
Boşanma davasında ilk duruşma, özellikle çekişmeli boşanma dosyalarında çoğu zaman davanın esasının karara bağlandığı değil, yargılamanın sınırlarının belirlendiği ön inceleme duruşmasıdır. Bu duruşmada mahkeme; tarafların iddia ve savunmalarını, usule ilişkin itirazları, hangi konularda anlaşmazlık bulunduğunu, delillerin durumunu ve dava süresince alınması gereken geçici önlemleri değerlendirir.
İlk duruşmanın yalnızca kısa bir formalite olduğu düşünülmemelidir. Duruşma tutanağına geçirilen uyuşmazlık konuları, delillere ilişkin ara kararlar, nafaka ve çocuklara yönelik geçici düzenlemeler, yargılamanın sonraki aşamalarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle duruşmaya hazırlıksız katılmak, tebligattaki süreleri kaçırmak veya talepleri açık biçimde ileri sürmemek önemli hak kayıplarına yol açabilir.
Boşanma Davasında İlk Duruşma Nedir?
Boşanma davasının açılmasından sonra mahkeme öncelikle tensip işlemlerini gerçekleştirir. Dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin verilmesine ilişkin süreç tamamlanır. Ardından dosyanın durumuna göre ön inceleme duruşması günü belirlenir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 137 ve devamı maddeleri uyarınca ön inceleme aşamasında mahkeme temel olarak:
- Dava şartlarını ve ilk itirazları inceler.
- Tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları konuları belirler.
- İddia ve savunmaların sınırlarını tespit eder.
- Delillerin sunulması ve toplanması için gerekli işlemleri yapar.
- Usulüne uygun biçimde ileri sürülen geçici önlem taleplerini değerlendirir.
- Yargılamanın hangi deliller üzerinden sürdürüleceğini belirler.
- Tahkikat aşamasına ilişkin duruşma ve işlem planını oluşturur.
Ön inceleme tamamlanmadan kural olarak tahkikat aşamasına geçilemez. Bu nedenle çekişmeli boşanma davasında ilk duruşmada doğrudan tanıkların dinlenmesi veya bütün delillerin değerlendirilerek boşanma kararı verilmesi olağan uygulama değildir.
İlk Duruşmadan Önce Hangi İşlemler Yapılır?
Boşanma davasındaki ilk duruşma, dava açıldıktan hemen sonra yapılmaz. Duruşmadan önce dilekçeler aşamasının ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Dava açıldıktan sonra mahkeme tarafından hazırlanan tensip tutanağında genellikle şu konularda karar verilir:
- Dava dilekçesinin davalıya tebliği,
- Cevap ve karşı cevap süreleri,
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması,
- Nüfus aile kayıtlarının getirtilmesi,
- Çocukların eğitim ve sağlık durumlarına ilişkin kayıtların istenmesi,
- Tarafların bildirdiği kurum kayıtlarının toplanması,
- Geçici nafaka veya çocuklara ilişkin ön taleplerin incelenmesi,
- Ön inceleme duruşma gününün belirlenmesi.
Tensip tutanağı bir duruşma değildir. Mahkemenin dosyanın hazırlanması amacıyla aldığı ilk usul kararlarını içerir. Ancak tensip tutanağında veya ön inceleme davetiyesinde taraflara verilen sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Çekişmeli Boşanma Davasında İlk Duruşmada Neler Olur?
Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşma çoğunlukla ön inceleme niteliğindedir. Hâkim öncelikle tarafların veya vekillerinin kimlik ve temsil durumunu kontrol eder. Daha sonra dava dilekçesi, cevap dilekçesi, varsa karşı dava ve diğer dilekçeler üzerinden tarafların taleplerini değerlendirir.
Dava şartları ve usule ilişkin itirazlar incelenir
Mahkeme; görev, yetki, taraf ehliyeti, dava takip yetkisi, hukuki yarar, kesin hüküm ve derdestlik gibi usule ilişkin konuları inceler. Davalının süresinde ileri sürdüğü yetki itirazı gibi ilk itirazlar da bu aşamada karara bağlanabilir.
Usulî bir eksiklik giderilebilir nitelikteyse mahkeme ilgili tarafa süre verebilir. Eksikliğin giderilmemesi veya davanın görülmesine engel kesin bir usul sorununun bulunması hâlinde davanın esasına geçilmeden usule ilişkin karar verilmesi mümkündür.
Tarafların anlaştığı ve anlaşamadığı konular belirlenir
Hâkim, tarafların hangi vakıalar üzerinde uyuştuğunu ve hangi konularda çekişme bulunduğunu tespit eder. Örneğin taraflar:
- Boşanma konusunda,
- Boşanmaya sebep olan olaylarda kusurun kimde olduğu konusunda,
- Çocuğun velayeti konusunda,
- Kişisel ilişki günleri konusunda,
- Nafaka taleplerinde,
- Maddi ve manevi tazminatta,
- Aile konutunun kullanımında,
- Ziynet veya kişisel eşya taleplerinde
anlaşmazlık yaşayabilir.
Mahkeme, tahkikatın hangi uyuşmazlıklar üzerinden yürütüleceğini ön inceleme tutanağında belirler. Sonraki duruşmalarda yapılacak delil incelemesi, büyük ölçüde bu tutanakta gösterilen çekişmeli konular üzerinden yürütülür.
Taraflara uzlaşma ihtimali sorulabilir
Hâkim, tarafların evlilik birliğini sürdürme veya uyuşmazlığı anlaşarak sona erdirme ihtimalini değerlendirebilir. Ancak eşlerden hiçbiri evliliği sürdürmeye, anlaşmalı boşanmaya veya belirli bir protokolü kabul etmeye zorlanamaz.
Tarafların boşanma ve boşanmanın mali sonuçları konusunda anlaşmaları hâlinde, gerekli kanuni şartlar da bulunuyorsa çekişmeli başlayan dava anlaşmalı boşanma biçiminde sürdürülebilir. Bununla birlikte hâkim, özellikle çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzenlemesi bakımından tarafların anlaşmasıyla mutlak biçimde bağlı değildir.
Delillerin toplanmasına yönelik ara kararlar kurulur
Tarafların dayandığı deliller incelenerek hangi kayıtların getirtilmesine, hangi kurumlara müzekkere yazılmasına ve hangi tanıkların dinlenmesine yönelik işlem yapılacağı belirlenir.
Mahkeme örneğin:
- Banka ve hesap kayıtlarının,
- Hastane veya sağlık kayıtlarının,
- Kolluk tutanaklarının,
- Savcılık ve ceza dosyalarının,
- Tapu ve araç kayıtlarının,
- SGK ve gelir bilgilerinin,
- Otel veya ulaşım kayıtlarının,
- Okul ve eğitim kayıtlarının
getirtilmesi için ilgili kurumlara yazı yazılmasına karar verebilir.
Her delilin davayla ilgisi açıklanmalıdır. Mahkemeye sınırsız biçimde kurum adı bildirilmesi veya hangi vakıanın ispatlanacağı açıklanmadan kayıt istenmesi, delilin kabul edileceği anlamına gelmez.
İlk Duruşmada Hâkim Ne Sorar?
Boşanma davasında hâkimin soracağı sorular için tek ve değişmez bir liste bulunmamaktadır. Sorular, davanın çekişmeli veya anlaşmalı olmasına, tarafların taleplerine, çocukların bulunup bulunmamasına ve dosyadaki eksikliklere göre değişebilir.
Çekişmeli boşanma davasında hâkim çoğunlukla şu konuları açıklığa kavuşturur:
- Dava ve cevap dilekçelerindeki taleplerin devam edip etmediği,
- Tarafların boşanma konusunda anlaşma ihtimalinin bulunup bulunmadığı,
- Hangi olayların kabul edildiği veya inkâr edildiği,
- Nafaka ve tazminat taleplerinin miktarı,
- Çocukların fiilen kimin yanında kaldığı,
- Çocukların eğitim, sağlık ve bakım ihtiyaçları,
- Tarafların gelir ve gider durumları,
- Aile konutunu hangi tarafın kullandığı,
- Bildirilen delillerin hangi olayları ispatlamak amacıyla sunulduğu.
Hâkimin sorularına kısa, açık ve dosyadaki dilekçelerle uyumlu cevap verilmesi önemlidir. Dilekçelerde yer almayan yeni olayların duruşma sırasında gelişigüzel ileri sürülmesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağıyla karşılaşabilir.
İlk Duruşmada Taraflar Dinlenir mi?
Çekişmeli boşanma davasında mahkeme, gerekli gördüğü konularda taraflara doğrudan soru yöneltebilir. Ancak ilk duruşma çoğu zaman ayrıntılı taraf sorgusunun ve bütün olayların esas yönünden incelendiği bir duruşma değildir.
Hâkim özellikle geçici velayet, çocukla kişisel ilişki, aile konutunun kullanımı veya nafaka gibi acil konularda taraflardan açıklama isteyebilir. Tarafların beyanları tutanağa geçirilir.
Boşanma davalarında tarafların her türlü kabulü hâkimi otomatik olarak bağlamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesi gereğince hâkim, boşanmaya dayanak gösterilen olayların gerçekleştiğine vicdanen kanaat getirmedikçe bu olayları ispatlanmış kabul edemez. Bu nedenle çekişmeli bir davada davalının yalnızca “boşanmayı kabul ediyorum” demesi, her durumda kendiliğinden boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir.
İlk Duruşmada Tanık Dinlenir mi?
Çekişmeli boşanma davalarının ilk duruşmasında tanıklar kural olarak hemen dinlenmez. Öncelikle ön inceleme tamamlanır, çekişmeli vakıalar belirlenir ve hangi tanığın hangi konuda dinleneceğine ilişkin hazırlık yapılır. Tanıkların dinlenmesi çoğunlukla sonraki tahkikat duruşmalarında gerçekleşir.
Bununla birlikte dosyanın niteliği, taraflara yapılan tebligatlar ve mahkemenin yargılama planı farklılık gösterebilir. Bu nedenle duruşma davetiyesi ve mahkemenin ara kararları esas alınmalıdır.
Tanık listesinde şu bilgiler bulunmalıdır:
- Tanığın adı ve soyadı,
- Tebligata elverişli açık adresi,
- Tanığın hangi somut olaylar hakkında bilgi sahibi olduğu,
- Tanığın hangi vakıanın ispatı için dinletilmek istendiği.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca ikinci bir tanık listesi verilmesi kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle eksik, yanlış adresli veya olaylarla ilgisi açıklanmamış bir tanık listesinin sonradan düzeltilmesi her zaman mümkün olmayabilir.
Tanığın taraflardan duyduğu olayları aktarmasıyla, bizzat gördüğü veya işittiği olayları anlatması aynı ispat değerine sahip değildir. Boşanma davasında tanık seçimi yapılırken kişinin taraflara yakınlığından çok, hangi olaya doğrudan şahit olduğu önem taşır.
İlk Duruşmada Delil Sunulabilir mi?
Ön inceleme duruşma davetiyesinde, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri fakat henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye vermeleri veya başka yerden getirilecek belgeler için gerekli açıklamaları yapmaları amacıyla iki haftalık kesin süre verilebilir.
Bu süre genellikle davetiyenin tebliğinden itibaren başlar. Sürenin kaçırılması hâlinde mahkeme, ilgili tarafın o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verebilir.
Tarafların yalnızca “banka kayıtları”, “telefon kayıtları” veya “sosyal medya kayıtları” şeklinde genel ifadeler kullanması yeterli olmayabilir. Kaydın hangi kurumdan, hangi tarih aralığı için ve hangi olayın ispatı amacıyla istendiği açık biçimde belirtilmelidir.
Mesajlar ve dijital kayıtlar bakımından dikkat edilmesi gerekenler
WhatsApp yazışmaları, SMS kayıtları, e-postalar, fotoğraflar, videolar ve sosyal medya paylaşımları somut olayın özelliklerine göre delil olarak değerlendirilebilir. Ancak dijital bir içeriğin mahkemeye sunulması, o içeriğin mutlaka hukuka uygun ve güvenilir delil kabul edileceği anlamına gelmez.
Hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz. Özellikle eşin telefonuna izinsiz erişilmesi, şifrelerin kırılması, ortak konuta gizli kayıt cihazı yerleştirilmesi veya özel konuşmaların sistematik biçimde kaydedilmesi hem delilin reddedilmesine hem de ceza hukuku bakımından ayrıca sorumluluk doğmasına neden olabilir.
Dijital kayıtların elde edilme şekli, bütünlüğü, kime ait olduğu ve başka delillerle desteklenip desteklenmediği birlikte değerlendirilir.
Tedbir Nafakasına İlk Duruşmada Karar Verilir mi?
Tedbir nafakası hakkında ilk duruşmada karar verilebileceği gibi mahkeme, dosyadaki bilgi ve belgelere göre duruşmadan önce de ara karar kurabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu kapsamda eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunması hakkında düzenleme yapılabilir.
Tedbir nafakası belirlenirken yalnızca talep edilen miktar değil;
- Tarafların düzenli ve düzensiz gelirleri,
- Kira ve barınma giderleri,
- Çocukların eğitim ve sağlık masrafları,
- Tarafların yaşam koşulları,
- Bakmakla yükümlü olunan kişiler,
- Mevcut mal varlığı ve ekonomik imkânlar
birlikte değerlendirilir.
Sosyal ve ekonomik durum araştırması henüz tamamlanmamışsa mahkeme ek araştırma yapılmasına karar verebilir. Gelir bilgilerinin gerçeğe aykırı veya eksik bildirildiği düşünülüyorsa banka, SGK, vergi, tapu ve araç kayıtlarının araştırılması talep edilebilir.
Tedbir nafakası geçici bir düzenlemedir. Dava sonunda hükmedilebilecek yoksulluk veya iştirak nafakasıyla aynı hukuki nitelikte değildir.
Geçici Velayet İlk Duruşmada Belirlenir mi?
Müşterek çocuğun hangi ebeveyn yanında kalacağı konusunda anlaşmazlık bulunuyorsa mahkeme dava devam ederken geçici düzenleme yapabilir. Uygulamada bu karar çoğunlukla geçici velayet olarak ifade edilmektedir.
Mahkeme değerlendirmesinde öncelikle çocuğun üstün yararını gözetir. Ebeveynlerin boşanmadaki kusur durumları, tek başına velayeti belirleyen ölçüt değildir.
Geçici velayet değerlendirilirken:
- Çocuğun yaşı,
- Fiilen kimin yanında yaşadığı,
- Bakım ve eğitim düzeni,
- Ebeveynlerin yaşam koşulları,
- Çocuğun sağlık ihtiyaçları,
- Kardeşlerin durumu,
- Çocuğun güvenliği,
- Ebeveynlerin çocukla ilişkisi
gibi hususlar dikkate alınabilir.
Mahkeme gerekli görürse sosyal inceleme raporu hazırlanmasını isteyebilir. Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygunsa görüşü de uzmanlar aracılığıyla alınabilir. Çocuğun doğrudan ilk duruşmaya getirilmesi kural veya zorunluluk değildir.
Çocukla Kişisel İlişki İlk Duruşmada Düzenlenebilir mi?
Çocuk geçici olarak eşlerden birinin yanında kalıyorsa diğer ebeveyn ile görüşme günlerinin belirlenmesi gerekebilir. Mahkeme, hafta sonları, resmî tatiller, okul ara tatilleri ve yaz dönemlerini dikkate alarak geçici kişisel ilişki düzenlemesi yapabilir.
Şiddet, bağımlılık, çocuğun güvenliğini tehlikeye düşüren davranışlar veya ciddi ihmal iddiaları bulunuyorsa kişisel ilişkinin süresi ve biçimi daha sınırlı belirlenebilir. Gerekli durumlarda uzman veya üçüncü kişi gözetiminde görüşme kararı verilmesi de gündeme gelebilir.
Kişisel ilişki düzenlemesinin amacı ebeveynlerden birini ödüllendirmek veya cezalandırmak değil, çocuğun güvenli biçimde her iki ebeveyniyle bağını korumaktır.
Aile Konutunun Kullanımı İlk Duruşmada Karara Bağlanabilir mi?
Tarafların aynı evde yaşamalarının güvenlik, huzur veya çocukların düzeni bakımından sakıncalı olması hâlinde aile konutunun geçici olarak eşlerden birine tahsis edilmesi talep edilebilir.
Mahkeme;
- Çocukların hangi eşle yaşadığını,
- Eşlerin başka bir konutta kalma imkânını,
- Ekonomik koşulları,
- Şiddet veya tehdit iddialarını,
- Konutun mülkiyet ve kira durumunu
değerlendirerek geçici karar verebilir.
Aile konutunun geçici kullanımının bir eşe bırakılması, o eşe konutun mülkiyetini kazandırmaz. Bu karar yalnızca dava süresindeki barınma düzenine ilişkindir.
Şiddet veya ciddi tehdit bulunması hâlinde boşanma davasındaki geçici önlemler dışında, 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve koruma tedbirleri de ayrıca talep edilebilir.
Mal Paylaşımı İlk Duruşmada Yapılır mı?
Boşanma davasının ilk duruşmasında ev, araç, banka birikimi veya diğer mallar doğrudan paylaştırılmaz. Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı, değer artış payı veya katkı payı talepleri çoğunlukla ayrı bir dava kapsamında incelenir.
Mal paylaşımı davası boşanma davasıyla birlikte açılmış olsa dahi dosyaların ayrılması ve mal rejimi davasında boşanma kararının kesinleşmesinin beklenmesi gündeme gelebilir.
Buna karşılık maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet ve kişisel ilişki gibi boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin talepler boşanma dosyası içinde değerlendirilebilir. Ziynet alacağı ve kişisel eşya talepleri ise talebin niteliğine ve dosyanın kapsamına göre ayrıca ele alınabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında İlk Duruşma Nasıl Geçer?
Anlaşmalı boşanma davasında ilk duruşmanın işlevi çekişmeli boşanmadan farklıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesine göre anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.
Hâkim duruşmada eşleri bizzat dinleyerek:
- Boşanmak isteyip istemediklerini,
- İradelerinin serbest olup olmadığını,
- Protokolü okuyup anladıklarını,
- Nafaka ve tazminat hükümlerini kabul edip etmediklerini,
- Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesine rıza gösterip göstermediklerini,
- Mal ve eşya düzenlemelerinin kapsamını
sorabilir.
Protokolün tarafların ve çocukların menfaatlerine uygun bulunması hâlinde ilk duruşmada boşanma kararı verilebilir. Ancak kararın duruşmada açıklanması, evliliğin aynı anda hukuken sona erdiği anlamına gelmez. Boşanma hükmünün kanun yollarından geçerek veya tarafların kanun yolundan feragatleri doğrultusunda kesinleşmesi gerekir.
Hâkim protokolde çocukların veya taraflardan birinin menfaatini ciddi biçimde zedeleyen bir düzenleme görürse değişiklik önerebilir. Önerilen değişiklik taraflarca kabul edilmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Eşlerden birinin duruşmada boşanmak istemediğini söylemesi, protokoldeki bir maddeyi kabul etmemesi veya iradesinden dönmesi hâlinde anlaşmalı boşanma gerçekleşmez. Dosyanın çekişmeli boşanma olarak sürdürülüp sürdürülemeyeceği, dava dilekçesinin içeriği ve usul işlemlerinin durumuna göre değerlendirilir.
İlk Duruşmaya Katılmak Zorunlu mudur?
Çekişmeli boşanma davasında taraf avukatla temsil ediliyorsa, kural olarak vekil duruşmaya katılarak davayı takip edebilir. Ancak mahkeme tarafın bizzat dinlenmesine karar verebilir. Ayrıca geçici velayet, nafaka veya somut olayların açıklanması bakımından tarafın duruşmada hazır bulunması yararlı olabilir.
Anlaşmalı boşanma davasında ise hâkimin tarafları bizzat dinlemesi kanuni bir şarttır. Yalnızca avukatların duruşmaya katılması anlaşmalı boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir.
Duruşmaya katılamayacak kişinin geçerli mazeretini mümkün olduğunca duruşmadan önce, dayanak belgeleriyle mahkemeye sunması gerekir. Mazeretin kabul edilip edilmeyeceğine mahkeme karar verir.
Davacı İlk Duruşmaya Gitmezse Ne Olur?
Usulüne uygun biçimde çağrılan tarafların ikisi de duruşmaya gelmez veya gelen taraflar davayı takip etmeyeceklerini bildirirse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilir.
Davacı duruşmaya gelmez, davalı ise duruşmaya katılarak davanın devamını isterse yargılama davacının yokluğunda sürdürülebilir. Geçerli bir mazereti olmadan duruşmaya katılmayan taraf, yokluğunda yapılan işlemlere sonradan itiraz etme imkânını kaybedebilir.
Dosyanın işlemden kaldırılması hâlinde kanuni süresi içinde yenileme talebinde bulunulması gerekir. Süresinde yenilenmeyen dava açılmamış sayılabilir. Bu durum harç, tedbirler ve dava tarihine bağlı hukuki sonuçlar bakımından önemli sorunlar doğurabilir.
Davalı İlk Duruşmaya Gelmezse Dava Biter mi?
Davalının ilk duruşmaya katılmaması davanın otomatik olarak kabul edildiği veya boşanma kararı verileceği anlamına gelmez.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmışsa ve davacı yargılamaya devam etmek istiyorsa duruşma davalının yokluğunda sürdürülebilir. Mahkeme delilleri toplamaya ve davacının ileri sürdüğü olayların ispatlanıp ispatlanmadığını incelemeye devam eder.
Boşanma davalarında yalnızca karşı tarafın duruşmaya gelmemesi boşanma sebebinin ispatlandığı anlamına gelmez. Mahkemenin boşanma sebebi oluşturan olayların varlığı konusunda kanaate ulaşması gerekir.
İlk Duruşmada Boşanma Kararı Verilir mi?
Anlaşmalı boşanma davasında kanuni şartların tamamlanması, tarafların duruşmaya bizzat katılması ve protokolün hâkim tarafından uygun bulunması hâlinde ilk duruşmada karar verilebilir.
Çekişmeli boşanma davasında ise ilk duruşmada boşanma kararı verilmesi istisnai bir durumdur. Çoğunlukla ön inceleme tamamlanır, delillerin toplanmasına karar verilir ve tanıkların dinleneceği tahkikat duruşması için gün belirlenir.
Davanın ilk celsede sonuçlanmaması, davanın olumsuz ilerlediği anlamına gelmez. Çekişmeli boşanma yargılamasının tanık, kurum kaydı, sosyal inceleme raporu, bilirkişi veya başka deliller gerektirmesi olağandır.
İlk Duruşmada Nasıl Davranılmalıdır?
Duruşmada tarafların birbirleriyle tartışması yerine hâkime hitap etmesi gerekir. Karşı tarafın konuşmasını kesmek, hakaret etmek veya olayları dağınık biçimde anlatmak, talebin anlaşılmasını güçleştirebilir.
Mahkeme önünde:
- Sorulara doğrudan cevap verilmesi,
- Gerçeğe aykırı beyandan kaçınılması,
- Dilekçelerle çelişen açıklamalar yapılmaması,
- Taleplerin açık ve ölçülü biçimde ifade edilmesi,
- Karşı tarafla sözlü tartışmaya girilmemesi,
- Duruşma tutanağının dikkatle takip edilmesi
önem taşır.
Duruşmada söylenen her cümlenin tutanağa eksiksiz geçirilmediği durumlar olabilir. Dosyanın sonucunu etkileyebilecek önemli bir beyanın veya itirazın tutanakta yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.
İlk Duruşmaya Giderken Neler Hazırlanmalıdır?
Duruşmaya giderken kimlik belgesi ve duruşma davetiyesinin bulundurulması gerekir. Bunun yanında dosyanın niteliğine göre şu belgeler hazırlanabilir:
- Gelir ve maaş belgeleri,
- Kira sözleşmesi ve gider belgeleri,
- Çocuğun okul ve sağlık giderleri,
- Tedavi raporları,
- Daha önce bildirilen delillerin asılları,
- Mahkemece istenen adres ve kurum bilgileri,
- Tanıkların açık kimlik ve adres bilgileri,
- Nafaka ve tazminat hesaplamasına esas belgeler.
Duruşma sabahı rastgele belge sunmak yerine, belgenin daha önce dilekçelerde delil olarak gösterilip gösterilmediği ve sunma süresinin devam edip etmediği değerlendirilmelidir.
İlk Duruşmada Yapılan Yaygın Hatalar
Boşanma davalarında ilk duruşmaya ilişkin hak kayıpları çoğu zaman davanın esasından değil, usul kurallarının gözden kaçırılmasından kaynaklanır.
En sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Ön inceleme davetiyesindeki kesin sürenin kaçırılması,
- Eksik veya adresi belirsiz tanık listesi sunulması,
- Hangi delilin hangi olayı ispatladığının açıklanmaması,
- Dilekçelerde ileri sürülmeyen yeni olayların duruşmada anlatılması,
- Nafaka ve tazminat taleplerinin belirsiz bırakılması,
- Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen kayıtların sunulması,
- Çocuğun üstün yararı yerine eşler arasındaki tartışmalara odaklanılması,
- Duruşma tutanağı kontrol edilmeden salonun terk edilmesi,
- Anlaşmalı boşanma protokolünün sonuçları anlaşılmadan imzalanması.
İlk Duruşmanın Davanın Devamına Etkisi
Boşanma davasında ilk duruşma, çekişmeli yargılamanın yol haritasının oluşturulduğu temel aşamalardan biridir. Mahkemenin hangi olayları çekişmeli kabul ettiği, hangi delillerin toplanacağı, tanıkların hangi konularda dinleneceği ve geçici önlemlerin nasıl uygulanacağı bu aşamada şekillenir.
Dilekçeler ile duruşma beyanları arasındaki uyumun korunması, delillerin kanuni sürede sunulması ve nafaka, velayet, tazminat gibi taleplerin açık şekilde ortaya konulması gerekir. Her boşanma dosyası kendi olayları, delilleri ve tarafların koşulları çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle genel bilgiler üzerinden hareket edilmesi yerine dosyadaki tebligatların, ara kararların ve taleplerin ayrı ayrı incelenmesi önem taşır.
Özellikle çocuk, şiddet, yüksek miktarlı tazminat, aile konutu, şirket hissesi, mal varlığının kaçırılması veya hukuka uygunluğu tartışmalı dijital deliller bulunan dosyalarda ilk duruşmadan önce hukuki stratejinin belirlenmesi, geri döndürülmesi güç usul hatalarının önlenmesine katkı sağlayabilir.



