikâyetin icra mahkemesince karar verilmedikçe takibi durdurmayacağı belirtilmiştir. Kararda ayrıca icra mahkemesince takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmişse, durdurma süresi içinde takip hukukuna ilişkin zamanaşımının işleyişinin bundan etkilenebileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24 Nisan 2014 tarihli, 2014/5447 Esas ve 2014/11969 Karar sayılı kararında ise icra mahkemesinin, şikâyet dilekçesi ve eklerinden edindiği kanaate göre iddiaları ciddi görmesi hâlinde şikâyet hakkında karar verilinceye kadar takibi geçici olarak durdurabileceği açıklanmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 4 Haziran 2020 tarihli, 2020/670 Esas ve 2020/3797 Karar sayılı kararında da İİK kapsamında verilen durdurma kararının takip hukukuna özgü olduğu ve şikâyet hakkında esas karar verilmesiyle kural olarak sona ereceği yönünde değerlendirme yapılmıştır.
İçtihatlarda benimsenen esaslar yol gösterici olmakla birlikte her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerekir. Takip türü, şikâyetin konusu ve özel kanun hükümleri hukuki sonucu değiştirebilir.
İİK Madde 22 Bakımından Başlıca Hak Kaybı Riskleri
İcra takibinde sürelerin kısa olması ve işlemlerin hızla ilerlemesi nedeniyle şu hususlara özellikle dikkat edilmelidir:
- Şikâyetin takibi kendiliğinden durdurduğunun zannedilmesi,
- Geçici durdurma talebinin dilekçede açıkça gösterilmemesi,
- Yedi günlük şikâyet süresinin kaçırılması,
- Öğrenme tarihinin doğru belirlenmemesi veya ispatlanamaması,
- İcra müdürlüğüne başvurunun mahkemeye şikâyet yerine geçtiğinin düşünülmesi,
- Yanlış icra mahkemesine başvurulması,
- Şikâyet, borca itiraz ve menfi tespit davasının birbirine karıştırılması,
- Durdurma kararının kapsamının yanlış yorumlanması,
- Kararın icra dosyasına uygulanıp uygulanmadığının takip edilmemesi,
- Şikâyet devam ederken satış, tahliye veya ödeme işlemlerinin tamamlanması.
Şikâyet sonunda haklı çıkılması, süreç içinde doğabilecek bütün zararların kendiliğinden ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Bu nedenle takibin mevcut aşaması ile yapılması beklenen işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
İcra Takibinde Hakların Etkili Şekilde Korunması
İİK Madde 22, icra dairesi işlemi hakkında şikâyette bulunmanın tek başına yeterli olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Takibin devamı ciddi bir hak kaybı riski taşıyorsa, geçici durdurma talebi hukuki ve somut gerekçelerle birlikte ileri sürülmelidir.
Şikâyet süresinin belirlenmesi, doğru hukuki sebebin seçilmesi, talebin kapsamının açık şekilde kurulması ve icra dosyasındaki gelişmelerin yakından izlenmesi sürecin temel unsurlarıdır. Hukuki sonucun somut olayın özelliklerine göre değişebileceği unutulmamalıdır. Özellikle satış, tahliye, haciz veya dosyadaki paranın ödenmesi ihtimali bulunan takiplerde hak kaybı yaşamamak için profesyonel hukuki destek alınması önem taşır.



